Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/205
Karar No
K. 2024/448
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/205 Esas
KARAR NO: 2024/448
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12.06.2017
KARAR TARİHİ: 14.05.2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

DAVA:Davacı vekilinin mahkememize göndermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı "satıcı", karşı taraf "alıcı" sıfatıyla, ------plaka sayılı aracın satışına ilişkin ----- tarihli Araç Satış Sözleşmesinin imzalandığını, ------ tarihli Araç Satış Sözleşmesi şartları gereğince davacı aracın zilyetliğini karşı tarafa devir ve teslim ettiğini, davalı taraf 25.02.2009 tarihli Sözleşme’de belirtilen ödemeleri yaptığı, nihayetinde taraflar 24.03.2010 tarihli Tutanak ile 25.02.2009 tarihli Sözleşme gereğince aracın bedelinin alıcılar tarafından ödendiğini, mülkiyetin nakledildiğini teyitle bu durumu kayıt altına aldığı, davacı vergi dairesi ile görüştüğünde; ------- sayılı araç karşı taraf zilyetliğindeyken sahte faturalar kullanıldığını, sahte belgeler nedeniyle doğan vergi ziyaı, cezası ve ferilerinin tahsilinin talep edildiğini öğrendiği, sahte olduğu belirtilen ve davacıya da örneği verilen faturaların olduğu, davacı vergi dairesince, vergi ziyaını tazmin etmek üzere uzlaşmaya davet edilmiş, uzlaşmaya yanaşılmaması halinde cezai ve hukuki takibata geçileceği davacıya bildirildiği, davacı basiretli tacir gibi davranarak, 6111 Sayılı Kanun gereğince vergi dairesinin uzlaşma davetine uymuş ve taraflarca Uzlaşma Tutanağı imzalandığı, davacının iyiniyetle davranmış taraflar arasında akdedilen 25.02.2009 tarihli Sözleşme gereğince edimlerini ifa ettiği, 25.02.2009 tarihi itibarıyla zilyetlik davacı tarafa devredilmiş; araç nedeniyle edinilen semereler karşı tarafça sağlandığı, sözleşme konusu araç nedeniyle semerelerden faydalanan davacının zilyetliğinde olduğu dönemde kendi kusuruyla meydana gelen ve davacı tarafından tazmin edilen zarardan sorumlu olması hukuk ve hakkaniyet gereği olduğu, davacı karşı tarafın kusuru sonucu, ödemek zorunda kaldığı tutarların tahsilini bu aşamada bir kez daha talep etmiş ve fakat karşı taraf ödemeye yanaşmadığı, karşı taraf aleyhine yapılan icra takibine karşı tarafın itirazı neticesinde müracaat ve karşı tarafın kusuru sonucu davacının gördüğü zararların tazminini talep etmek zorunlu hale geldiği, açıklanan nedenlerle karşı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, davanın Kabulüne, 10.971,46.-TL. Asıl Alacağın ödeme tarihinden itibaren ------ avans faiziyle karşı taraftan tahsiline, karşı taraf aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

SAVUNMA

Davalılar vekilinin mahkememize göndermiş olduğu cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği talepleri zaman aşımına uğradığı, davalıya husumet tevcih edilemediği, ------ plakalı araç fiilen davacının iddia ettiği dönemde davacının aracını satış için vekalet verdiği ---------tarafından kullanıldığı, araç satışları Trafik Tesciline kayıt ile geçerlilik kazanır ve Noterden yapılması gerektiği, bunun dışında yapılan satışlar geçersiz olduğu, davacının geçersiz bir harici satışa dayanarak hak iddia etmesi mümkün olmadığı, davacının muhteviyatı itibariyle sahte olduğunu belirttiği faturaların sevk irsaliyeleri sunulmadığı, bu faturaların hiçbirinde müvekkilimizin imzası olmadığı, davacının kendi isteği ile yapılandırma talep ederek buna ilişkin ödemelerini müvekkilimizden istemesinin yasal dayanağı olmadığı, kendi kullandığı döneme ilişkin değilse bunlar için neden itiraz etmemiştir de yapılandırmaya başvurmuştur anlamak mümkün olmadığı, kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunu iddia ettiği faturalar hakkında vergi mahkemesi yahut ceza mahkemesinde sahteliği sabit olduğuna dair bir belge de bulunmadığı, bu faturaların kimlere teslim edildiği ne için alındığına dair veya kimin aldığına dair kayıt da bulunmadığı, bunların tek tek incelenmesi gerektiği, İddia edilen alacak likid olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden direkt icra takibi yapılamayacağı, bu nedenle itirazımızda kötüniyetli olmadığımızdan icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, davanın reddine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, icra dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilerek dava sonuçlandırılmıştır. Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin -------1-Davanın REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosyanın -----gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ------- tarihli ilamı ile; ''mahkemece, dava dosyası içerisine kesinleşme şerhli karar örneği getirtilen ------- Sayılı dosyasının incelenerek eldeki dava ile ilgili olup olmadığı, davalı tarafın dava şartı olan derdestlik (kesin hüküm ) itirazının yerinde olup olmadığı, somut dava yönünden delil niteliğinde olup olmadığının değerlendirilerek gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken her iki tarafında delili olan ilgili kararın incelenip değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.'' gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, Kaldırma kararı sonrasında dosyanın mahkememizin---- sayılı dosyasına kaydının yapıldığı görülmüştür.

İtirazın iptali istemine konu,------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 04/02/2016 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının ------ borçlusunun -------- asıl alacağın tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 08/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından süresinde 09/02/2016 tarihli dilekçe, borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı, davanın 12/06/2017 tarihinde ve bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde, 12.014,71TL asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile------ taraflara tebliğ edilmiş, 09.11.2023 tarihli bilirkişi ek ve 22.02.2024 tarihli bilirkişi ikinci ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 09.11.2023 tarihli ek raporunda özetle, ''Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, davacı yanın 10.971,46 TL asıl alacak talebi üzerinden itirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş ve harçlandırmış olduğu işbu itirazın iptali davasında, davalı şirketin, davacı yanca vergi dairesine uzlaşma yoluyla ödemek zorunda kaldığı “10.971,46 TL” toplam tutarlı vergi ve cezalarından, 25.02.2009 Tarihli Araç Satış Sözleşmesinin 2.Madde Hükmü ve bire bir emsal Yargı Kararları gereğince aracın zilyetliğini de elinde bulunduran davalı şirketin sorumlu tutulabileceği, dolayısıyla, nihai takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacının davanın dayandığı takipte 10.971,46 TL Asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 22.02.2024 tarihli ek raporunda özetle,------- sayılı dosyasına konu vergi zıyaı cezaları ile huzurda görülmekte olan davadaki talebe konu vergi zıyaı cezalarının farklı/başka cezalar oldukları tespit edilmiş bulunduğundan, 09.11.2023 tarihli ek raporda yer alan görüş ve kanaatlerimizi aynen muhafaza ettiğimi, buna göre, davalı şirketin, davacı yanca vergi dairesine uzlaşma yoluyla ödemek zorunda kaldığı “10.971,46 TL” toplam tutarlı vergi ve cezalarından, 25.02.2009 Tarihli Araç Satış Sözleşmesinin 2.Madde Hükmü ve bire bir emsal Yargı Kararı gereğince aracın zilyetliğini de elinde bulunduran davalı şirketin sorumlu tutulabileceği, davacının davanın dayandığı takipte 10.971,46 TL asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı" yönünde görüşlerini bildirmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bam kararında belirtilen -------dosyasına konu vergi zıyaı cezaları ile huzurda görülmekte olan davadaki talebe konu vergi zıyaı cezalarının farklı cezalar oldukları tespit edilmiş olduğundan davalının derdestlik itirazı reddedilmiş, taraflar arasında davacı alacaklıya ait -------- otobüsün davacı tarafından davalı şirkete satışı amacıyla 25/02/2009 tarihinde sözleşme imzalandığı, davaya konu aracın tescil kayıtlarına göre davacının aracı 21/04/2011 tarihinde dava dışı ---- sattığı, dolayısıyla davalıya satışın kayıt dışı olduğu, davaya konu icra takibinde davacı alacaklının dava dışı ------ tarafından davacı adına düzenlenen faturaların sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduklarının ---------tespiti sonucunda ödenen vergi ziyai ve cezaları olduğu, davacının söz konusu faturaları kendi tasarrufu ile alıp ticari defterlerine kaydederek KDV beyannamesinde indirim yönünde menfaat de sağladığı, dolayısıyla ödenen vergi ve ilişkili cezaların taraflar arasında yapılan 25/09/2009 tarihli araç satışına dair sözleşme ile ilgisi bulunmadığı ve davalı şirketin sorumlu olamayacağı dosya kapsamında alınan hüküm ve denetime elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporundan anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 187,37‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 240,23-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan 343,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.971,46-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.13/06/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 7101 sayılı Kanun K7101 md.61 İİK md.67 K6102 md.4
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog