Esas No
E. 2022/611
Karar No
K. 2024/305
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2022/611 K. 2024/305 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2022/611, K. 2024/305, T. 17.04.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2022/611
Karar No
2024/305
Karar Tarihi
17.04.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/611 Esas
KARAR NO: 2024/305 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 05/08/2022
KARAR TARİHİ: 17/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.09.2022 tarihinde -------- istikametinden --------- istikametine seyir halinde bulunan davalı ---------sevk ve yönetimindeki -------- plaka nolu araç ile -------- Caddesi üzerinde bulunan yaya geçidine geldiğinde, müvekkillerinin kızı --------- çarparak vefatına neden olduğunu, bu ölümlü trafik kazası sonucunda ------- Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığı ve ------- Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını ve -------- caza verildiğini, alınan kusur raporlarında müvekkiline de ceza verilmiş ise de müvekkilinin kusurunun olmadığını, davalı ---------- kullandığı aracın -------- şirketine trafik sigortalı olduğunu, bütün bu nedenlerle öncelikle kaza yapan -------- plaka nolu aracın ve davalıların menkul ve gayrimenkullerin ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL kaza tarihinden itibaren en yüksek faizle davalılardan ve sigorta şirketinden alınarak müvekkili --------- verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL kaza tarihinden itibaren en yüksek faizle davalılardan ve sigorta şirketinden alınarak müvekkili -------- verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL kaza tarihinden itibaren en yüksek faizle davalılardan ve sigorta şirketinden alınarak müvekkili -------- verilmesini, 500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek faizle davalılardan alınarak müvekkili ------- verilmesini, 500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en sek faizle davalılardan alınarak müvekkili ---------- verilmesini, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek faizle davalılardan alınarak müvekkili --------- verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı -------- sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ---------- plakalı kazaya karışan aracı müvekkili şirkete, 11.09.2020-11.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere -------- numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, müvekkili şirket tarafından hasar başvurusunda ödeme yapıldığından, bedeni zararlarda şahıs başına azami 410.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından, davacı vekili hesabına 15.04.2021 tarihinde 70.419,00 tl ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme, kaza tarihi itibariyle karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlarınca benimsenen trh-2010 tablosu kullanılarak yapıldığını, eksik bir ödemenin söz konusu olmadığını, hiçbir suretle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taleplerinin kabul edilmemesi ve müvekkili şirketin karşı tarafa tazminat ödemesi gerektiği yönünde karar verilmesi halinde bu durumda yapılacak hesaplamada şirketlerince ödenen 70.419,00 tl’lik tazminatın yasal faiz oranında güncellenmek sureti ile tespit edilecek tazminattan düşülmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu sebeple dosyanın -------- Dairesine gönderilerek buradan kusur raporu alınmasını talep ettikleri, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturma/kovuşturma evraklarının ara karar sonucu dosyaya eklenmesini talep ettikleri, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketlerinin temerrüdü söz konusu olmadığını, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını bu nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı --------- ve --------- vekillinin cevap dilekçesinde özetle; Dava mutlak ticari dava olduğu için zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmış olmasının dava şartı olduğunu, -------- yönünden arabuluculuk başvurusunun yapılmadığı, davacı --------- yönünden arabuluculuk dava şartı eksikliğinden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Destekten yoksun kalma tazminatının talep edilebilmesi için kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, Soruşturma dosyasındaki 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili --------- tali kusurlu, müteveffanın ise asli kusurlu olduğu değerlendirildiğini, sonrasında ---------- Dairesi'nden alınan 23/12/2021 tarihli raporda da müvekkili -------- tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu olduğu değerlendirildiğini, Müvekkili her ne kadar yasal hız sınırlarına uysa da yayanın aniden yola atlaması sebebiyle fren yapmasına rağmen kazanın oluşumunu engelleyemediğini, Kırmızı ışıkta geçen yaya ---------- asli ve ağır kusurlu olduğunu, Müvekkili hız sınırlarına uyduğu ve yayayı fark edince aniden fren yaptığı için kusursuz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinde müteveffanın davacıların desteği durumunda olmadığını, müteveffa ölmemiş olsaydı gelecekte destek sağlayacak ise; farazi durumun davacı tarafından açıklanması gerektiğini, Zarar görenin kusurunun tazminattan indirim nedeni olarak kabul edildiğini, müteveffanın olay anında kırmızı ışıkta koşar adım yola çıktığı için ağır kusurlu olduğunu, müteveffanın ağır kusuru illiyet bağını kestiği için tazminat sorumluluğu doğmayacağını, açıklanan sebeplerle tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini aksi halde kusur oranında indirim yapılmasını talep ettiklerini, yapılan ödemelerin tazminattan mahsup edilmesini talep ettiklerini, -------- müzekkere yazılarak; kaza tarihi itibariyle müteveffanın --------- kaydının olup olmadığının ve kaza sebebiyle gelir veya aylık bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını talep ettiklerini, ödemelerin tazminattan mahsup edilmesini talep ettiklerini,dava dilekçesinde toplam 1.100.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, talep edilen bu miktarın Yargıtay kriterlerine göre fazla olduğunu, manevi tazminatın, davacı için zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu için ayrı ayrı başvurma harcı yatırılması gerektiğini, davacı tarafa süre verilerek eksikliğin giderilmesi aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde tüm alacak kalemleri yönünden "en yüksek" faiz talep edildiğini, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda yasal faiz uygulandığını, davacı tarafından talep edilen en yüksek" faiz talebine itiraz ettiklerini, davacının tüm talepleri yönünden ayrı ayrı zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı ---------- yönünden arabuluculuk dava şartı eksikliğinden dolayı davanın reddini, haksız ve mesnetsiz olan iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; trafik kazası nedeniyle yaşanan ölüm sebebiyle davacılar uhdesinde oluşan maddi ve manevi zararın, sürücü işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkin HMK m.110 hükmü kapsamında açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulü gereği oluşturulan tensibine istinaden işlemler yapılmış ise de 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. Maddesiyle 6102 sayılı T.T.K. nın 4. Maddesinin 2. Fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle usul hukuku hükümlerinin yürürlüğe girdiği andan itibaren uygulanacağına dair hükümler dolayısıyla huzurdaki davanın miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğu değerlendirilmiş, basit yargılama usulüne geçilerek dava sonuçlandırılmıştır.

Davacıların tedbir talebi hakkında tensiben verilen muvakkat karar ile HMK m. 389 hükmü gereğince sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceğinden istemin reddine karar verilmiştir.Hasar dosyası ve poliçe ile gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin kayıtlar,--------- Esas sayılı dosyası sureti celp edilmiş, tanık anlatımları tutanak altına alınmış, taraflarca dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı ve ödeme dekontları ve Uyap sisteminden alınan nüfus aile kayıt tablosu ve diğer deliller incelenmiştir.Sigorta poliçesinin incelenmesinde; -------- plakalı ticari nitelikteki aracın davalı sigorta şirketi tarafından ---------- sayılı poliçe ile 11/09/2021-2022 tarihleri arasında ve dolayısı ile kaza tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığı şahıs başına ölüme dayalı maddi sorumluluk teminatının 410.000,00 TL olduğu görülmüştür.--------- Sayılı dosyası incelendiğinde, yargılama neticesinde 29/03/2022 tarihinde sanık sürücü ---------- 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK m.231/VI hükmünde yazılı şartların gerçekleştiği kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02/06/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yine anılan dosya içeriğinde soruşturma aşamasında trafik kazaları uzmanı bilirkişi ---------- tarafından hazırlanan 06/10/2020 tarihli raporda ve kovuşturma aşamasında --------- Dairesi'nin 23/12/2021 tarihli -------- sayılı raporunda sanık ---------- tali, müteveffa yaya ----------- asli kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.Yargılamanın 15/3/2023 tarihli duruşmasında, dava dilekçesinde olayların açık özetinin bulunması gerektiği, dosyada 3 adet davacı bulunduğu, davalı sigortanın hangi davacı için ne miktar ödeme yaptığının açıklanmaması halinde dosyada güncelleme ve tazminat hesabı sağlıklı yapılamayacağı gibi hükmün de her bir davacı yönünden oluşturulamayacağı, bu nedenle HMK 31.maddesi kapsamında mahkemeyi aydınlatma görevi olan tarafların bu hususu açıklamamaları halinde yargılamaya devam olunamayacağı anlaşılmakla belirtilen hususun davacı tarafça ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından açıklanması için 2 hafta kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 28/04/2023 tarihli dilekçe ile; yapılan görüşmeler neticesinde davalı sigorta şirketi ile diğer davalılar -------- ve -------- de sorumlu bulunduğu maddi tazminat talepleri hususunda varılan anlaşma gereğince maddi tazminat talebi yönünden dosyanın konusuz kaldığına karar verilmesini, manevi tazminat taleplerinin ise aynen devam ettiğini, bundan dolayı da bu husus da yargılama yapılarak davalarının manevi tazminat istemleri yönünden kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yargılama sırasında alınan ara karar uyarınca dosya tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla mahkememizce reesen seçilen kusur uzmanı bilirkişisi makine mühendisi -------- tevdi edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişi tarafından sunulan 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporund; dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı -------- %25 oranında kusurlu olduğu, müteveffa -------- ise % 75 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Taraflarca tanık deliline dayanılması sebebiyle davacı tanıkları ------- ve -------- duruşmada dinlenmiş, manevi zarara ilişkin anlatımları tutanak altına alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıların çocukları ve kardeşleri ölümü sebebiyle maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadıkları, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları ve davalıların söz konusu zararlardan sorumlu olup olmadıkları, TBK m.49, TTK m.83-85 ve 91 hükümleri uyarınca sorumlu iseler miktarı, yargılama sırasında maddi tazminat istemi konusunda tarafların haricen sulh olmaları sebebiyle yalnızca manevi zararın TMK m.56 hükmü gereğince mahkememizce takdiri hususlarında toplanmaktadır.İncelenen tüm dosya kapsamına göre, davalı --------- işleten, davalı şirketin ise trafik sigortacısı olduğu --------- plaka sayılı aracın, 30/09/2020 tarihinde sürücü ---------yönetimindeyken yaya olan davacıların murisi --------- çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, mahkememizce alınan tek kişilik bilirkişi raporu ile ceza dosyasında alınan raporların uyumlu olduğu ve her üç raporda kazanın meydana gelmesinde asli ve % 75 oranında kusurlu olanın müteveffa olduğu, davalı sürücü -------- ise meskun mahalde tek yönlü caddede, caddeyi ve caddedeki araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı seyrettiği, ışık kontrollü yaya geçidine geldiğinde yayanın kırmızı ışıkta hatalı geçtiğini farketmesi ve gerekli önlemleri alması gerektiği ancak almadığı gerekçesiyle tali ve % 25 oranında kusurlu olduğu, gerçekten de mahkememiz heyetince yapılan değerlendirmede de her ne kadar müteveffa yayanın trafik mevzuatı gereğince kırmızı ışıkta geçmek ve kararsızlığı neticesinde yolda kalmak suretiyle olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olarak kabul edilmesi gerekli ise de eyleminin meydana getirdiği sonucun ölüm olması sebebiyle davalının sürücü olarak göstermesi gereken dikkat ve özeni asgari miktarda göstermesi halinde bu sonucun meydana gelmesini önleyebileceği, olayın meydana gelmesi ve gerçekleşen sonucun, genç yaşta bir hayatın sona ermesine ve ailesinde oldukça yoğun, tarifsiz bir acı ve üzüntüye sebebiyet verdiği, zira kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan rapor içeriklerinde çarpmanın etkisi ile müteveffanın olay yerinden 64 m ileriye fırlattığı, bu hususun dahi tek başına davalı sürücünün hızının çok fazla olduğunu gösterdiği, trafik güvenliğinin öncelikle makine niteliğindeki araçların dikkat ve özenli kullanılması ile gerçekleşeceğinin kanunun gerekçesinde açıkça belirtildiği, şüphesiz kusur oranı, KTK (Karayolları Trafik Kanunu) ve KTY (Karayolları Trafik Yönetmeliği) hükümlerince belirlenecek ise de TBK m.51 ve 56 hükümlerince kusur oranının, manevi zararın belirlenmesinde öneme haiz olan tek değişen olmadığı, anılan hükümler gereğince hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir manevi tazminatın ödenmesine karar verebileceği, davacılar vekilinin maddi tazminat istemleri yönünden haricen sulh olunduğunu belirterek ibraname suretini dosyaya sunduğu ve bu istem yönünden davanın konusuz kaldığını belirttiği bu nedenle davacıların maddi tazminat istemleri yönünden karar verilmesine yer ve gerek olmadığı, manevi tazminat istemi yönünden ise Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesi hükmüne göre hükmedilecek tazminat bedelinin yukarıda yapılan izah ve emsal içtihatlarda belirtilen hususlar gözetilerek takdir edilmesi gerektiği, bu hususların tarafların mali ve sosyal durumları, paranın alım gücü, ölüm olayının davacı uhdesinde meydana getirdiği acı ve ızdırap boyutları ile olayın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları olduğu, olayı oluş şekli, tarafların üzerinde yarattığı etki olduğu, somut olayda davalı sürücü ve işleten malikin söz konusu zararlardan TBK m.49 (kusur) ve KTK m.85 (tehlike-kusursuz sorumluluk) hükümleri gereğince kısmen sorumlu olduğu anlaşıldığından davacılar talebinin kısmen yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-MADDİ TAZMİNAT:

1.Maddi Tazminat talebine ilişkin davanın yargılama sırasında yapılan ödeme ve davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak konusuz kalması sebebiyle bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına, B-MANEVİ TAZMİNAT:

2.Davacı baba -------- manevi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 150.000 TL. manevi tazminatın 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar -------- ve ---------- dayanışmalı olarak tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3.Davacı anne --------- manevi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 150.000 TL. manevi tazminatın 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar -------- ve------- dayanışmalı olarak tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4.Davacı kardeş ---------- manevi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 50.000 TL. manevi tazminatın 30/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar -------- ve ---------- dayanışmalı olarak tahsili ile anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, C-HARÇLAR:

5.Alınması gereken 23.908,50 TL karar harcına karşılık peşin alınan 3.791,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.117,30-TL'nin davalılar --------- ve --------- müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, D-YARGILAMA GİDERLERİ: -Davacı tarafça yapılan 1.500,00-TL Bilirkişi gideri, 532,50-TL Tebligat ve Posta gideri, olmak üzere toplam 2.032,50-TL yargılama giderinin Red ve Kabul oranı dikkate alınarak 650,40 TL. nin davalılar --------- ve -------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, geri kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına, E-VEKALET ÜCRETLERİ;

1.Maddi tazminat davası yönünden tarafların haricen sulh oldukları anlaşıldığından taraflar lehine vekalet ücreti, yargılama giderlerine hükmolunmasına yer olmadığına,

2.Manevi tazminat davası yönünden; a-)Davacı -------- kendisini vekilli temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 24.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar --------ve ------- müteselsilen tahsili ile anılan davacıya ödenmesine, b-)Davacı ----------- kendisini vekilli temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 24.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ------- ve ------- müteselsilen tahsili ile anılan davacıya ödenmesine, c-)Davacı ------- kendisini vekilli temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar -------- ve ------ müteselsilen tahsili ile anılan davacıya ödenmesine, d-)Davalılar -------- ve -------- lehine her bir davacı yönünden red sebebi aynı olduğundan ve davanın reddedilen kısmı üzerinden AAÜT'nin 10/2 maddesi uyarınca taktir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsili ile anılan davalılara verilmesine, F-Tarafların başvurduğu -------- Nolu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ödenmesi gereken 1.360,00 TL'nin davalılar -------- ve --------- müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, G-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, davacı vekilinin mahkeme duruşma salonunda yüzüne karşı, diğer davalılar vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2024

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog