Esas No
E. 2023/560
Karar No
K. 2024/213
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/560 K. 2024/213 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/560, K. 2024/213, T. 08.03.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/560
Karar No
2024/213
Karar Tarihi
08.03.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/560 Esas
KARAR NO: 2024/213
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/03/2022
KARAR TARİHİ: 08/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/03/2024

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 29/08/2020 gün ve saat 08:50 sıralarında sürücü ...... sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı aracı ile D-100 güney transit yolunu takip eden Bakırköy istikametine sağ şeritte seyri esnasında olay yeri Cennet- Florya yol ayrımına girerek davacı sürücü ....... 'nın sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosikletinin sol yan kısmından çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ........ plaka sayılı araç sürücüsü ...... 'in 2918 Sayılı KTK'nin madde 84/f kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin yaşadığı manevi acının bir tazmin sorumlusunun da davalı sigorta şirketinin olduğunu, gerçekleşen söz konusu kaza sonucunda müvekkili ..... 'nın yaralandığı ve malul kaldığını, bu kaza sonucu müvekkilinin kazaya bağlı şikayetleri nedeniyle ..... Merkezi'nde tedavi gördüğünü, tedavi süresince büyük sıkıntılar yaşadığını ve tedavinin ardan da uzun süre bu sıkıntıları aşmakta güçlük çektiğini, yaşanmış olan bu elim trafik kazasından sonra müvekkili ......'nın sürekli bakıma ihtiyaç duyması ve kendisinde psikolojik olarak önemli ölçüde kalıcı hasar bırakması nedeniyle telafi edilemez zararlar yaşadığını ve mağdur olduğunu, müvekkilinin tedavi süresinden sonra günlük hayatına devam etmekte zorlandığını, bu nedenle yaşamış olduğu ruhsal ve psikolojik bunalımları atlatmak için fazlasıyla uğraş verdiğini, müvekkilinin yargılama masraflarını karşılayacak ekonomik imkanı ile maddi durumu olmadığından adli yardım taleplerinin olduğunu, ihtiyati tedbir talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/08/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Motorlu Kara Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilecek hal ve teminat dışında kalan haller başlıklı 3. maddesinde belirtilen manevi tazminat talepleri 100.000 TL. limit ile teminat altına alındığını, sigortalının sigorta şirketinin yazılı onayı veya mahkeme ilamı olmadan üçüncü şahıslarla uzlaşamayacağını, davayı kabul manasında olmamak üzere; kusur oranının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp ..... ihtisas kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatı tutarı sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, takdir edilecek miktarın mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, zenginleşme aracı olarak kullanılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, başvuru sahibinin savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığı tespit edilerek, uzlaşmanın tespiti halinde cmk m. 253/19 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte, müvekkili şirket tarafından yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince tüm işlemler gerektiği şekilde sonuçlandırılmış olup, işbu sebeple davacının yasa, usul ve Yargıtay kararlarına aykırı taleplerinin reddini, müvekkili şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, ........ plakalı aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talebine ilişkindir. -Mahkememizce Küçükçekmece ....... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... esas, ..... karar sayılı dosyası, Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, hasar dosyası, sosyal ekonomik durum araştırması celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Somut olayda manevi tazminat talep edilen davalı sigorta şirketinin ........ plakalı aracın kasko sigortacısı olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesinden de bu hususun anlaşıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu, davacı, gerçek kişi olduğu gibi diğer taraftan aracın da dava dışı gerçek kişi ...... adına kayıtlı olduğu görülmektedir. -Yargılama sırasında Küçükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile davacı vekili tarafından her iki dosyanın birleştirilmesi yönünde talepte bulunulmuş, ancak dosyaların incelenmesinde birleştirme talep edilen dosyada asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla yargılamanın sürdürüldüğü,

Mahkememizce yapılan yargılamanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar doğrultusunda görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olarak belirlenmesinin ardından Ticaret Mahkemesi sıfatıyla yürütüldüğü, her iki dosyanın aynı kazaya ilişkin olsa da farklı görevdeki mahkemelerce yürütüldüğü, ayrıca birleştirme talep edilen dava dosyasında dava tarihinin 16/06/2021 olduğu,

Mahkememiz dosyasında ise görevsizlik öncesi davanın ilk açılış tarihinin 04/03/2022 olduğu anlaşılmakla birleştirme talepleri yerinde görülmemiştir. -Küçükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... esas, ..... karar sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; sanık ..... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen iş bu ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı, verilen HAGB kararının itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür. -Kararın gerekçesinde ise; "suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı aracı ile D-100 güney yolunu takiben Bakırköy istikametine sağ şeritte seyri sırasında olay yeri olan Cennet-Florya yol ayrımına geldiğinde aracının arkasından ...... plaka sayılı aracın sıkıştırması ile birden yol ayrımına girerek aracının sağ yan ön kısmı ile yol ayrımında seyir halinde bulunan katılanın sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı motosikletin sol yan kısmından çarpması sonucu katılanın BTM ile iyileşemeyecek şekilde vücudunda 4. derecede hayat fonksiyonlarını etkileyecek şekilde yaralanmasına, şerit değiştirmeden önce gireceği şeridi kontrol ederek doğrultu değiştirmesi gerekirken doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması dolayı asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği " hususlarına yer verildiği görülmektedir. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. -Bu kapsamda her ne kadar Mahkememiz ceza dosyasında verilen beraat kararı, kusur oranları ve kesin hüküm niteliğinde olmayan HAGB kararı ile bağlı olmasa daKüçükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı dosyasının gerekçesinde yer verildiği üzere dava konusu kazanın davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında teminat altına aldığı aracı kullanan sanık ...... 'in sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı aracı ile D-100 güney yolunu takiben Bakırköy istikametine sağ şeritte seyri sırasında olay yeri olan Cennet-Florya yol ayrımına geldiğinde aracının arkasından ...... plaka sayılı aracın sıkıştırması ile birden yol ayrımına girerek aracının sağ yan ön kısmı ile yol ayrımında seyir halinde bulunan katılanın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı motosikletin sol yan kısmından çarpması sonucu kazanın gerçekleştiği sabit olup, iş bu eylem kapsamında davacı ...... 'nın kusurunun bulunmadığı görülmektedir.. -Bu haliyle davalı sigorta şirketinin Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat kapsamına aldığı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesine kusurlu eylemleriyle sebebiyet verdiği, poliçede manevi tazminat ödemelerinin sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı görülmekle, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat bedelinden sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davacı tarafın uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın 29/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.366,20-TLharçtan mahsubu ile bakiye 938,60 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 246,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 426,65-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%6,25) göre hesap edilen 26,67-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%6,25) göre hesap edilen 82,50-TL'sinin davalıdan, 1.237,50-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/03/2024 Katip ......

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog