6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/27318 E. , 2013/23614 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ( Kapatılan Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesi)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 512/1 ve 333/1-2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 16.12.2002 ile inceleme tarihine göre geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-) Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Temel uygulama maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4. maddesi yerine, “116/2-4” olarak yazılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.)Yargılama giderinin tahsil şeklinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına, “yargılama giderinin sanıklardan tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine; “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına”, “sanıklardan sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık, ayrıca sanık ... hakkında konut dokunulmazlığı bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık ...'in beyanları doğrultusunda diğer sanıklara ulaşılıp, yer gösterme tutanağı ve diğer kolluk tutanaklarına göre; hırsızlığa konu ziynet eşyalarının bir kısmının ...'ın iadesi ile diğer bir kısmının da beraat eden kuyumcu sanıklardan ele geçirilip müştekilere teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, müştekilerin kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorulup, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık ...'ın yaşı nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, 5237 sayılı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılırken, suç tarihine göre 1/2 oranı yerine, yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza verilmesi,
3.Sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
4.Kabule görede; a- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, temel uygulama maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4. maddesi yerine, “116/2-4” olarak yazılması, b- Sanık ... hakkında 5395 sayılı Yasanın 23. maddesine göre değerlendirme yapılması gerekirken, daha dar kapsamlı düzenleme getiren 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.