Esas No
E. 2010/18580
Karar No
K. 2013/12652
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2010/18580 E.  ,  2013/12652 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : ...

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2004 günlü, 2001/1176- 2004/654 sayılı hükümlülük kararının, sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 30.01.2006 günlü ilamı ile özetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına ve “bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ...'nın da yararlandırılmasına” karar verilmesinden sonra, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, 27/06/2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 08.09.2004 günlü, 2001/1176-2004/654 sayılı hükümlülük kararının anılan sanık yönünden temyiz ./.. -2- edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

2.Yakınanın işyerinde çalınan sigaraların bir kısmının satıldığı yerler gösterilmek suretiyle polis tarafından yakınana teslim edildiği, bozma sonrası 23.05.2007 günlü duruşmada da yakınanın "... malları geri aldığını, sanıklar ile anlaştığını, şikayetimden vazgeçtiğini...” beyan etmiş olması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3.) Sanıklar ... hakkında,

TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

4.) Suç tarihi itibariyle, 5377 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesindeki indirim oranının 1/2 olduğu gözetilmeyerek, sanık ... hakkında fazla ceza tayini,

5.) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 53/4. maddesine aykırı olarak anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile hükümlü ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog