Esas No
E. 2007/17686
Karar No
K. 2012/22717
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2007/17686 E.  ,  2012/22717 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şekli açıkça belirtilmediğinden sanık ... savunmanının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I-Sanıklar ..., ... ve ...'ın, mağdurlar .........................'ye karşı gerçekleştirdikleri hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanıklar ... ve ...'ın üzerine isnat edilen fiillerin üst sınırlarının 5 yıl hapis cezasını gerektirmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereği zorunlu savunman atanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozma talep edilmişse de, söz konusu düzenleme 16.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değiştiğinden bu yönde bozma yapılmamıştır.

Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine uymasına rağmen aynı Yasanın 142/1-e maddesinden uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından, aynı Yasanın 145.maddesindeki koşullar oluşmadığı halde sanıkların cezasından bu madde sebebiyle indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanıkların,

TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

2.Sanık ... hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanıkların,

TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak ve yine hüküm fıkrasından sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılmak surertiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkında yakınıcı Talip ...'a karşı gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi ile sanık ...'in yakınıcı ...'ye karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

1.Sanık ... hakkında yakınıcı Talip ... 'a karşı gerçekleştirilen hırsızlık eylemi sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 170.maddesi uyarınca açılmış bir kamu davasının olmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Sanık ...’le ilgili olarak;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

3.Sanık ...'in yakınıcı ...'ye karşı gerçekleştirdiği suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Kabul ve uygulamaya göre de;

3.Sanıkların,

TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

4.Sanık ... hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog