Esas No
E. 2010/22890
Karar No
K. 2011/429
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2010/22890 E.  ,  2011/429 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın süresine göre ve süreden sonra yapılan, savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,

Adli sicil kaydına göre, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/466 esas ve 2005/8 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.) 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma suçundan uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, sanıklar ... ve ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi,

2.) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,

3.) Suç tarihinde güneşin saat 05:17’de doğduğunun anlaşılması ve yakınan Muzaffer Demircioğlu’nun, eylemin saat 04:30 sıralarında gerçekleştiğini belirtmiş olması karşısında; adı geçen yakınana yönelik suçların, geceden sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden 5237 sayılı Yasanın 143 ve 116/4. maddeleri ile uygulama yapılması,

3.) Yakınan ...'ın, 09.09.2009 tarihli oturumda 180 TL paranın sanıkların aileleri tarafından ödendiğini belirtmiş olması karşısında; yakınandan paranın ödenme tarihi ve kısmi iade nedeniyle rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4.) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıklar ... ve ...'in kazanılmış haklarının korunmasına, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.