3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2024/1 E. , 2024/2785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2021/20302 Esas, 2023/6418 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2023 tarihli ve KD - 2023/129507 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığın ByLock programını örgütsel amaçla kullanıp kullanmadığ, sanığın kardeşi ...'nun ByLock'u sanığın telefonuna yüklediği iddia edildiğinden bu kişinin yargılama süresince dinlenmediği ayrıca ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanığın ID sini ekleyen ... ID numaralı ByLock kullanıcısının kim olduğunun araştırılmadığı, tespiti halinde bu hususta beyanının alınmadığı, sanığın Bank Asyadaki hesabı ile ilgili bilirkişi raporunun alınması konusunda eksik araştırma ile hüküm kurulması ayrıca sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği değerlendirilmeye konu edilmiştir.
Sanık müdafii 23.11.2023 tarihli dilekçe ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini, temyiz aşamasında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talebine yönelik 02.01.2020 tarihli dilekçenin değerlendirilmediğini, sanığın Bank Asya nezdindeki 2014 yılı öncesi de dahil olmak üzere hesap açılış bilgileri, aylık bakiye gelişimi ve tüm hesap hareketlerine ilişkin olarak alanında uzman bilirkişi marifeti ile bir inceleme yaptırılmadan karar verildiğini, ByLock'un örgütsel amaçla yüklenip kullanılmadığını bu nedenle hükmün bozulması ve infazın durdurulması gerektiğinden bahisle itiraz talebinde bulunmuştur .
Sanığın istikrarlı aşama beyanlarında; birbiri ile mesajlaşmak için ByLock programını, İstanbul'da komiser olarak görev yapan kardeşi ...'nun kendi telefonuna kurduğunu, sadece kardeşi ile yazışmak için kullandığını, örgütsel amaçlar gütmediğini, ByLock rehberinde sadece kardeşinin olduğunu, kardeşi selam tevdit soruşturması kapsamında İstanbul'da gözaltına alındığında ona para vermek için Temmuz 2014 yılında Bank Asya'ya 1900 TL para yatırdığını, sonrada çektiğini, faizsiz bankacılık nedeni ile bu bankada hesap açtırdığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında; sanığın, ByLock programını kardeşinin kurduğunu ve bu ByLock listesinde sadece kardeşinin olduğunu beyan etmesi etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasını sağlamayacağı, nitekim sanık listesinde görünen diğer kişiyle ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığından bahisle TCK'nın 221/4-2 nci cümle hükmü kapsamında etkin pişmanlık hükümlerini uygulamamış ise de; hakkında yakalama kararı bulunan sanığın kendiliğinden karakola giderek Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı gelmeden önce ByLock'u İstanbul'da kardeşinin kurduğunu ve rehberinde sadece kardeşinin kayıtlı olduğunu beyan ettiği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın ID sinin eklediklerine verdiği isimlerde yani rehberde sadece kardeşi Selman Yuyucu'nun kayıtlı olduğu, IP ve baz kayıtlarına göre ilk yüklemenin İstanbul'da olduğunun sabit olduğu bu durumun sanık beyanını doğruladığı,
Yine İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde; Sanığın örgütün finans kaynağı Bank Asya isimli bankada 2473614 müşteri nolu hesabının bulunduğu, hesabın açılış tarihinin 03.11.2009 olduğu, hesap hareketleri incelendiğinde, sanığın talimat tarihinden sonra 2014 yılı Temmuz ayında hesabına 1900 TL yatırdığı, sonraki aylarda bakiyenin azaltıldığı görülmüş, sanık her ne kadar alınan savunmasında kardeşinin İstanbul'da gözaltına alınması sebebiyle paraya ihtiyacı olur düşüncesiyle Bank Asya'ya para yatırdığını beyan etmiş ise de; bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şöyleki gözaltındaki kardeşine paranın lazım olması halinde bunun hesabında değil yanında nakit olarak bulundurulmasının gerekeceği, sanığın bu sebeple talimat tarihinden sonra bankaya para yatırmasının örgütsel talimatla hareket ettiği hususunda aleyhine delil olarak kabul edildiği belirtilmiş ise de; paranın çalınması ve kaybedilmesi riskine ve ihtimaline binaen hesaba para yüklenerek, ihtiyaç halinde kişinin bulunduğu yerden para çekmesinin akla ve mantığa dolayısı ile hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu durumun sanık aleyhine değerlendirilmesinin hayatın gerçekleri ile örtüşmediği, kaldıki sanığın Bank Asya nezdindeki 2014 yılı öncesi de dahil olmak üzere hesap açılış bilgileri, aylık bakiye gelişimi ve tüm hesap hareketlerine ilişkin olarak alanında uzman bilirkişi marifeti ile bir inceleme yaptırılmadan, bilirkişi raporu alınmadan karar verildiği,
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ByLock içeriğinin bulunmadığı, ByLock'un örgütsel amaçla kullanılıp kullanılmadığının tespiti açısından; sanığın ByLock rehberinde kayıtlı olan kardeşi ...'nun dinlenmediği, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında, sanığın ID sini ekleyen ... ID numaralı ByLock kullanıcısının kim olduğunun araştırılmadığı, tespiti halinde bu hususta beyanının alınmadığı anlaşıldığından, bu hususlar araştırılıp ikmal edilerek sonucuna göre; karar yerinde etkin pişmanlık hükümleri ile birlikte delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinden bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerekirse tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanık hakkında gözaltı kararı çıkması üzerine 27.12.2017 tarihi saat 07.21'de düzenlenen tutanak içeriğine göre evinde yapılan arama sırasında evde bulunmadığı, ancak Emniyet tarafından düzenlenen aynı tarihli saat 17.30 'da düzenlenen yakalama tutanağı içeriğine göre gözaltına alınan sanığın, gözaltı kararını öğrendikten sonra kendiliğinden Emniyete müracaat ettiğini ifade etmesi, telefonuna ByLock programını kimin yüklediğine dair açıklamada bulunmuş olması nazara alınarak, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak tekrar beyanının alınması ve verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2021/20302 Esas, 2023/6418 sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2018/772 Esas, 2019/868 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.