6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2008/4660 E. , 2012/4762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 'kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.' Sanıkların atanan zorunlu savunmandan haberlerinin olmaması nedeniyle, kendilerine yapılan tebliğ üzerine kararı temyiz eden sanıkların temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 522/1 (normal), maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; yakınanın iş yerinin camını kırarak eylemini gerçekleştiren sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, şikayetin mevcut olması karşısında aynı Yasanın 151/1, 116/2, 119/1-c maddelerine uyan mala zarar verme ve birden fazla kişi ile birlikte iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu, bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, sanıkların lehine olan 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca uygulama yapılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
2.Tanık ... ...'in beyanına göre, sanık ...'un 05:30 da kendisinden otomobil istediği, 19/06/2003 tarihli araştırma tutanağına göre polis merkezi motorize ekibinin sanıkları 05:00 sıralarında olay yeri yakınlarında gördüklerinin anlaşılması karşısında, suçun geceden sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3.Sanıkların,
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
4.5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.