6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2006/22288 E. , 2011/2458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanığın yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’e yönelik kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükmün verildiği 15.11.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanığın yakınan ...’a yönelik kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
2.5237 sayılı TCY.nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesindeki suçların öğelerinin farklı olduğu, olay günü geceleyin yakınana ait işyerinin sağlam ve muhkem kapı kilidini levye ile açmak suretiyle içeriye giren, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı yasanın 116/2-4.maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,
3.Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, maddesiyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 53, 116/2-4, 53, maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4.İşyeri dokunulmazlığını bozmak suçları bakımından 5560 sayılı Yasa ile değişiklikten önce 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.