13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2325 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI: 2021/183 Esas - 2021/375 Karar
TARİH: 27/09/2021
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin Çin menşeli ... firmasından toplam 120.963,36 USD bedelli birtakım hammaddeler satın aldığını, ithalata konu emtiaların 3 ayrı konişmentoda davalı tarafından deniz yolu ile taşındığını, konşimento da kayıt düşüldüğü üzere malların navlun ücreti ödenmiş olarak ve “yük konteynerden yük terminali-geçici depolama yerinde boşaltılmış” teslim şekli ile taşıma taahhüt edildiğini ve gerçekleştiğini, taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, emtialar varış limanlarına geldiğinde davalı firma tarafından yapılan varış bildirimi emtiaların tesliminin Marport geçici depolamadan yapılacağının, ancak davalı firmadan “free out” gibi haksız şekilde faturalandırılan ücretlerin emtiaların tesliminden önce peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, müvekkilinin haksız olarak talep edilen bu tutarları ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, ödenen bu tutarın iadesi için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, milletlerarası yetki itirazında bulunduklarını, zira taşımaya konu konişmentoların yurtdışında düzenlendiğini ve bu konişmentoların düzenlenip imza edilmesine davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunmadığını, davacının da bu konişmentoları cirolayıp hamil olduğunu ve konişmentoların tüm kayıt ve şartları ile bağla hale geldiğini, konişmentoların 26.m. uyarınca uyuşmazlık halinde Londra’daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi’nin yetkili kılındığını, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması nedeniyle yetki şartının davacı yönünden bağlayıcı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/09/2021 tarih ve 2021/183 Esas 2021/375 Karar sayılı Kararı ile; " Davalı vekili tarafından konişmentolarda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği, dava konusu taşımaların ..., ..., ... numaralı konişmentolar tahtında yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddede "işbu konişmento İngiliz Yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır " şeklinde yetki şartının bulunduğu, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentoların davalı taşıyan ... adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, Türk acentenin taşımaya aracılık ettiğine dair delil bulunmadığı, davacının gönderilen, davalının taşıyan sıfatını haiz olduğu,
TTK'nun 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, gönderilen konumundaki davacının dosyaya sunulan konişmento örneği üzerinde cirosunun bulunduğu, cirolu konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının gönderilen açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleri ile; "Davalı tarafın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine,” karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının Türkiye acentesinin taşıma işine dahil olduğunu ve davalının kendisini daha iyi savunabileceği Türk mahkemeleri yerine Londra mahkemelerinin yetkili olduğu yönündeki savunmasının açıkça TMK m.2 hükmüne aykırı olup kötüniyetli olduğunu, buna ilişkin delillerin 27/09/2021 tarihinde mahkemeye sunulduğunu, ancak dikkate alınmadığını, davalı acentesi Türk menşeli ... A.Ş. olup eşyanın Türkiye gümrük bölgesine girmesinden önce elektronik yolla verilen ve taşıt aracı ile eşyaya ilişkin genel bilgilerin yer aldığı özet beyanın Türk şirketi olan davalı acentesi tarafından verildiğini, yük teslim talimat formunun da bu acente tarafından düzenlendiğini, ekte sunulan yazışmalardan da anlaşılacağı üzere mal varış limanına geldikten sonra boşaltma işlemleri ve organizasyonunun tamamen bu acente tarafından gerçekleştirildiğini, Konşimentoya imza ile malın tesliminin işin doğasından kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu, imzanın sadece yükün teslim alınması amaçlı atıldığını, ciro etmek yani taşınan yükün el değiştirmesine yol açmak gayesinin güdülmediğini, konşimento imzası ile gönderilenin mevzuatta da açıkça belirtildiği üzere taşıyıcı ve taşıtan arasında düzenlenmiş ve tarafları taşıtan ve taşıyan olan konşimentonun tarafı olmasının beklenmeyeceğini, müvekkilinin sözleşmeye katılma iradesinin olmadığını, dolayısıyla sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği yetki şartının müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını, Keza davalı şirketin Türkiye'de yerleşik adresi ve vergi numarası mevcut olup bankacılık işlemlerini de Türkiye de gerçekleştirmekte olduğunu, davalının tüm ticari ve bankacılık faaliyetini Türkiye'de yürütürken, ihtilaflarda kendisini daha iyi savunma imkanı bulabileceği - ki gerek davalının gerek acentesinin vekilleri aynıdır - Türk mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ileri sürmesinin kötüniyetli olduğunu, Konişmentoda yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin kayıtların “genel işlem koşulu” niteliğinde düzenlemeler olduğunu ve yazılmamış sayılması gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz taşıma işi kapsamında haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen tutarların iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut dava konusu taşıma işine ilişkin konişmentolar incelendiğinde, gönderenin ... Ltd., gönderilenin davacı şirket, yükleme limanlarının Şanghay Çin ve Ningbo, tahliye limanının Ambarlı, gemilerin yabancı bayraklı gemi, taşıyanın ... olduğu, konişmentoların acentesi olan ... Ltd. tarafından imzalandığı ve davacı tarafından temlik cirosu ile cirolandığı görülmüş olup, dolayısıyla uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunmaktadır. 5718 Sayılı MÖHUK 24/1 m. uyarınca, sözleşmeden doğan borç ilişkileri ve 29/1 maddesi uyarınca eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabi olup aynı Yasanın 47. m. uyarınca Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Dava konusu taşıma işine ait konişmentoların 26. m. uyarınca, Amerika Birleşik Devletlerine/Devletlerinden yapılacak taşımalar bakımından konişmento ile ilgili her türlü ihtilaf Amerika Birleşik Devletleri yasalarına tabi olacak ve Amerika Birleşik Devletleri New York Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi bu ihtilafları görme konusunda tek yargı yetkisine sahip olacak, tüm diğer durumlarda işbu konişmento İngiliz Yasasına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıkların Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacaktır. Davada münhasır yetki veya ve kamu düzeni de söz konusu olmadığına göre, yetki şartının konişmetonun taraflarını bağlayacağı kabul edilmelidir. 6102 sayılı TTK'nın 1237. m. uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Bununla birlikte navlun sözleşmesi olarak ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır. Somut olayda da taşıyan ile taşıtan arasında akdedilen navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine konişmento hükümleri uygulanacak olup, davacı tarafça cirolanmış olması nedeniyle konşimentodaki yetki şartı davacıyı da bağlayacaktır. Davaya konu taşımaya ilişkin konişmentolar ... adına acente olarak ... Ltd. tarafından düzenlenmiştir. Gümrük özet beyanının veya yük teslim talimat formunun davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmiş olması mevzuat gereği zorunlu olup, konişmentoların davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmemiş olması ve taşıma sözleşmesi yapılmasına Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğunun iddia ve ispat edilememiş olması nedeniyle,
TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan dava konusu konişmentolarda yer alan yetki şartı ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen davacının taşıyanın taşıma şart ve koşullarını basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekmekte olup, yetki şartının haksız şart niteliğinde ve geçersiz olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte davalı taşıyan ... firması Türk Ticaret sicilinde kayıtlı olmayan, yabancı(Danimarka) menşeli bir şirket olduğundan Türk mahkemelerinin yetkisine itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiası da yerinde görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.