2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/21060 E. , 2024/2774 K.
"İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58363 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için suç tarihi itibariyle kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun 06/07/2011 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 17/02/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01/04/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 06/08/2017 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 01/04/2015 ile 06/08/2017 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 2 yıl 4 ay 5 gün süre ile durduğu ve zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı tarihte son kez kesildiği nazara alındığında; sanığın sorgusunun yapıldığı 11/08/2011 tarihinden hükmün açıklandığı 28/02/2022 tarihine kadar geçen 10 yıl 6 ay 17 günlük süreden, zamanaşımının durduğu 2 yıl 4 ay 5 günlük süre mahsup edildiğinde geriye kalan 8 yıl 2 ay 12 günlük sürede olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.Hükümlünün yargılama konusu hırsızlık eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükümlü bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.04.2015 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 06.08.2017 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmiştir.
4.Hükümlünün sorgu tarihi olan 11.08.2011 ile mahkûmiyet karar tarihi olan 28.02.2022 tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun belirlenmesi nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2022/80 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.