7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/393
- Karar No
- 2024/339
- Karar Tarihi
- 21.03.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle; Davalı şirket ........ Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti'nin 2019-2020-2021 yılları için genel kurulu TTK 617/1 maddede belirtilen 3 aylık takvimde gerçekleşmediğini, geç yapıldığı için TTK 445 hükmü gereği iptal edilmesi gerektiğini, davacı ...... 'in murisin gayri resmi evliliğinden olma kızı olduğu, ........ Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti.'ne ait işyerinde 23.12.2004-31.12.2004 arasında ve 08.08.2009 tarihinden itibaren iş akdinin sona erdiğini tarihe kadar çalıştığını, şirket sahibi babası ........'in 02.12.2020 vefatı ile şirket ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının resmi nikahlı eşi olan Davalı ....., çocukları ...... ve ..... olduğunu, şirkette diğer ortakların %75 hissedar olunmasından kaynaklanan güçle .....'in, ........ Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti açısından aksi kararlaştırılana kadar münferiden imza yetkisi ile YK Başkanı seçildiğini, taraflar arasında davaların bulunduğunu, şirketi kötü yöneterek hakların eritildiğini, Bursa ...... Asliye Tic.Mah. ...... D.iş sayılı dosyasında yapılan keşif sonrasında delil tespiti raporunda tespit edildiğini, ayrıca .....'in haksız rekabet doğuracak eylemler içine girdiğini, şirketin aktiflerini azaltacak muvazaalı borçlandırma işlemlerine girişildiğini, ........ şirketinin herhangi bir şube açılışı yapmaksızın yakınlarına tekstil işletmesi açtığını, ...... Tekstil (..... İstanbul )-..... ile aktif faaliyet gösterildiğini, bu faaliyetlerden şirkete yansıtmadığını, kar payının artmasına engel olunduğunu, 2019-2020-2021 bilanço–gelir gider tablosu gerçeği yansıtmadığını, genel kurul gündeminin 4.maddesi oy çokluğu ile kabul edildiğini, 5.maddede müdürün ibrasına oy çokluğu ile karar verildiğini, bu konuda Bursa ..... Asliye Tic.Mah. ..... D. sayılı, Bakırköy ....... Asliye Tic.Mah...... esas sayılı davaların devam ettiğini, Bağımsız Denetim Raporlarının görüşülmesi ve onaylanmasına ilişkin alınan kararın dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, 2019-2020 yılları raporlarında kabul oyu kullanılıp, 2021 yılı için red oyu kullanıldığını, genel kurul toplantısında müdüre 25.000,00 TL ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, ......'in muris ........'in vefatından sonra şirketi temsil etmeye başladığından 22.02.2021 öncesi için ücret hak kazanmadan bahsedilmesi mümkün olamayacağını, 2023/01 ay sonrası için karar alınabileceğini, şirketin gayri resmi açıdan elde ettiği gelirlerin de işletme gelirleri dikkate alınarak karın gerçek değerler üzerinden belirlenerek ödenmesi gerektiğini beyanla 21.01.2023 tarihinde yapılan 2019-2020-2021 birleştirilmiş olağan genel kurul toplantısı ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalar sebebiyle muhtemel zarar olan 500.000 TL teminatın TTK 448 fıkra 3 uyarınca davacı tarafın mahkeme veznesine depo etmesi talep ettiklerini, 21.12.2022 tarihinde genel kurula iştirak eden, belgeleri incelemek için süre isteyen ve kanuni süre verilerek tutanak altında davacının incelemelerini gerçekleştirildiğini, daha sonrasında 21.01.2023 tarihinde gözlemci kayyumlar önünde genel kurulların yapıldığını, davacının ........'in evlilik dışı olan kızı olduğunu, ....... hakkında algı oluşturmak cabası olduğunu, TTK 446 maddesine göre genel kurulda ilgili karara ilişkin davacının sadece red oyu vermesinin yeterli olmadığını aynı zamanda karara karşı muhalefetini tutanağa açık şekilde geçirmesi gerektiğini, Yargıtay kararları ve kanun ışığında davanın yokluk ve butlan olduğunu, Bakırköy ...... ATM ...... esas sayılı dosyada 23.11.2022 tarihli kayyum raporu, Bursa ...... Asliye Tic.Mah. ......
D. Sayılı dosyasından alınan rapora karşın tespitlerin, şirket defter ve kayıtları incelemeksizin gerçekleşen ve eksik tespitler olduğunu, Bakırköy ......
ATM ..... esas sayılı dosyasında mahkemece atanan denetim kayyumları huzurunda gözlemci sıfatıyla genel kurul icra olunduğunu ve genel kurul tutanaklarının imzalandığını,iddiada bahse konu ..... Tekstil-...... ilgili beyanlar ile ilgilerinin bulunmadığını, genel kurulun 4 , 5, 6, 7 maddelerinin iptal talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul tutanakları, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... soruşturma sayılı dosyası, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası, Mudanya ...... Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıfatıyla)'nin ...... esas sayılı dava dosyası, Bursa ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dava dosyası, Bursa ..... İş Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dava dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava davalı şirketin 21/01/2023 tarihinde yapılan 2019-2020-2021 tarihli birleştirilmiş olağan genel kurul toplantısı ile alınan kararların iptali (gündemin 4, 5, 6, 7 ) isteminden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Anonim şirketlerde hâkim olan ilkelerden birisi kararların alınmasında çoğunluk ilkesidir. Bu ilke uyarınca genel kurulda alınan kararlar toplantıda hazır bulunmayan veya muhalif oy veren pay sahipleri ile şirketin diğer organlarını da bağlamaktadır. Bu durum Genel kurulda alınacak kararlarda çoğunluğu elinde bulundurulanların şirket menfaatleri yerine kendi menfaatlerini gözetme gibi bir sakınca doğurabilmektedir. Bunu önlemek için kanun koyucu belli şartların varlığı halinde hem oy çoğunluğuna sahip ortakların yetkilerini sınırlandırmış hem de azınlığı ve şirket organlarına alınan kararların iptali için dava hakkı tanımıştır.
İptal edilebilirliğin şartları kanunumuzda 445. Maddede düzenlenmiştir: kararın iptali için kararın kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılığı aranmakta, genel kurul kararının sadece şirketin veya pay sahiplerinin zararına olması iptal nedeni yapılamamaktadır. İptal edilebilirlik için bu şartlara ek olarak 446/b bendinde genel kurul kararı ile aykırılık arasında nedensellik bağının da bazı durumlarda olması gerektiği belirtilmiştir.
Kanuni düzenlemelere aykırı kararlar iptal yaptırımına tabidir. Kanuna aykırılık ile kastedilen salt Türk Ticaret kanununa aykırılık değildir, özel hukuk ve kamu hukuku alanına giren tüm kanunlardır.
TTK. 340 maddesi esas sözleşmenin içeriğini belirleme özgürlüğünü oldukça kısıtlamış olsa da esas sözleşmeye aykırılık bir iptal yaptırımı olarak düzenlenmiştir. Anonim ortaklık ana sözleşmesi, ortaklığın kuruluş amacı doğrultusunda faaliyetini gerçekleştirebilmesi için şirket tüzel kişiliği ile şirket ortakları arasındaki ilişkilerin hukuki çerçevesini belirleyen hükümleri ihtiva eden akit türüdür. Bu sebeple genel kurul kararının bu hükümlere aykırı olmaması gerekmektedir. Sermaye ve oy çoğunluğuna sahip ortakların haksız kararlarıyla azınlık pay sahiplerini ezmelerini engellemek amacıyla genel kurul kararlarının dürüstlük kuralına aykırı olması halinde iptali istenebilecektir.
Pay sahiplerinin (oydan yoksun olanlar dahil) dava açma hakkı paya bağlı bir hak ve emredici kanun hükmüne dayalı bir haktır. Pay sahiplerinin kararın iptali halinde menfaatlerinin olduğunu iptalin şirketin yararına olacağını ispat etme zorunlulukları bulunmamaktadır. İptal edilebilirlik ve yokluk hallerinin yanı sıra, genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de butlandır. Genel kurul kararlarının butlanına ilişkin TTK. m. 447 hükmüne göre: “(1) Genel kurulun, özellikle;
a)Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b)Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,
c)Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır”. görüldüğü üzere konusu itibarıyla bâtıl olan genel kurul kararları, bazı niteliklere sahip paysahipliği haklarını kaldıran veya sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olan kararlara özgülenmiştir. Bunun dışındaki bâtıl genel kurul kararlarının tespitinde ise butlanın ikincilliği ilkesi uygulanır. Bu ilke, özel sebepler dolayısıyla iptal etmenin yeterli ve tatmin edici bir yaptırım oluşturmadığı hallerde hukukun genel hüküm ve ilkelerine göre butlana karar verilmesi anlamını taşır. Sakınma ilkesinin özellikle şekli sebeplerin (eksiklik ve aksaklıkların) butlana yol açtığı hallerde gözetilmesi gerekir (Güzin Üçışık/Aydın Çelik, Anonim Ortaklıklar Hukuku, C. I, Ankara 2013, s. 342). TTK m. 447/1-a hükmünde belirtilen batıl genel kurul kararları, belirtilen hakları düzenleyen Kanun hükümlerini kaldırmayı ve değiştirmeyi amaçlayan genel kurul kararlarıdır. Belirtilen hakların somut bir olayda ihlal edilmesi butlan sonucunu doğurmaz. Genel kurula daveti düzenleyen TTK. m. 414 hükmünde öngörülen şartların tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan genel kurul kararı butlanla sakattır. Örneğin bu hükümde yer alan iki haftalık süreyi üç güne düşüren bir genel kurul kararı butlanla sakat olur. Buna karşılık iki haftalık süreye uyulmaksızın toplantı gününden sadece üç gün önce yapılan bir davet üzerine toplanan genel kurulda alınan kararlar batıl değil iptaledilebilir kararlardır. Yine paysahiplerinin asgari oy hakkını ortadan kaldıran bir genel kurul kararı butlan sonucunu doğururken bir veya birden fazla paysahibinin oyunun kullanılmasına engel olunması veya kullandıkları oyların geçersiz sayılması halinde alınan genel kurul kararı iptal edilebilir bir karardır ( Üçışık/Çelik, s. 342-343). Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere, paysahibinin genel kurula katılma, asgari oy kullanma, dava açma hakkı gibi kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki temel haklarının sınırlandırılması veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuran genel kurul kararları batıldır. (TTK.
m)447/1-a). Anonim şirketin tanımına, paysahiplerinin haklarına ve borçlarına ve organsal yapısına aykırı kararlar temel yapıya aykırıdır. Temel yapı ile kastedilen, anonim şirketi taşıyan ana kolonlardır. Bu hakları ortadan kaldıran veya sınırlandıran genel kurul kararları, belirtilen hakları düzenleyen kanun hükmünü kaldırmayı veya değiştirmeyi amaçlayan genel kurul kararlarıdır. Bu ve bu gibi hallerde kanunun emredici hükümlerine aykırı karar alınması halinde genel kurul kararı batıldır. Buna karşılık belirtilen hakların somut bir olayda ihlal edilmesi butlan sonucunu doğurmaz. Örneğin her pay ortağa bir oy hakkı verir bu oy hakkı kanunun emredici hükümlerinden doğan bir haktır. Bu hakkı genel olarak ortadan kaldıran veya sınırlandıran genel kurul kararı batıldır. Buna karşılık bir veya birden fazla paysahiplerinin oyunu kullanmasına engel olunması veya kullandıkları oyların geçersiz sayılması halinde alınan genel kurul kararları iptaledilebilir kararlardır (Üçışık/Çelik, s. 343). Türk Ticaret Kanunu m. 446/1-b hükmünde, “toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri(ne)” anılan kararlar aleyhinde iptal davası açma hakkı tanımak suretiyle, belirtilen ihlallerin genel kurul kararının butlan veya yokluk sonucunu doğurmadığını belirtmiş olmaktadır (Üçışık/Çelik, s. 343-344). Yargıtay TTK. m. 414 hükmünü emredici nitelikte bir hüküm olarak kabul ettiği halde, bu hükme aykırı bir davet üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların iptaledilebilir kararlar olduğunu ifade etmiştir . (Y.11.HD’nin 10.11.1989 tarih ve E. 89/6155, K. 89/6157 sayılı kararı). 6102 sayılı TTK m. 445 uyarınca: “446’ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” Genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilmek 3 aylık hak düşürücü süreye bağlanmıştır Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri TTK m. 446 uyarınca dava açma hakkına sahiptir. TTK m. 446/1(a) uyarınca genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantı tutanağına mutlaka muhalefet şerhinin geçirilmesi gereklidir. Yargıtay’a göre; toplantıda hazır bulunup da alınan karara olumsuz oy veren pay sahibinin iptal davası açabilmesi için, mutlaka her durumda ve her somut olayda muhalefet şerhini açıkça tutanağa geçirtmesi gerekmektedir aksi takdirde açılan dava usulen, dava şartı eksikliğinden reddedilecektir. (11. HD, T. 06.10.2015, E. 2014/13357, K. 2015/9986). TTK
m)446/1(b)’de sayılan ve nedenlerin varlığı durumda da genel kurul kararına karşı iptal davası açabilmek için meydana gelen ihlalin, genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ispati gerekmektedir ve bu duruma etki kuralı denmektedir. Detayları yukarıda açıklandığı üzere iptal davası kural olarak genel kurul toplantısına katılan ve muhalefetini tutanağa geçiren pay sahipleri tarafından açılabilmektedir. (TTK md.446/1-a) Bununla birlikte Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri de iptal davası açabilmektedir. (TTK md.446/1-b) Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Somut olayda; Davaya konu genel kurulun 21.01.2023 tarihinde gerçekleştiği, şirket sermayesi toplam 7.000.000 TL nin asaleten 5.913.750'si ve vekaleten 1806.250'si olmak üzere %100 sermayedarların katılımı ile gerçekleştirildiği, genel kurulda gözlemci kayyum olarak 2 kişi, asaleten ortak 3 kişi ..... ve vekaleten 1 kişi olarak ....... adına vekaleten ........'ın katılımı ile gerçekleştiği, davalı şirketin genel kurulu maddelerinin tümünün iptali talep edilmişse de 4-5-6 ve 7. maddelerde itirazın olduğu anlaşıldığı, iş bu maddelerde itiraz beyanında bulunulduğu, fakat TTK 446 maddesinde belirtildiği üzere Genel Kurul Tutanağına Usulüne uygun muhalefet şerhi konulmadığının görüldüğü, genel kurul tutanağında böyle bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, davacının genel kurul öncesi şirketin genel kurul maddelerine konu mali verilerini incelemiş olduğu, davaya konu genel kurulda, genel kurulun müdür ibrasına ilişkin 5. maddesi ve bağımsız denetim raporuna ilişkin 6. Maddesinde davacının da kabul oyu kullandığının ve oy birliği ile karar alındığının anlaşıldığı, genel kurulun davacının kendi teklifi ile olan, kar dağıtımının şirket uhdesinde kalmasına ilişkin 8. maddesinin da oy birliği ile kabul edildiğinin anlaşıldığı, Genel Kurul Kararlarının oybirliği ve oyçokluğu ile kabul edildiği, davacının itirazı bulunan genel kurulun 4-5-6 ve 7. maddelerinde gündem maddesi görüşülürken davacının red oyunun tutanağa geçirilmiş olduğu, davacının olumsuz görüşü tutanağa geçmiş ise de oylama yapıldıktan sonra davacı tarafça karara muhalif olduğuna dair bir beyanda bulunulmadığı, itirazın iş bu maddelere genel kurulda red oyu vermek şeklinde kalmış olduğu, ,
TTK 446. Maddesi gereği, genel kurul tutanağına şerh düşülmesi ile de belirtilmesi gerektiği ancak somut olayda davacının davaya kon Genel Kurul Tutanağında usulüne uygun olarak muhalefet şerhi bulunmamasından ötürü muhalifliği tekamül etmediği, davalı şirkete ait ,davaya konu 21.01.2023 tarihinde yapılan 2019-2020-2021 Yıllarına ait Birleştirilmiş Olağan Genel Kurul Toplantısına ait 4-5-6-7 nolu kararlarında kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından buna ilişkin iddialarının somut bilgi ve belgeler kapsamında ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın Reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik olan 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6.Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu husus hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024 Başkan ......
(e-imzalıdır)
Üye .....
(e-imzalıdır)
Üye .....
(e-imzalıdır)
Katip ....
(e-imzalıdır)