Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/482
Karar No
K. 2024/401
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/482 Esas
KARAR NO: 2024/401
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/06/2019
KARAR TARİHİ: 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ile arasında 11.09.2018 tarihinde imzalanan "Sigorta Acentelik Sözleşmesi" uyarınca, müvekkili şirket, karşı tarafın acenteliğini yapmaya başladığını, müvekkili şirketin davalının sözlü talepleri doğrultusunda, 10 yıldır kullanmakta olduğu büro şeklindeki ofisi yerine, dükkan niteliğinde yeni bir yer bulma arayışına girdiği ve yeni bir ofis kiraladığını, kiralanan bu yeni ofisin açılışını birkaç gün kala, davalı taraf ----------- Noterliği'nden 30.01.2019 tarihinde gönderdiği -------- ve ----------- sayılı İhtarnameler ile taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı, haksız ve gerekçesiz bir şekilde feshettiğini, müvekkili şirket mevcut ofisine aylık 850,00.-TL 4 Stopaj ” aylık 1.062,50 TL kira ödediğini davalı şirketin talebi üzerine tutulan yeni ofis için aylık 3.500,00 TL stopaj — 4.375,00.-TL kira ödemeye başladığını, bu nedenle de öncelikle yıllık 39.750,00 TL'lik fazla ödenen kiranın sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak fesheden davalıdan tahsili ve müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, tutulan bu yeni ofisin mobilya, tabela, vitrin, teknik altyapı vd. giderleri olarak da, ekte fatura ve belgeleri sunulan toplam 37.552,40.-TL ödeme müvekkili şirket tarafından yapıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye güvenerek bu şekilde yüklü bir yatırım yapan müvekkili şirketin, hiç beklemediği bir anda gelen Fesih İhbarnamesi nedeniyle zararı olduğunu, bu nedenle de toplam 37.552,40.-TL'lik bu zararın da davalı şirketten tahsili ve müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davalıdan TTK. m,122 kapsamında tazminat talebi bulunduğunu, müvekkili şirkete ait portföyü ele geçirdikten sonra, sözleşme süresinin bitmesini bile beklemeden, haksız, sebepsiz ve tek taraflı bir şekilde sözleşmeyi sona erdirdiğini, bu nedenle de her türlü fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakkı saklı kalmak üzere davalı şirketten artırma şimdilik 10.000,00.-TL portföy tazminatının davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshi nedeniyle, müvekkili Şirket sözleşme devam etseydi elde edeceği gelirden de mahrum kalacağını, davalı şirketin sözleşmenin 26.maddesinde belirtilen 3 ay öncesinden bildirim şartına uymayarak ve ihtarnameyi gönderdikleri gün Müvekkili Şirketin sisteme girişini engelleyerek, Müvekkili Şirketin zararını arttırdığını bu nedenle de her türlü fazlaya ilişkin haklarımız ve ıslah hakları saklı kalmak üzere davalı şirketten şimdilik 10.000,00.-TL mahrum kalınan karın davalıdan alınarak müvekkilini verilmesi gerektiğini, müvekkili Şirkete, Ocak 2019 dönemine ilişkin olarak ödemesi gereken acentelik komisyonunu ödemediğini davalı tarafça ödenmeyen 5.122,00.-TL'lik bu komisyonun da davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesi gerektiğini, tek taraflı olarak yapılan haksız bir fesih nedeniyle, Müvekkili şirketin piyasadaki itibarına zedelendiğini, bu konuda da Karşı Taraftan 50.000,00.-TL manevi tazminat talepleri bulunduğunu, işbu dava açılmadan önce, 27.02.2019 tarihinde Arabuluculuğa başvuru yapıldığı, ----------- Arabuluculuk Bürosu'nun Büro Dosya No:------------ Arabuluculuk No: ---------- sayılı dosyası ile tarafların görüşme yaptığını, ilk oturum her iki tarafın katılımıyla 18.03.2019 tarihinde yapıldığını, Ancak tarafların anlaşamaması nedeniyle 29.03.2019 tarihinde görüşmelerin sonlandığı ve Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini belirterek açıklanan nedenlerle taraflar arasında 11.09.2018 tarihinde imzalanmış olan "Sigorta Acentelik Sözleşmesi"nin davalı tarafça 30.01.2019 tarihli İhtarname ile haksız, gerekçesiz ve tek taraflı bir şekilde sonlandırılması nedeniyle Müvekkili şirketin uğramış olduğu ve dava dilekçesinde ayrıntısı belirtilen aşağıdaki miktarların dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile Müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, yeni tutulan ofis için fazla ödenen yıllık kira bedeli olan 39.750,00.-TL'nin, yeni tutulan ofis için yapılan belgeli masraflar toplamı olan 37.552,40.-TL'nin, her türlü fazlaya ilişkin haklarımız ve ıslah hakkımız saklı kalmak üzere davalı şirketten (müddeabihi artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 10.000,00.-TL portföy tazminatının, her türlü fazlaya ilişkin haklarımız ve ıslah hakkımız saklı kalmak üzere davalı şirketten (müddeabihi artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 10.000,00.-TL mahrum kalınan kârın davalı tarafça ödenmeyen $.122,00.-TL'li k Ocak 2019 dönemi komisyonunun, tek taraflı olarak yapılan haksız bir fesih nedeniyle, Müvekkil şirketin piyasadaki itibarının da zedelenmesine sebep olunması nedeniyle 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesine, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teminat olarak verilmiş olan 25.000,00.-TL bedelli kambiyo senedinin iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 13/02/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, Taraflar arasında 11.09.2018 tarihinde imzalanmış olan "Sigorta Acentelik Sözleşmesi"nin davalı tarafça 30.01.2019 tarihli İhtarname ile haksız, gerekçesiz ve tek taraflı bir şekilde sonlandırılması nedeniyle Müvekkil şirketin uğramış olduğu ve dava ve diğer dilekçelerimizde ayrıntısı belirtilen aşağıdaki miktarların dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile Müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, Yeni tutulan ofis için fazla ödenen yıllık kira bedeli olan 39.750,00.-TL'nin, yeni tutulan ofis için yapılan belgeli masraflar toplamı olan 37.552,40.-TL'nin, TTK m.122 uyarınca 70.497,52.-TL portföy tazminatının, 37.276,77.-TL mahrum kalınan kârın, tek taraflı olarak yapılan haksız bir fesih nedeniyle, müvekkili şirketin piyasadaki itibarının da zedelenmesine sebep olunması nedeniyle 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesine, dava dilekçesinde ödendiği belirtilen 5.122,00.-TL'lik Ocak 2019 dönemi komisyonunun; iptal ve iadeler düşüldükten sonra kalan kısmı olan 2.581,83.-TL'nin, işbu dava açıldıktan sonra 15.10.2019 tarihinde müvekkil şirketin banka hesabına ödenmiş olması nedeniyle, dava dilekçesinde davalı tarafa verildiği belirtilen 25.000,00.-TL bedelli Banka Teminat Mektubu'nun, işbu dava açıldıktan sonra 05.03.2020 tarihinde müvekkil şirkete iade edilmiş olması ve davalının bu konularda dava açılmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretleri davalı şirketin üzerinde bırakılmak üzere belirtilen hususlarda davanın konusuz kaldığının tespitine" karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firma, 11.09.2018 tarihli acentelik sözleşmesi ile müvekkili -----------ş” nin acentası olarak tayin edildiğini, tarafların hak ve yükümlülükleri anılan sözleşmede belirtildiğini, davacı acenta, taraflarca imzalanan sözleşmedeki şartlara ve talimatlara uymadığını, ve müvekkili şirket tarafından sözleşme haklı nedenler ile feshedildiğini ve her durumda davacı acentanın denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için kanunda aranan şartlar oluşmadığından haksız ve hukuka aykırı istemlerin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğinden hukuki yarar yoksunluğundan davanın reddi gerektiği, acentelik sözleşmesi davacı acentanın kusuru nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacı şirketin denkleştirme tazminatı isteminde bulunamayacağını, acentenin başladığı işlerin tamamlanmaması yüzünden uğradığı zararı talep etme hakkı ancak sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğinin söz konusu olduğu, dava dayanağı acentelik sözleşmesi müvekkili şirketçe haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen acentelik sözleşmesinde davacı acente ya bu yönde hak tanıyan bir hüküm yer almadığını aksine acentelik sözleşmesi 27. Maddesi ile müvekkili şirket tarafından haklı fesih halinde acentenin hiçbir tazminat hakkına sahip olmadığını, davada denkleştirme tazminatı şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin fesih sonrası davacı acentenin portföyünden elde ettiği önemli hiçbir menfaati olmadığı gibi bu yönde bir girişimi de bulunmadığını, müvekkili şirketin, sözleşmenin bitiminden sonra davacının portföyünden herhangi bir önemli menfaat elde etmediğini, davacı acentenin müvekkili şirket dışında da sigorta şirketleriyle çalışmakta olduğunu müvekkili şirketle sözleşmesi bitmesine rağmen halen sigortacılık faaliyetlerine devam ettiğini, davacı acentenin halen müşterileri ile bağlantı halinde olduğu bu müşteriler ile başka şirketler dahilinde faaliyetine devam ettiğini, davacı acentenin davalı müvekkili şirketler nezdinde düzenleyemeyeceği sigorta poliçelerini çalışmakta olduğu diğer sigorta şirketlerinden düzenlemesi mümkün olduğundan, bir zararı da söz konusu olmayacak ve portföy tazminatı talebinin geçersiz kalacağını, davada kar mahrumiyeti tazminatı talep edilemeyeceğini, acentelik sözleşmesinin sona erdirilmesi neticesinde TTK kapsamında düzenlenen böyle bir tazminat kalemi bulunmayacağını, davacının kar mahrumiyeti tazminatı talep ettiğini ve hangi nedene ilişkin talep ettiğini beyan ettiğini, bu sebeplerle haksız taleplerin bu yönüyle reddini talep ettiklerini, davacının komisyon bedeli alacağının bulunmadığının, davacı tarafından, Ocak 2019 dönemine ilişkin komisyon bedelinin ödenmediği iddia edilerek 5.122,00 TL'nin tahsilini talep ettiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının komisyon alacağı bulunmadığını, davacı tarafından neye ilişkin olarak komisyon bedelinin talep edildiğini, hangi poliçelerin kesildiği ve komisyona hak kazandığının belirtilmediği, davacı şirket tarafından bu hususların açıklattırılması ve kesilen poliçelerin poliçe numaralarının bildirilmesi gerektiğini, yeni tutulan ofis için ödenen yıllık kira bedeli ile yeni ofise yapılan giderlere ilişkin talepleri müvekkili şirketten talep etmesine karşın acentelik sözleşmesi gereği tüm giderlerden kendisinin sorumlu olduğunu, sözleşmenin 17. Maddesinin son fıkrasında da acentenin yapacağı her türlü harcamaların kendisine ait olacağının hüküm altına alındığını, davacı tarafın talep edilen yıllık 39.750,00 TL kira bedeli ile 37.552,40- TL ofis masrafı bakımından da taleplerini reddi gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerle --------- ve ------------ Sigorta, -----------Şirketleri Birliğine müzekkere yazılarak Sigorta Şirketlerin davacı acenteyle herhangi bir ticari ilişkilerinin olup olmadığının sorulması, sigorta şirketleriyle ticari ilişkisinin tespiti durumunda yıllara ait toplam poliçe ve prim tutarlarının ayrıntılı olarak celbiyle gerek müvekkili şirket kayıtları gerekse davacı acente kayıtlarıyla karşılaştırılmasına karar verilmesine, dosyadaki eksiklikler tamamlandıktan sonra Sayın Mahkeme tarafından oluşturulacak muhasebeci/mali müşavir ve sigorta ile ticaret hukukçusu uzmanı, sigorta tatbikatçısı bilirkişi heyeti vasıtasıyla davacıya ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu uyarınca rapor alınmasına, müvekkili Şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin fesih nedeni ile, davacının maddi manevi zarara uğradığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Mahkememizce farklı bilirkişilerden rapor alınmış, alınan raporları arasındaki farklılıklar ve mahkememizce resen görülen lüzum üzerine dosyanın bir sigortacı, SMM ve nitelikli hesap uzmanından oluşturulacak heyete tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, alınan 21/02/2024 tarihli raporun sonuç kısmında, "Acentelik Sözleşmesi hükümleri ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde haklı fesih yapıldığına dair değerlendirmeler tespiti ile sonuç ve kanaatine varılmıştır."

Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı, davacının tüzel kişilik haklarına saldırı mahiyetinde davalı tarafın eyleminin tespit edilemediği, sözleşmenin hakısız fesh edilmesinin manevi tazminat talep hakkı vermeyeceği, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin sadece 4,5 ay yürürlükte kaldığı, portföy tazminatı talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Davacının yeni yer kiralaması ve mobilya almasının davalının talebi ile olduğunun kanıtlanamadığı gibi söz konusu mobilyaların hala davacı tarafça kullanıldığından bu yönde bir zararı bulunmamaktadır. Ayrıca davacının başkaca sigorta şirketlerininde acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede her hangi bir sebeb göstemeden taraflarca süre bitmeden önce sözleşmenin fesh edilebileceği kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşmede kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydı ile masraf adı altında acentenin her hangi bir talebinin bulunmayacağı kararlaştırılmıştır. TBK 'nun 19 maddesine göre sözleşme tarafları bağlayıcı niteliktedir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gerekli 427,60-TL harcın 1.749,16-TL peşin harç, 1.500-TL ıslah harcı toplamı olan 3.249,16-TL harçtan mahsubu ile artan 2.821,56-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan 5.400-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 42.167,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.21/05/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog