6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/9564 E. , 2011/45129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın tekerrüre esas alınan ilamın esas numarasının yanlış yazılması, yerinde giderilebilmesi olanaklı görülmüş,
Yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nun 149/1.maddesinin (c) ve (d) bentlerine aykırı biçimde işyerinde ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendirilmeye esas alınmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede: Sanığa yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği, İddiaya, savunmalara, toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara ve uyulan bozmaya göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği, Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, ./.. -2- Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği, Anlaşıldığından, sanık ... savunmanının temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ...’la ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yakınan dosya içeriğine uygun ve aşamalarda tekrarladığı özetle ifadesinde,
Yakınan ...'nın oğlu olan ...'in 20/08/2005 tarihinde öldürüldüğü, bu olayla ilgili olarak soruşturmanın devamı sırasında yakınanı tanıyan sanık ...'ın olaydan yaklaşık 15 gün sonra yakınanı arayarak "...'in kanı yerde mi kalacak" diye sorduğu, yakınan "bırak cezayı devlet versin" diyerek konuyu kapattığı, yaklaşık 10 gün sonra yakınanı arayan ...'ın, kendisinin ...'la konuştuğunu, ...'ın yakınana oğlunun cinayeti nedeniyle aranmakta olan ... isimli şahsın ellerinde olduğunu, isterse onu yok edebileceklerini söylediği, yakınan ...'nın bu teklifi kabul etmediği, sanık ...'in Çeşme'de yakınan ile görüştüğü, dönüşte yakınanın aracına binerek İzmir'e geldiği ve yolda yakınanı sanık ... ile görüşmeye ikna ettiği, birlikte ... ve beraat eden sanık ...'ın yanına gittikleri, ...'ın yakınana cinayet zanlısının abisi ... isimli şahsı öldüreceklerini, bu işin karşılığında kendilerine 7000 TL para, Mercedes marka otomobilini ve ... 2 isimli birahanesini vermesini istediklerini söylediği, yakınanın bu teklifleri kabul etmediği, orada bulunan ... lakaplı kişinin...’e dönerek, sende birlikte git, ... 2 isimli birahanenin başına otur, artık orası bizim sayılır dediği ve yakınanın ...’le birlikte sanıkların yanlarından ayrıldığı, sanık ./.. -3- ...'ın devamlı olarak müştekinin yanına gittiği ve kendi telefonu ile ...'ı yakınan ile görüştürdüğü, bu görüşmelerde ...'ın yakınana kendilerine gelmiş olması nedeniyle teklifi kabul etmiş sayıldığını söyleyip tehditle para istediği, tehditlerden kurtulmak isteyen yakınanın, komşusu ve tanıdığı olan daha önce ... ile birlikte cezaevinde yatan tanık ...'ı bulduğu ve kendisini bu işten kurtarmasını istediği, ...’ın sanık ...’le telefonda görüştüğü ve utanmıyor musunuz, ne diye ... abiyi belaya sokuyorsunuz deyince, sanık ...’in sen karışma ... istediklerimizi yapmazsa ölecek dediği, daha sonra ...'ın ... ile görüştüğünü, yakınana 1000 TL vermesi halinde olayın kapanacağını söylediği, yakınanın buna inanıp 1000 TL.nı ...'a verilmesi amacıyla ...'a verdiği, ancak 2 gün sonra ...'ın ...'yı aradığı, cinayetten aranması nedeniyle yurt dışına gideceğini, kendisine 5000 TL vermesini söyleyerek tehdit ettiği, bu tehdit üzerine müştekinin 5000 TL ile ... vasıtası ile gönderdiği, bir hafta sonra ...'ın tekrar yakınanı aradığı, bu ... 10000 TL para istediği, tehditlerden korkan müştekinin aracını satarak önce 4000 TL, bilahare tekrar 4000 TL para gönderdiği, 01.12.2005 tarihinden bir hafta önce sanık ...'in esnaftan değiştirdiği cep telefonu numarasını aradığını duyduğu ve ...'ın tekrar ...'nın işyerine geldiği, telefonla ...'la görüştüğü, ...'ın bu kez 3000 TL ya da iki silah istediği, yakınanın bunu vermeyeceğini söylediği, ölümle tehdit ettikleri, 30.11.2005 günü bu baskılar altında yakınan ...'a 20 TL (kovuşturma aşamasında 100 TL) verip yanından kovduğu, 30/11/2005 tarihinde gerçekleşen bu görüşmeden sonra sanık ...'ın 01/12/2005 tarihinde saat: 20.00 civarında yakınan ...'yı arayıp ... isimli birahaneye gittiği, yakınanı telefonla arayarak işyerine geldiklerini, kendisinin de gelmesini istediği, yakınanın gelmediği, ...'ın yanında bulanan kişi ile birlikte işyerinden çıktıktan sonra işyerine silahla ateş ettiği, işyerinin camlarının kırıldığı ve işyerinin üst katında evinde durmakta olan ...'ün yaralandığı, kovuşturma aşamasında ... hakkında atılı yağma suçlarından kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında;
Sanık ...’ın diğer sanıkların hangi eylemlerine katıldığı yukarıda özetlenen yakınanın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenip, sorumlu tutulacağı eylemler ayrı ayrı karar yerinde gösterilip, sonucuna göre mahkumiyet hükmü verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Uygulamaya göre de; ./.. -4- a- Yağma suçu, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c) ve (d) bentlerine aykırı biçimde işyerinde ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) bendinin değerlendirilmeye esas alınmaması, b- Sanığın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/538-2003/3 sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, ilişkin, sanık ... hakkında verilen onama kararının oybirliği ile, sanık ... hakknıdaki bozma kararının, gerekçeye yönelik olarak oyçokluğuyla verilen karar 02/11/2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ’nın katıldığı oturumda, sanıklar savunmanlarının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. ... (Muhalef) KARŞI OY:
Yakınanın iddiası, Dairemizin 26.01.2010 günlü bozma kararının içeriği ve Mahkemenin bu bozma kararına uyarak diğer sanıkla birlikte sanık ...'ın eylemlerini de belirleyip yağma suçlarından hüküm kurduğunun anlaşılması karşısında; adı geçen sanık hakkında çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum. Dosya kapsamı ve mevcut kanıtlara göre, sanık ... hakkındaki bozma gerekçesi, aşağıda yazıldığı biçimde olması gerektiği kanaatindeyim. ./.. -5- "Suç tarihinden önceki bir tarihde yakınan ...'nın oğlunun başka bir olay nedeniyle öldürülmesi üzerine, sanık ... ve arkadaşları, yakınanın oğlunun katillerini bulup öldürecekleri bahanesiyle, yakınanın parasını yağmalayarak işyerine el koymayı planlayıp, bu amaçla yakınanı tanıyan sanık ... aracılığıyla yakınan ile görüşüp, bir çok defa tehdit ederek para almaları biçiminde gelişen süreç ve olaylarla ilgili olarak, yakınanın en son işyerinin kurşunlandığı 01.12.2005 günü sonrası kolluğa müracaat ederek verdiği ifadesinde özetle; sanık ...'in daveti üzerine Çeşme ilçesine ziyaretine gittiğini, buradan İzmir'e döndükleri sırada ...'ın ısrarı üzerine sanık ... ve arkadaşlarının bulunduğu bir eve gittiklerini, burada sanıkların, oğlunu öldüren ...'ün ağabeyi ...'ı öldüreceklerini, bunun için yedi milyar para, binmiş olduğu mersedes marka otomobil ve çalıştırmakta olduğu "... 2" isimli birahaneyi istediklerini, kabul etmediğini, sanıklardan korkup evden çıkmak için hamle yapması üzerine, ... lakaplı sanığın, ...'e dönerek sende birlikte git "... 2" isimli birahanenin başına otur, artık bizim sayılır diye söylediğini, birlikte birahaneye geldiklerini, ...'in telefon ile ... lakaplı sanığı arayıp telefonu kendisine verdiğini, adı geçen sanığın, " hemen mersedesi...'e veriyorsun buraya geliyor" diye söylediğini, ancak kabul etmediğini bunun üzerine kendisine küfrettiğini, bu olaydan sonra sanıkların...'in telefonuyla kendisini bir çok defa arayıp tehditle para istediklerini; sanıklardan kurtulmak için sanıkların arkadaşı olan ... isimli kişi ile görüşüp olayı anlatarak yardım istediğini, ...'in bir süre sonra sanıklar ile görüştüğünü söyleyerek " bir milyar lira ver bu olay kapansın" dediğini, bunun üzerine ...'e bir milyar lira verdiğini, iki gün sonra sanık ...'ın telefon ile aradığını, "...'i gönderiyorum, biz iki cinayetten aranıyoruz voltayız, yurdışına çıkacağız, bir daha seni aramayacağız bize beş milyar Türk lirası gönder" diyerek telefonu kapattığını, bunun üzerine ...'in birahaneye geldiğini ve beş milyar lira verdiğini, bir hafta sonra bu ... ... lakaplı sanık ile sanık ...'ın arayıp on milyar lira istediklerini, aracını satıp dört milyar lirayı ...'e vererek gönderdiğini, bu olaydan 15 gün sonra yine dört milyar lira istediklerini, dört milyar lira ...'e vererek gönderdiğini, bu olaydan sonra sanık ...'ın telefon ile arayarak, sen benim dayımsın, babamsın bir daha seni rahatsız etmeyeceğiz diye söylediğini, en son işyerinin kurşunlanma olayından iki gün önce sanık ...'in birahanaye gelip oturduğunu, bu sırada sanık ...'ın işyerini telefon ile arayıp "sen bizi polise gammazlamışsın" diye söylediğini, böyle birşey olmadığını söylediğini, bu ... "bize ya iki tane silah ya da üç milyar vereceksin" dediğini, kendisinin kabul etmeyip telefonu kapattığını, bu sırada...'in de birahaneden ayrıldığını, 30.11.2005 günü saat 21.00-22.00 sıralarında ...'in birahaneye gelip, Turan'ın telefonda söylediği para veya silahı verecekmisin diye sorduğunu, olumsuz yanıt vermesi üzerine...'in "vereceksin lan yavşak" diye söylediğini, karşı gelip para vermediğini sanığın ayrılıp gittiğini, 01.12.2005 günü saat 19.00 sıralarında...'in birahaneye yine gelip, parayı vereceksin dediğini, bu sırada ...'in sanık ...'ı telefon ile ./.. -6- aradığını, ...'in telefonu kendisine verdiğini, sanık ... telefonda, "ya üç milyar Türk Lirası parayı yada iki adet silahı bugün vereceksin yoksa her iki dükkanı kurşunlar, seni öldürürüm" dediğini, bunun üzerine ...'e 20 milyon lira vererek elinden kurtulup kaçtığını, evine gittiğini, sanık ...'ın telefon ile arayıp birahaneye çağırması üzerine gelmeyeceğini söylediğini, sonra tekrar aradığını, bu sırada işyerinin silah ile kurşunlanmakta olduğunu telefondan duyduğunu iddia ve şikayet ettiği, kovuşturma aşamasında da bu ifadesini tekrar ettiğini söyleyip farklı olarak, ...'in sanık ... adına üç milyar para veya iki adet silah istemesi üzerine, üzerinde bulunan 100 TL'yi...'e verdiğini beyan ettiği.
Dosya içeriğine ve yakınanın olay sonrası ilk alınan yukarıda özetlenen ifadesinin kapsamına göre; sanıkların eylemlerinin uzun bir sürece yayıldığı gözetilip, yine yakınanın anlatım biçimi ve bildirdiği tarihler gözönünde bulundurularak, sağlıklı ve hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmek için sanıkların eylemlerini üç ayrı bölüm halinde incelemek gerektiği düşünülüp, buna göre olayları özetleyecek olursak;
1.Sanık ... ve arkadaşlarının istemi üzerine sanık ...'ın, yakınanı adı geçen sanık ve arkadaşlarının bulunduğu eve götürerek tanıştırdığı ve burada sanıklar yakınanı korkutarak yedi milyar para, araba ve birahanesini istedikleri, yine bir çok defa ...'in telefonuyla arayıp para istedikleri ancak bu aşamada yakınan tarafından hiçbir sanığa para veya başkaca birşey verilmediği, (Bu bölümde anlatılan eylemlerin 15.09.2005 tarihinde başlayıp bir süre davam ettiği anlaşılmakta)
2.Yakınan, sanıkların tehdidinden kurutulmasına aracı olması için sanık ... ...'a bir milyar verdikten sonra, sanık ... ve ... lakaplı kişilerinin tehditleri üzerine, adı geçen sanıklara verilmek üzere sanık ... ...'a önce beş milyar, sonra iki kez dört milyar vererek gönderdiği, ancak bu paraların alınması aşamasında sanık ...'in diğer sanıkların eylemlerine katıldığına ilişkin kanıt olmadığı gibi, yakınan tarafından iddia olarak da ileri sürülmediği ve bu aşamada sanık ..., yakınanı telefon ile arayıp bir daha rahatsız etmeyeceklerine ilişkin söz vererek eylemlerini bir süreliğine sonlandırdıkları, (Bu kısımda anlatılan eylemlerin, 1. bölümde anlatılan olaylardan nekadar sonra meydana geldiği dosya içeriğinden anlaşılamadığı, ancak bu bölümdeki olayların bir birini takip eden eylemler olduğu anlaşılmakta)
3.Sanık ..., en son işyerinin kurşunlandığı 01.12.2005 tarihinden bir hafta önce yakınanı yeniden telefon ile arayıp tehdit ederek, iki adet silah yada üç milyar para istediği, sanık ... de 30.11.2005 ve 01.12.2005 tarihlerinde yakınanın ./.. -7- birahanesine gidip sanık ...'ın istediği para veya silahları yakınandan istemesi üzerine, yakınan, sanıkların istediklerini vermeyip, sanık ...'e 20 TL vererek işyerinden ayrıldığı, bunun üzerine aynı gece yakınanın işyeri diğer sanık veya sanıklar tarafından kurşulandığı anlaşılmaktadır. Dosya ve yakınanın yukarıda özetlenen ifadesinin içeriğine göre, üç ayrı bölüm olarak özetlenen ve muhtemelen 15.09.2005 tarihinde başlayıp 01.12.2005 gününe kadar ara ara fasıllarla devam eden süreç ve olayları, sanık ... yönünden değerlendirilip nitelendirecek olursak;
Sanık ...'in 1. bölümde özetlenen olaylar ve eylemlere katıldığı, ancak bu aşamada yakınandan para veya başkaca birşey alamadıklarının anlaşılması karşısında, bu aşamadaki eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde 5237 sayılı TCK.nun 149/1-c-d, 35/2. maddelerine uyan yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu,
2.bölümde özetlenen eylemler sırasında ise, diğer sanıklar tarafından yakınandan bir kaç defa para alındığı, ancak bu aşamada sanık ...'in, diğer sanıkların eylemlerini bildiği veya katıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı gibi, yakınanın yukarıda özetlenen ifadesinde olayları ayrıntılı olarak anlattığı halde, bu aşamada adı geçen sanığın olaylara katıldığına ilişkin bir açıklama ve iddiada bulunmadığı, bu nedenle sanıkların uzun bir sürece yayılan eylemlerini ayrı ayrı değerlendirip kanıtları da buna göre takdir etmek gerektiği gözetilip, adı geçen sanık ... hakkında bu kısımda özetlenen olaylar yönünden mahkumiyet için yeterli kanıt bulunmadığından ve oluşan kuşkudan sanığın yararlanacağı ilkesi de gözetilerek beraat kararı vermek gerektiği,
3.bölümde özetlenen eylemler sırasında ise, sanık ..., diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek yakınanı tehdit edip iki silah veya üç milyar para vermesini istemeleri üzerine, yakınanın sanığa 20 TL (yakınan mahkemede 100 TL verdiğini söylemekte) vererek gönderdiğinin anlaşılması karşısında, bu kısımdaki eylemleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde 5237 sayılı TCK.nun 149/1-c-d maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde dört ayrı yağma suçundan hüküm kurulması," Biçiminde gerekçeyle bozma kararı verilmesi gerekirdi. ... ( Muhalif Üye) ...