6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/2048 E. , 2011/46926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olağan yasa yolu denetiminden olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için temyiz yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklinde belirtilmiştir.
CYY’nın 260/1. maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar; “…Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar...” olarak sayılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre;
Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2007 tarih ve 2005/1164 esas 2007/704 sayılı kararının son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ dair karar isteme uygun tefhim ve tebliğden itibaren 7 gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine tutanağa bağlanıp hakime onaylatılmak kaydı ile beyan sureti ile temyizi kabil olmak üzere .....” denildiği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. ./.. -2-
Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturup yapılan tebliği de geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında kanun yolunun başvuru süresinin başlangıcı konusunda sanık ...'in iradesinin yanıltıldığı, gerekçeli kararın da bu yanılgıyı giderir biçimde sanığa tebliğ edilmediği görüldüğünden, bu sanık yönünden kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 141/1 maddesinin uygulanması suretiyle 1 yıl hapis cezasına hükmolunması karşısında, süresinde yapılmadığından bahisle temyiz isteminin reddine ilişkin 20.11.2007 tarih ve 2005/1164 esas 2007/704 sayılı kararın kaldırılması suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemlerine uyan ve zamanaşımı hükümleri yönünden lehine olan 765 sayılı TCK’nın 491/3 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 27.03.2003 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki hükmün de kesinleşmemiş olması dikkate alındığında sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ... ...