1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/7139 E. , 2024/3509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve Esas No : 2023/7139 2021/1757 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/6873 Esas, 2022/8974 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında makul bir cezaya hükmedilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2022/431 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası cezalandırılmalarına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına eksik incelemeye, takdiri indirime, fazla ceza tayinine ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; cezanın az olduğuna ilişkindir.
3.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin tasarlanarak işlendiğine ve cezanın az olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Oluşa ve dosya kapsamına göre sanık ile katılan ...’nın ablasının bir süre birlikte yaşadıkları ve ayrıldıkları, sanığın bu süre zarfında yaptığı masrafları alamaması nedeniyle görüntü inceleme tutanaklarına göre katılan ...’nın işyerine gelerek boğazına bıçak dayadığı, müdahale etmek isteyen tanıklara katılanın ablasının gelmemesi halinde katılanı öldüreceğini söylediği, çağrılan polislerin sanığı ikna edemedikleri ve sanığın katılanı öldüreceğini tekrar etmesi nedeni ile polislerin müdahale ettiği, sanığın bu sırada hedef gözeterek sırtından sol hemitoraksta pnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde katılanı yaraladığı olayda; sanığın polis müdahalesi ile eylemini devam ettirememesi de dikkate alındığında sanığın katılanı bıçakla kasten öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılandan kaynaklanan haksız bir söz ya da eylem bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla katılanı hayati bölgelerini hedef alarak bıçakladığı, polis müdahalesi ile eylemini devam ettiremediği, katılanın yaşamının tehlikeye girdiği olayda, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, katılan Bakanlık vekilinin, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2022/431 Esas, 2023/219 Karar sayılı kararında sanık müdafiince, katılan Bakanlık vekilince, katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.