Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/344
Karar No
K. 2024/62
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/344 Esas
KARAR NO: 2024/62
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/05/2023
KARAR TARİHİ: 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalıya ait -----plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, 16.08.2021 tarihinde --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın, dava dışı sigortalı ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı araca yandan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan hasar neticesinde sigortalının hasarına karşılık 6.850,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı araç sürücüsünün ---- davalı sigorta şirketi nezdinde----- trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kazanın meydana gelmesinde Davalı Borçlu sürücünün kusurlu olması sebebiyle, davalı araç sahibinin, ---- başvurulduğunu, Davalı sigorta şirketi tarafından başvurunun reddedildiğini, davalılar tarafından ------- dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirkete dava öncesinde başvuru yapılmışsa da müvekkil şirket tarafından sigortalının beyanı bulunmadığından dosya olumsuz sonuçlandırıldığını, müvekkili şirket sigortalısının aracın kusurunun tespiti için gerekli belge ve verilerin eksiksiz ve tam şekilde müvekkili şirkete iletilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davayı hiçbir şekilde kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe kapsam ve limitiyle sınırlı olduğunu, talep edilen hasar miktarının ve sigortalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, hasar ve kusur itirazlarını sunduklarını, kusur ve hasara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice

Dava, İİK' nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ------- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir ------Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 6.850,00.-TL asıl alacaK, 484,75.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.334,75.-TL alacağa işleyecek yıllık %9 avans faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 10/08/2022 tarihinde, tebliğ edildiği, davalının 12/08/2022 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili dilekçesinde özetle; davadışı sigortalıya ait ----plakalı aracın kasko poliçesi ile müvekkili şirkette sigortalı olduğunu, bu aracın 16/8/2021 tarihinde davalı sigorta şirketinde trafik sigortalı ------plakalı araç ile kazaya karıştığını, maddi hasarın söz konusu olduğunu, oluşan 6850,00 TL ödemenin müvekkili sigorta şirketi tarafından yapıldığını, davalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, kusurun davalı sigorta şirketinde trafik sigortalı aracın sürücüsü olan (davadışı)------ olduğunu, yapılan ödeme nedeniyle davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini, bu nedenle takip başlatıldığını, takibe haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş.Sigortacı ödediği tazminat tutarınca hukuken sigortalının yerine geçmektedir. Halefiyet ilkesinin açıklandığı TTK’nun 1301. maddesine göre “sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.” şeklinde hasar ve tazminatın sonuçları açıklanmıştır.Sigorta şirketi ödediği tazminat limitine kadar bir tutarı, söz konusu hasarın üçüncü şahıslardan kaynaklanması durumunda sigortalının halefi sıfatında zarara sebebiyet veren kişilerden rücu talebinde bulunabilir. Halefiyet ilkesi gereğince rücu sigorta şirketinin kanuni hakkıdır-----6102 sayılı Yasanın "Halefiyet" başlıklı 1472 nci maddesim.1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.Mahkememizce ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, 16/8/2021 tarihli kaza nedeniyle hasar gören (dava dışı) kasko sigortalı ------ plakalı aracın kasko sigortası olan davacı sigorta şirketince yapılan hasar ödemesinin, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan -------- aracın traik sigortası olan davalı şirkete rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, kazada kusur durumu, sorumlu ise tutarı ve inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı olarak belirlenmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek Dosyanın, biri trafikçi ve diğer otomotiv alanında uzman sektör bilirkişinden oluşan heyete tevdi ile meydana gelen traifk kazasında tarafların kusur durumu, davacı şirket tarafından kaskolu araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar tazminatı ve bunlar için varsa ödeme sonrası bakiye kısmın kalıp kalmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.20/11/2023 tarihli raporda özetle; "(...) Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde 76.08.2021 kaza tarihinde meydana gelen Maddi Hasarlı ve Yaralamalı Trafik Kazasında: A-) Sürücü --------- meydana gelen kazada trafik kazasının oluşumunda (9425) TALİ KUSURLU, olduğu, B-) (Kaza yerini terk eden) firar araç sürücüsünün, meydana gelen kazada trafik kazasının oluşumunda (2475) ASLİ DERECEDE KUSURLU, olduğu, C-) 16.08.2021 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ----- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

D-) Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, -----plakalı aracın sürücüsünün kusur oranı nispetinde; davalı sigortacının, maliki davadışı ---- yararına araç başına 41.000-TL teminat bedeli üzerinden------ marka araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan ----------- Sigortası kapsamındadır.

E-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda; “aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı”, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede:Bu bilgiler dâhilinde----------- model araçta oluşan Hasar Bedeli, Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle,

Hasar Bedeli 6.850,00 TLDeğer Kaybı Bedeli 2.000,00 TLToplam Tutar - 18.850,00 TL x 0,75 (davalı tarafın kusur oranı) = 14.137,50 TLDosya içeriğinde yapılan incelemelerde davalı tarafından 22.10.2021 tarihinde 6.850,00 TL ödeme dekontunun mevcut olduğu görülmüştür.Bakiye Tutar - 14.137,50 TL - 50,00 TL = 7.287,50 TL" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davadışı sigortalıya ait ----- plakalı aracın kasko poliçesi ile davacı şirkette sigortalı olduğu, bu aracın 16/8/2021 tarihinde davalı sigorta şirketinde trafik sigortalı ----- plakalı araç ile kazaya karıştığını, maddi hasarın söz konusu olduğu, sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile sınırlı olarak zarar gören sigortalının halefi haline geldiği, kusur nispetinde rücu şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, zarar tutarının eksper incelemesi ile netleştiği, dolayısıyla başvuru itibariyle likit olduğu anlaşıldığından davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ İLE, davalının-------- sayılı takibe karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına; davalının sigorta şirketi olması hususiyeti göz önünde bulundurulduğunda alacağın kendisi için belirlenebilir olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 si olan 1.370,00.-TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 501,04.-TL'den dava açılırken yatırılan 179,90.‬-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 321,14‬.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 179,90.-TL peşin harç ve 179,90.-TL başvurma harcı olmak üzere olmak üzere toplam 359,80.‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.-Davacı tarafından yapılan 350,25.-TL posta gideri, 3.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.150,25.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 7.334,75.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

7.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 25/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog