6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2007/13372 E. , 2011/8661 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
1.) Aşamalardaki anlatımlarına göre, yakınan ... ve sanık ...'ın suç tarihinden önce diğer ortakları ... ve ... ... da olduğu halde çelik imalat ve montaj işi yaptıkları, iş bitiminde hesaplaşmak ve anlaşmak üzere birkaç kez biraraya geldikleri, ancak anlaşma sağlayamadıkları, sanık ...'ın, bu iş nedeniyle yakınandan 40.000 TL; sanık ...'ın ise, daha önceden borç vermiş olması nedeniyle sanık ...'dan 15.000 TL alacaklı olduğunu iddia ettikleri, yakınanın, sanık ... ile ortak iş yaptığını kabul etmekle birlikte, sanık ...'a da herhangi bir borcu olmadığını belirtip, ancak, sanık ...'ın ve olay öncesi tanımadığını sanık ...'ın, 40.000 TL tutarındaki senedi zorla imzalattıklarını ileri sürdüğünün anlaşılması karşısında; yakınan ... ve sanık ...'ın olay öncesinde ortaklaşa iş yaptıkları ve bu ilişkinin sonlanıp, daha sonra hesap görmek için birkaç kez biraraya gelip uzlaşmanın sağlanamadığı iddia ve savunmanın birbiri ile örtüşen kısmını oluşturduğu dikkate alındığında ortak yapılan işe ilişkin belgeler temin edilip incelenerek, adı geçen diğer ortakların da tanık sıfatıyla konu hakkındaki beyanları alındıktan, yakınanın, sanık ...'a borcunun olup olmadığı, varsa miktarı, hangi tarih itibariyle ödenmesi gerektiği ve senet tutarı ile uyumlu olup olmadığı, sanık ...'ın, diğer sanıktan alacağının neden kaynaklandığı, sanık ...'ın, alacağını diğer sanığa devretmesine(temlikine) yakınanın rızasının olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlendikten sonra delillerin bir bütün halinde takdiri ile sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.) Kabul ve uygulamaya göre de; Eylemin, birden fazla kişi tarafından birlikte ve işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (c) ve (d) bentleri ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3.) Sanık ...'ın, önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanıkla anlaşarak suça doğrudan katılıp suçu birlikte işledikleri gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
4.) Sanık ...'ın, suça konu senedi sakladığı yeri gösterip iadeyi sağladığı ve koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
5.) Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
6.) Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.