Esas No
E. 2024/3275
Karar No
K. 2024/4913
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Ceza Dairesi

E. 2024/3275 K. 2024/4913 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/3275, K. 2024/4913, T. 26.03.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3275
Karar No
2024/4913
Karar Tarihi
26.03.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Ceza Dairesi         2024/3275 E.  ,  2024/4913 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/801 E., 2016/300 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesi

Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Eylemin gerçekleşme saatinin dosya kapsamına göre 04.00 sıraları olduğu ve suç tarihinde güneş doğuş saatinin yaz saati uygulaması da dikkate alınarak 05.53 olduğu gözetildiğinde eylemin gece gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin tatbikinin gerektiğinin gözetilmemesi,

2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog