2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı dava dilekçesinde özetle: Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, takibin durdruğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiği zaman davalının takip miktarı kadar müvekkiline borcu olduğunun anlaşıldığını, davalı ile hesap konusunda mutabakatta sağlandığını, davalının borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilerek, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince taraflar arasındaki ihtilaf halinde "Sivas" mahkemelerinin yetkili olduğuna dair özel yetki hususunda anlaşmaya varıldığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda, tarafların sundukları dava ve cevap dilekçeleri ile savunmak hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının taraflara sağlandığı anlaşılmakla dosyanın niteliği itibariyle tarafların dinlenilmesinde usul ekonomisi ilkesi gereğince fayda olmayacağı ve HMK' nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden incelenerek karar vermek gerekmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalıya 19/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının HMK.nun 127.maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içerisinde 30/10/2017 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere tüm davalar için uygulanan yetki kuralı, genel yetki kuralı olup; buna göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6/1; mülga 1086 sayılı HUMK m.9/1) Bazı davalarda ise genel yetkili mahkeme yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır ki bu da özel yetki kuralıdır. Öte yandan davacının genel yetki ile özel yetki kuralı arasında seçimlik hakkı vardır. 6100 sayılı HMK'nun 10.maddesinde (mülga 1086 sayılı HUMK m.10) sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı öngörülmüş olup; sözleşmeden maksat ise konusu mal varlığı hakkı olan Borçlar Hukuku'na ilişkin sözleşmelerdir. (Yargıtay HGK 23/10/2013 gün ve 2013/65 E. 2013/1480 K.)
Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyor ise, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir.
Bu yetki kuralları kesin olmadığından,
HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, davalı tarafından montaj sözleşmesi kapsamında uyuşmazlığın kaynaklandığı ve bu sözleşmeye göre yetkili mahkemenin Sivas Mahkemelerinin yetkili olduğu savunmuş, davacı tarafından sözleşmenin açıkça inkar edilmediği ve tarafların tacir olup yetki şartının geçerli olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulune, kaldı ki davacının davalı ile arasındaki ticari ilişkiye dayalı para alacağının olduğunun iddia edildiğinden, davalının sunduğu sözleşmenin varlığı davacı tarafından inkar edilse de TBK.nun 89 (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 73.) maddesinde para borçlarının alacaklının yerleşim yerinin yetkili olduğu ancak davacının yerleşim yerinin Antalya olduğundan, genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahının (muamele Merkezi) bulunduğu yerin Sivas olması nedeniyle usulune uygun yapılan yetki ilk itirazının kabulu ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine, Sivas Asliye Hukuk Mahkemelerinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olduğuna,
2.HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Sivas Asliye Hukuk Mahkemelerine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3.HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili Sivas Asliye Hukuk Mahkemelerince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/01/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)