Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/109
Karar No
K. 2021/109
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/109 Esas - 2022/399

"TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/109 Esas
KARAR NO: 2022/399
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/12/2020
KARAR TARİHİ: 26/04/2022
YAZIM TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 20.000,00 TL bedelli iki adet sahte senet düzenlenerek Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkilinin kati surette böyle bir senet düzenleyip davalı tarafa vermesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin senette alacaklı sıfatı ile yer alan şahsı da hiçbir şekilde tanımadığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, kambiyo senetlerine özgü icra takibi türü ile başlatılan bu takibin dayanağı olan senetlerdeki yazılar ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir senet imzalamadığını, müvekkilinin kendisine ait olmayan borç yüzünden maaşına haciz yazısı gönderildiğini, bu takipten iş yerine gelen haciz müzekkeresi ile tesadüfen öğrendiğini belirterek, Adana 14.İcra Müdürlüğü esas sayılı takibin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını, mahkemece belirlenecek teminat karşılığından ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, davalını haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar toplamı olan 40.000,00 TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, kötü niyetli davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava; menfi tespit talebine ilişkin olup, davalı tarafından Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün ... esas esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 15/12/2012 tanzim tarihli, 15/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli , 24/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli senetlerden oluştuğu, senetlerde yer alan imzanın davacıya ait olmadığı belirtilerek bu senetlerden dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski esas) sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davalı ... Bankası Toros Şube Müdürlüğü tarafından, davacı ... aleyhine 15/11/2013 tarihli, 20.000,00 TL asıl alacak, 796,44 TL işlemiş faiz, 20.000,00 TL asıl alacak ve 770,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.566,85 TL'lik kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının 20.000,00 TL miktarlı, 15/12/2012 tanzim tarihli, 15/06/2013 vade tarihli senet ile 20.000,00 TL miktarlı, 24/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli senet olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5671 Esas, 2021/3553 Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir.

Mahkememiz tarafından takip dayanağı, senet aslı getirtilmiş, davacının imzasını taşıyan belge asılları çeşitli kurumlardan celp edilmiş, imza incelemesine esas davacının yazı ve imza örnekleri alınmıştır. Dosya rapor aldırılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, inceleme konusu senetlerde ... adına atılı imzalar ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.

Dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucu; davalı borçlu tarafından 15/12/2012 tanzim tarihli, 15/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli, 24/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli senetlerdeki alacağın tahsili amacıyla davacı aleyhine Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de, alınan Adli Tıp Kurum raporu sonucu inceleme konusu senetlerde borçlu ... adına atılı imzalar ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşılmakla, açılan davanın kabulü ile; davacının davalıya Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip dosyasına dayanak olarak gösterilen 15/12/2012 tanzim tarihli, 15/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL miktarlı ve 24/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL miktarlı senetler nedeniyle toplam 41.566,85 TL borçlu olmadığının tespitine, davalının şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nın üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/4543 Esas, 2021/7504 Karar, Hukuk Genel Kurulunun 17/03/2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K., 07/12/2011 tarihli ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. ve 20/03/2013 tarihli ve 2012/19-778 E. 2013/250 K.) Dosya kapsamından, davalı bankanın kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın KABULÜ İle;

Davacının davalıya Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip dosyasına dayanak olarak gösterilen 15/12/2012 tanzim tarihli, 15/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL miktarlı ve 24/12/2012 tanzim tarihli, 20/06/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL miktarlı senetler nedeniyle toplam 41.566,85 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Davalının şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddine,

2.Alınması gereken 2.839,43 TL karar harcının, peşin alınan 709,86 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.129,57 TL harcın harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 6.203,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 709,86 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 1.060,00 Adli Tıp Kurumu ücreti, 69,10 TL davetiye gideri ve 220,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.349,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/04/2022

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu K2004 md.72
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog