10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/5417 E. , 2024/3568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit ve meslek hastalığı ölüm geliri bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi ...'nun TTK Armutçuk Müessesesinde yeraltı kazmacı işçisi olarak çalıştığını, çalışma şartlarından dolayı meslek hastalığına yakalandığını ve zaman içerisinde hastalığının ilerlemesi sonucu 20.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, sigortalının sağlığında meslek hastalığı olmasına rağmen, davalı SGK’dan gelir talebinde bulunmadığından Kurum tarafından meslek hastalığı tespiti yapılmadığını, davalı Kuruma 31.12.2018 tarihinde yapmış olduğu başvurunun davalı Kurumca sigortalının sağlığında meslek hastalığı tespiti yapılmadığından reddedildiğini ileri sürerek, davacının muris eşi sigortalı ...'nun meslek hastalığı sonucu öldüğünün tespiti ile meslek hastalığı ölüm sigortasından ödenmesi gereken 1,00 TL meslek hastalığı ölüm gelirinin ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, sigortalının sağlığında meslek hastalığı tespiti yapılmadığından Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Kurum kayıtları, tedavi evrakları, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 26.09.2019 tarihli raporu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.01.2020 tarih ve 2020/82 sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 27.04.2020 tarih ve 1808 sayılı raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesinde yer alan prosedür işletilmek sureti ile Kurumca düzenlenen Kocatepe Sağlık Kurulu raporunda sigortalının murisinin ölümünün tutulmuş olduğu meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verildiği, verilen karara davacı tarafından itiraz edilmesi nedeni ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.01.2020 tarih 2020/82 sayılı raporunda da ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığının belirtildiği ve sigortalıya ait tedavi evrakları celp edildikten sonra Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulundan alınan 27.04.2020 tarih ve 1808 karar sayılı raporunda da kişinin ölümünün büllöz akciğer hastalığına bağlı meydana geldiği anlaşılmakla, davacı tarafça ileri sürülen itirazların somut verilere dayanmaması, soyut nitelikte olduğu, Kurum sağlık kurulu raporları ile çelişmeyen ve dosya kapsamı ile uyumlu Adli Tıp raporuna itibar edilerek, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Adli Tıp raporunun hüküm için tıbbi yeterliliğe sahip olmadığını, bu raporun maden işyerlerindeki meslek hastalıkları konusunda uzman olmaksızın düzenlendiğini, yine raporda kişinin ölümünün büllöz akciğer hastalığına bağlı meydana gelmiş olduğu belirtilmiş olmasına rağmen henüz 64 yaşında iken nefes darlığı solunum sıkıntısı çeken ve uzun yıllardır Koah hastası olan sigortalının sağlığındaki tüm şikayet ve gördüğü tedavilerinin buna bağlı olduğu, bu şikayet ve hasatlıkların yer altı çalışma şartlarına bağlı olduğu gerçeği uzmanın uzmanlık alanı dışında kaldığından tespit edilemediğini, 20 yıl maden yeraltı iş yerinde çalışan sigortalının çalışma koşullarının solunum sisteminde ciddi etkilenmelere neden olmuş olduğunun bilinen bilimsel bir gerçek olduğunu, her ne kadar raporda pnömokonyoz meslek hastalığının bulunmadığı büllöz akciğer hastalığı olduğu belirtilmiş ise de mevcut akciğer hastalıklarının tümü ve büllöz akciğer hastalığı uzun süre madenlerde çalışmanın sonucu olarak zaman içinde gelişen hastalıklardan olduğunu, bu hastalıklar ile maden yeraltı işyerlerindeki çalışma koşullarının doğrudan etkisinin bulunduğunu, maden iş yerlerinde olumsuz çalışma koşulları sebebiyle oluşan hastalıklar sadece pnömokonyoz olmadığını, pnömokonyoz olmadığı yönündeki kanaat yerinde olmamakla beraber olmaması mevcut hastalık ve şikayetlerin meslek hastalığına bağlı olmadığı anlamına gelemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının murisinin meslek hastalığı sonucu öldüğünün tespiti ile meslek hastalığı ölüm gelirinin faizi ile tahsiline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, 95 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Tıbbi açıdan incelendiğinde "Büllöz akciğer rahatsızlıklarının gelişmesinin nedenleri arasında İv ilaç bağımlılığı, sigara ve tütün ürünlerinin kullanılması, skar oluşumu, amfizemetöz akciğer gibi etkenler yer almakta, taş ocağı, maden, seramik ve cam imalatı, inşaat, dökümhane gibi ortamlarda çalışan kişiler bu hastalık için risk grubunu teşkil etmektedir. (https://www.ortadoguhastanesi.com.tr/erişim tarihi 02.04.2024).
2.Dosya kapsamına göre, ... ...'nun Türkiye Taş Kömürü Kurumu Armutçuk Müessesesinde yeraltı kazmacı işçisi olarak 10.12.1984 - 13.07.2004 tarihleri arasında çalıştığı, müteveffanın sağlığında meslek hastalığına tutulduğuna dair Kurumca herhangi bir tespitin yapılmadığı, 506 sayılı Kanun'un 60/B-A maddesi gereğince 15.07.2004 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanan müteveffanın 20.07.2018 tarihinde vefat ettiği, murisi davacı ...’ya 15.08.2018 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, muris Behiye'nin mütevaffa ...'nun ölümünün meslek hastalığı sonucu olduğunu belirterek Kurumdan ölüm geliri talebinde bulunması ve bu talebin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Kocatepe SSGM’nin 26.09.2019 tarihli Sağlık Kurulu kararı ile sağlığında meslek hastalığı tespit edilmeyen sigortalı ...'nun ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığı, Yüksek Sağlık Kurulunun 06.01.2020 tarih ve 2020/82 sayılı raporu ile sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığı, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 27.04.2020 tarih ve 1808 karar sayılı raporunda, kişide büllöz akciğer hastalığı olduğu, pnömokonyoz meslek hastalığının bulunmadığı, kişinin ölüm sebebinin büllöz akciğer hastalığına bağlı meydana gelmiş olduğunun oy birliği ile mütalaa edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde kişinin ölümünün büllöz akciğer hastalığına bağlı meydana geldiği belirtilmiş ise de, hükme dayanak kılınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 27.04.2020 tarihli raporunda kişinin ölümünün büllöz akciğer hastalığından kaynaklandığı belirtilmekle birlikte, büllöz akciğer hastalığının neden kaynaklandığının açıklanmadığı, yeraltında maden ocağında çalışmasının etkisinin tartışılmadığı, sonucu itibariyle meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle, bu husus tereddüte yer bırakmaksızın belirlenmeden ve bu yönde rapor alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, müteveffanın vefatına neden olan büllöz akciğer hastalığının mesleki olup olmadığı yönünden öncelikle Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinden, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulundan rapor alınarak, çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.