44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/19 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/06/2021
NUMARASI: 2020/284 E. - 2021/437 K.
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacının öz oğlu olduğunu, diğer davalı ...'nın da davacının oğlunun samimi arkadaşı olduğunu ve aynı iş kolunda beraber iş yaptıklarını, davalılardan ...'ın müvekkilinin evine gelerek cebinden rızası dışında ... Tic. Mrk ve İst Kamu Finansmanı Şubesinin ... çek seri numaralı, keşidecisi ... San ve Dış Tic. AŞ olan, 31/03/2020 keşide tarihli, 133.000,00 TL bedelli çeki aldığını, davacının mezkur çeki cebinde bulamayınca cebinden düşürdüğünü zannederek çeki kaybolduğu savı ile mahkemede zayi nedeniyle çek iptali davası açtığını, müvekkilinin UYAP Vatandaş portalından baktığında davalı oğlu ile davalı ... tarafından kayıp çekin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasından icraya konulduğunu ve tüm mallarının haciz edildiğini gördüğünü belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili ...'dan istirdatını istemişse de işbu talebin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, söz konusu çekin müvekkiline 23/12/2019 tarihinde geldiğini, çeki müvekkili ...'nın alacağına istinaden ...'dan aldığını, davaya konu çekin son yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, davacı yanın olaylı delilden ziyade yorum yoluyla kendine evirmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin delilleri toplamadan, soruşturma dosyasının akıbetini beklemeden, defter incelemesi yapılmadan, davacıya, davalıların kötü niyetini ispat etme imkanı tanımadan hatalı karar verdiğini, davalıların kötü niyetli şekilde beraber hareket ederek davacıdan çalınan çeki/haksız ele geçirdikleri çeki tahsil etmeye çalıştıklarını, iddialarını ispat sadedinde sadece davalılar arasındaki banka hesap hareketlerinin celp edilmesi şeklindeki delil celbi taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının delil listesinde var olan dava sebebinde açıkça dayandığı ve yasal sürede celbini talep ettiği deliller için mahkemenin davacıya ispat imkanı tanıması gerektiğini, dava ile birleştirilen İstanbul 9. ATM'nin 2020/483 Esas sayılı dosyasının gerekçesiz şekilde dosyalarından tekrardan tefrikine karar verip tefrik işleminden gerekçeli kararda bahsedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin hatalı karar verdiğini gerekçeli kararda yemin hususuna yaptığı açıklama ile kabul ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava çek istirdadı mümkün olmaz ise bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, hamili olduğu çekin davacının oğlu olan davalılardan ... tarafından çalındığını ve çalıntı olduğunu bilen diğer davalı ...'ya ciro edildiğini, davalılar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını , davalının meşru hamil olmadığını çekin takibe konulduğunu beyanla eldeki davayı açmıştır.
Davalı vekili, çeki müvekkili ...'nın alacağına istinaden ...'dan aldığını, davaya konu çekin son yetkili hamilinin müvekkili olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İstanbul ...İcra Müd. ... E sayılı dosyasında, davalı ... tarafından ...'dan önceki cirantalar ile keşideci aleyhine kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği, takibin dayanağı olan davaya konu çekin, ... Şişli şubesine ait, 31/03/2020 keşide tarihli, 133.000,00 TL bedelli olduğu, dava dışı ... A.Ş. Tarafından keşide edildiği , lehtarının dava dışı ...AŞ. Olduğu, sırasıyla , lehtar , dava dışı ...A.Ş., ... , davacı ... , davalı ... , davalı ...A.Ş', davalı ... ve davalı ... A.Ş' tarafından ciro edildiği, çekin muhatap bankaya ibrazında ödeme yasağı sebebiyle işlem yapılmadığı görülmektedir. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/483 esas sayılı dosyasının eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, davaya konu 133.000,00 TL bedelli çek sebebiyle keşideci ... Turizm şirketi tarafından takipte icra tehdidi altında fazladan ödendiği iddia edilen 41.698,81 TL yönünden istirdat talebine ilişkin olduğu mahkemece birleşen dosyanın tefrikine karar verildiği görülmektedir. Dava, çek istirdatı istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK 'nın 792. maddesinde düzenlenen " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklindeki hüküm gereğince davacının , dava konusu çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ve yeni hamilin çeki iktisabında haksız, ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu ispatlamak zorundadır.
Bu kapsamda ispat külfeti üzerinde olan davacının her iki davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/22961 soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmediği, ... ile diğer davalılar arasında ticari ilişki bulunmadığı , davalılar arasında ticari ilişki bulunması zorunluluğu olmadığı, ticari ilişki bulunup bulunmamasının, tek başına çekin davacının rızası hilafına elinden çıktığını ve davalıların çeki kötüniyetle iktisap ettiklerini ispata elverişli olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı, davalı ... çeki çaldığını diğer davalıların birlikte hareket ederek çalıntı çeki takibe koyduklarını dolayısıyla davalıların yasal ve meşru hamil olmadıklarını ve çeki iktisapta ağır kusurlu olduklarını ileri sürmüş olup, hırsızlık vakıasının ispatı yönünden ceza soruşturmasının akıbetinin delil niteliğinin bulunduğu ve sonucunun bu davayı etkileyeceği açık olduğu halde , mahkemece TBK 74.maddesi de dikkate alınmak suretiyle bu soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak davalıların iyiniyetli meşru hamil olup olmadıkları, çeki iktisapta ağır kusurlu olup olmadıkları yönünde değerlendirme yapılmadan, davacıya ispat olanağı tanınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir. Belirtilen şekilde inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre İcra dosyasının infazen kapatıldığı da gözetilerek çek bedelinin istirdadı talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.