Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/293
Karar No
K. 2024/593
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/293
KARAR NO: 2024/593
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 27/03/2024
KARAR TARİHİ: 06/06/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 03/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekilinin, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 27/03/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili Tasf.Hal. ....Sanayi Limited Şirketi (Vergi No: ....)’ nin son tasfiye memuru ve tek ortağı olduğunu, Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, müvekkilinin tek ortağı ve tasfiye memuru olduğu Tasf.Hal. ... Sanayi Limited Şirketi (Vergi No: ....) hakkında tarh edilen vergi ve cezalar nedeniyle kendilerince yetkili ve görevli Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davaya ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesince verilen 15.12.2023 tarih ve ... E. .... K. sayılı son kararda özetle: “davacı şirketin hali hazırda tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve davacı şirketin münfesih olması nedeniyle hak ve borçlara sahip olmasının mümkün olmadığı, ancak ilgili Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulmak suretiyle davacı şirketin bakılan dava ile ilgili olarak yeniden ihya edilmesi suretiyle davanın takip edilmesinin gerektiği” gerekçesiyle hüküm kurulduğundan taraf teşkilinin sağlanması açısından iş bu davayı açtıklarını, bu nedenlerle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü sicilinde kayıtlı Tasf.Hal. ....Sanayi Limited Şirketi (Vergi No: ....)’ nin tüzel kişiliğinin ihyası ile ... kimlik numaralı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı .... müdürlüğü vekilinin 17/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; .... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Limited Şirketi'nin son tescilini 05/07/2021 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin ise 05/07/2021 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Güngören / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması,

TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir. Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.

Somut uyuşmazlıkta; davacının açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu davalarda davalı olan Tasfiye Halinde ... Sanayi Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davacının şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE .... SANAYİLİMİTED ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin İiSTANBUL Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nin ... esas,... karar sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

2.Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davacı ...'in (T.C. NO:...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA,

3.Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA,

4.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Davalı ... Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,

7.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.450,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 06/06/2024 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog