1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/12 Esas - 2024/530
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu kapsamda davalıdan 66.827,54-TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinin, davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak netice alamadıklarını iddia ederek, ....'nün ...Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takip dosyasının kaldığı yerden devamına, icra takibine konu alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davaya konu faturadaki malın civa olduğunu, bu malın yurt dışından tedarik edildiğini, sipariş emrinde satın alınan mal bedelinin 14.731,50-USD olarak gösterildiğini, bu tutarın yarısı olan 7.365,75-USD'nin ödeme tarihi olan 07/11/2019 tarihli kur üzerinden (5.7366) kur üzerinden 42.254,37-TL olarak ödendiğini, davacının hiç ödeme yapılmamış gibi icra takibi başlattığını, faturayı 11/11/2019'daki kurdan (5.7704) 85.006,62-TL satış bedeli + %18 oranında 15.301,19-TL KDV eklediğini, yapılan ön ödemeden sonra borcun kalan %50'sinin fatura tarihindeki 5.7704 kurdan 42.458,51-TL olarak hesaplanarak dosyaya ödendiğini, müvekkilinin satın aldığı malzeme nedeniyle borcunun kalmadığını, müvekkili şirketin KDV'den muaf olduğunu, vergi dairesine başvuru yaparak ödediği KDV tutarlarını iade aldığını, davaya konu fatura için vergi dairesine talepte bulunduklarında davacı şirket hakkında sahte belge düzenlemekten vergi incelemesi bulunduğu gerekçesiyle KDV iadesi alamadıklarını dolayısıyla bu tutarın müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı hakkında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Dava ticari nitelikteki satım sözleşmesinden doğan faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce tensip zaptı düzenlenerek bildirilen deliller toplanmış, dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğundan duruşma günü tayin edilmiştir.
Davaya konu ....'nün ...Esas sayılı dosyası tensip zaptının .... numaralı ara kararına istinaden .... üzerinden istenilerek bir sureti dava dosyası arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; takibin 100.307,81-TL asıl alacak, 8.978,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.286,05-TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak davaya konu faturanın gösterildiği, takip talebinin borçluya gönderilen ödeme emri ile uyumlu olduğu, borçlunun 7 günlük itiraz süresi içinde borcun 66.533,80-TL'lik kısmına tüm fer'ileriyle birlikte itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin itiraz edilen tutar yönünden ... tarafından durdurulduğu görülmektedir. İcra takibinin dayanağı fatura, 12/11/2019 tarihli, 85.006,62-TL satış bedeli + %18 oranıyla 15.301,19-TL KDV olmak üzere toplamda 100.307,81-TL tutarlıdır.
Taraf vekilleri ön inceleme duruşmasında hazır bulunmuş, dava ve cevap dilekçesindeki iddia ve savunmalarını tekrar etmiştir.
Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak aslının dosyaya ibraz edildiği, davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içinde içinde açıldığı, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı anlaşılmış, davanın esasına girilmiştir. Dosya mali müşavir bilirkişiye verilerek rapor alınmış, bilirkişi dosya kapsamındaki belgelere göre inceleme yapmış olup davacının 57.805,12-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Dosyaya sunulan raporun taraflar arasındaki uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı görülmekle, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davalının KDV muafiyetine ilişkin savunmaları incelenmek üzere mali müşavir ve vergi uzmanı bilirkişilerden heyet oluşturularak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememize sunulan raporda; mali müşavir bilirkişi, davacının mahkemeye sunduğu dilekçede defterlerin temini için verdiği irtibat numarasının hatalı olduğunu, davacı defterlerine ulaşılamadığını, davalının incelemeye konu 2019-2020 yılı ticari defterlerinin e defter olarak tutulduğu, defterlerin beratlarının yasal süresi içinde verildiği, usule uygun olduğu, davaya konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde faturanın TL olarak kaydedildiği, .... cinsinden karşılığının bulunmadığı görüş ve tespitlerine yer verilmiştir. Vergi uzmanı bilirkişi davaya konu satışın gerçekleştiğine ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığına göre davalının KDV iadesine yönelik taleplerinin ayrı bir davanın konusunu teşkil ettiği yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenmiş raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bulunmuş, taraflara usulünce tebliği sağlanmıştır.
GEREKÇE VE KANAAT:
Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacı tarafa aittir.
Davacı taraf alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Taraflar arasında davaya konu faturadaki malın satışına dair ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, satış bedeline ve KDV tutarına ilişkindir. İlk olarak satış bedeline yönelik ihtilaf incelenecektir. Davaya konu icra takibinin dayanağı fatura sadece TL cinsinden düzenlenmiştir. Davalı her ne kadar satışın ...cinsinden yapıldığı, satış bedeli olarak 14.731,50-USD tutar belirlendiğini, bu tutarın yarısını ödediklerini, geri kalan kısmını icra takibinden sonra dosyaya yatırdıklarını iddia etmekte ise de, bilirkişi incelemesi ile davalının faturayı defterlerine kaydettiği ortaya çıkmıştır. Davalı bu tutarı kayıtlarına aldığına göre USD cinsinden satış yapıldığı, ödeme tarihlerindeki kura göre satış bedelini ödediğine yönelik savunması ispata muhtaç kalmış, gelinen aşamada satış bedeli çekişmesiz hale gelmiştir. Davacı defterleri incelenememiş ise de davalının... hesabından 04/11/2019 tarihinde davacıya 42.254,37-TL ödeme yaptığı dosyaya sunulan dekontta görülmektedir. İcra takibi 17/11/2020 olup, bu ödeme icra takibinden öncedir. Bu durumda ödenen tutarın fatura bedelinden düşürülmesi gerekmektedir. Bu hesaplamaya göre (100.307,81-TL - 42.254,37-TL) davacının takip tarihi itibariyle 58.053,44-TL fatura alacağı vardır. Bu tutarın içinde %18 oranında KDV bulunmaktadır. Davalı, KDV'ye yönelik itirazda bulunmuş olup, çözülmesi gereken ikinci husus KDV tutarının faturaya eklenip eklenemeyeceğine ilişkindir. Davacı KDV'den muaf değildir, davalı muaftır. Dolayısıyla davacının KDV dahil fatura düzenlemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı ödediği KDV tutarını vergi dairesinde iade alamadıysa bu husus vergi mevzuatına ilişkin olup, ayrı bir davanın konusu olabilecektir. Dolayısıyla davalının KDV'ye yönelik savunması yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 58.053,44-TL bakiye alacağı bulunduğu kanaatine varılmış, davalının itirazının asıl alacak için 57.555,56-TL olduğu gözetildiğinde dava asıl alacak için sübut bulmuştur.
Davalı tarafın icra takibinden sonra icra dosyasına ödemeler yaptığı dosya kapsamından anlaşılmakta ise de itirazın iptali davalarında itiraz tarihindeki haklılık durumuna göre hesaplama yapıldığından icra takibinden sonraki ödemeler infazda.... tarafından gözetilir. Dolayısıyla bu ödemeler hesaplamaya dahil edilmemiştir.
İşlemiş faize yönelik talep değerlendirildiğinde; davalının icra takibi öncesinde TTK 18 maddesine göre temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmamasına göre davalının icra takibiyle beraber temerrüde düştüğünün kabulü gerekir, dolayasıyla işlemiş faiz istemi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi değerlendirildiğinde alacak likit olup takibe yönelik itiraz kısmen haksız olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatına yönelik talep değerlendirildiğinde; davalı işlemiş faiz istemi yönünden her ne kadar icra takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığından İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesindeki şartların sağlanmadığı kanaatine varılmış, bu talebin reddi gerekmiştir. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile; .... müdürlüğünün ....esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 57.555,56-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2.Kabul edilen 57.555,56-TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 11.511,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3.Davalının takip tarihinden sonra icra dosyasına yaptığı ödemelerin infazda ... tarafından değerlendirilmesine,
4.Davalının kötüniyet tazminatına yönelik talebinin reddine,
5.Alınması gerekli karar ve ilam harcı 3.931,62-TL olduğundan peşin alınan 1.141,25-TL nin mahsubu ile bakiye 2.790,37-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.686,94-TL'nin davalıdan, geri kalan 433,06-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
7.Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.271,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Davacı tarafından yatırılan 1.346,75-TL harç toplamı ile 10.198,00-TL posta, tebligat ücreti olmak üzere toplam 11.544,75-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 9.942,34-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
10.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)