11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/16380 E. , 2013/592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere: belgelerde sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez. Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir. Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimse de suç kastının varlığı kabul olunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ...’ya ait çekin kardeşi olan diğer sanık ... tarafından ...’in bilgisi ve rızası dahilinde keşide edilmesi, borcun sanıklarca inkar edilmemesi karşısında, zarar verme kastıyla hareket ettikleri yönünde mahkûmiyetlerine yeter delil bulunmadığından, manevi unsuru oluşmayan suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.