18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin davalıya eğitim, danışmanlık, koçluk hizmetleri verdiğini, verilen hizmetler gereği faturalandırılma yapıldığını, davalı tarafça bir kısım ödemelerin yapıldığını, daha sonra da herhangi bir ödeme yapılmadığını, muaccel fatura alacağının ödenmesi için davalıya ... Noterliğinin 08/03/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmamasından dolayı ... İcra Müdürlüğü 2021/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, ödeme emrinin davalı şirkette kimse bulunmadığından komşusunun imzası alınarak TK.
35.Maddeye göre muhtara tebliğ edildiğini, itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, akabinde İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinde usulsüz tebligat nedeniyle şikayet davası açıldığını, bu şikayetin kesinleştiğini ve istinaf mahkemesince de onaylandığını, dolayısıyla takibin itiraz nedeniyle durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü,... İcra Müdürlüğünün 2021/ ... esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, ... Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu yüzden yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde verildiği iddia edilen hizmetlerin kahır ekser verilmediğini, davacının verilmediği hizmetlerden de hak talep ettiğini, fatura kesilmesinin alacaklılığın varlığının ispatı olmadığını, faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, 7 günlük süreden sonra düzenlenen faturaların düzenlenmemiş sayıldığını belirterek davanın reddini davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 09/06/2023 tarihli ara kararı uyarınca; tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; İcra dosyasındaki takibe dayanak faturalardan dolayı alacağın bulunup bulunmadığı, varsa alacağın miktarının tespiti konularında, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek rapor alınması için dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup;
26/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Taraflar arasında 24.11.2020 danışmanlık, eğitim, koçluk ve takip konusunda, günlük eğitim, “günlük danışmanlık ve saatlik koçluk verilmesi üzerine KDV hariç toplam 124.000,00.-TL bedelli bir sözleşme akdedildiği, Bu sözleşmeye istinaden; davacı şirketin davalı şirkete, danışmanlık ve eğitmen masrafı içerikli 3 adet KDV dahil 94.784,80.-TL bedelli e- temel fatura düzenlediği,
Tarafların e defter ve e fatura mükellefleri olduğu, bu nedenle davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen tüm faturaların e- temel fatura olduğu, e- temel faturaların; 397 ve 421 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; Gib e-fatura Portalı üzerinden davalıya tebliğ edildiği,
TTK 21/2 maddesi ve yine TTK 18/3 maddesine göre davalı şirketin; adına düzenlenen faturalara ilişkin her hangi itirazının dosyada mevcut olmadığı, Taraflara ait Ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde; Davacı şirketin 2020-2021-2022 takvim yılına ait kanuni defterlerinin;
HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
09.06.2023 Tarihli ara karar tutanağımım 1. Bendinin 2. fıkrasında Taraf vekillerine; müvekkillerinin tutmakla yükümlü olduğu 2020-2022 Yıllarına ait yasal ticari defterlerinin HMK 219 Maddesi gereğince inceleme günü mahkememiz kalemine ibraz edilmesine, aksi takdirde HMK 'nın 220/3 maddesi gereğince defter ibrazından kaçınmış sayılacakları hususunun ihtar edildiği, davalı şirket ticari defterlerinin; inceleme günü ve saatinde mahkeme kalemine getirilmediği gibi yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı, Bu nedenle HMK 222/3 maddesi gereği davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; emri tarihinde, davacının davalıdan 94.784,80.-TL alacağının olduğu, Davalı şirket tarafından; ... İcra Dairesi 2021/... Esas dosyasına edilen itirazın 94.784,80.-TL üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 25/10/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiş olup; 30/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 07.11.2023 Tarih, 1248908 Sayılı yazısına ekli davalı şirketin BA formlarında: davalı şirketin davacı şirketten 2020 Yılında 2 belge karşılığı 40.326,00.-TL, 2021 Yılında 2 belge karşılığı 80.000,00.2TL mal/hizmet alındığının bildirildiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 16.11.2023 Tarih, ... Sayılı yazısına ekli davacı şirketin BS formlarında: davacı şirketin davalı şirkete 2020 Yılında 2 belge karşılığı 40.326,00.-TL, 2021 Yılında 2 belge karşılığı 80.000,00.-TL mal/hizmet sattığını bildirildiği, Davacı şirket tarafından düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturaların, davalı şirket BA formunda görüldüğü ve ticari defterlerinde yer aldığı, Davalı şirketin 2020-2021-2022 takvim yılına ait kanuni defterlerinin;
HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davalı şirketin davacı şirkete 181.167,70.-TL borcunun olduğu, Davalı şirket tarafından; ... İcra Dairesi 2021/... Esas dosyasına edilen itirazın 94.784,80.-TL üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 13/03/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmasına karar verilmiş olup;
15/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarında; davacı şirketin düzenlendiği ve ödeme emrine konu ettiği, 25.12.2020 tarih, ... : numaralı, 384,80.-TL bedelli, faturanın; davalı şirketin 2020 Yılı ticari defterlerinde 31.12.2020 tarih, 191 fiş numarası ile kayıtlı olduğu, 25.01.2021 tarih, ... sıra numaralı, 47.200,00.-TL bedelli, faturanın; davalı şirketin 2021 Yılı ticari defterlerinde 30.01.2021 tarih, 22 fiş numarası ile kayıtlı olduğu, 26.02.2021 tarih, ... sıra numaralı 47.200,00.-TL bedelli, faturanın yine davalı şirketin 2021 Yılı ticari defterlerinde 26.02.2021 tarih, 31 fiş numarası ile kayıtlı olduğu, bu faturalar ile ilgili herhangi bir ödeme kaydı görülmediği, özetle davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin davacı şirkete ödeme emrine konu edilen faturalardan dolayı (384,204-47.200,004-47.200,00-) 94.784,80.-TL borcunun olduğu, Davacı şirket tarafından düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturaların; davalı şirket tarafından BA formuyla bildirim konusu yapıldığı, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre, ödeme emri tarihinde, ödeme emrine konu edilen faturalardan dolayı; davalı şirketin, davacı şirkete 94.784,80.-TL borcunun olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden davacı tarafından davalıya sunulan hizmete ilişkin olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete verilmiş bulunan hizmete istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği beyan etmiş itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını beyan etmiş ayrıca davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafça her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de; TBK 89 ve HMK 10. Maddeleri gereğince davalının mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiş ayrıca icra müdürlüğüne yazılan müzekkeremize verilen 16/05/2023 tarihli dilekçe ile borca itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği bildirildiğinden davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır .
Mahkememizce taraflar arasındaki ticari ilişkiye esas olmak üzere taraflara defter ve belgelerini sunmaları için süre ve imkan tanınmış akabinde taraf defterlerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Davacının defterlerinin incelenmesi için yapılan inceleme sonucu bilirkişi tarafından hazırlanan 26/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda " davacı şirketin 2020-2021-2022 takvim yılına ait kanuni defterlerinin;
HMK 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Bu nedenle HMK 222/3 maddesi gereği davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacının davalıdan 94.784,80.-TL alacağının olduğu, " kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz 1 no.lu celsesinde; davalı tarafa defterlerini sunması için ihtaratlı süre verilmiş, İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak taraflara arasındaki ticari ilişkiyi gösterir 2020-2022 yıllarına ilişkin BA-BS formlarının dosyamız arasına gönderilmesi istenmiş, ara kararların yerine getirilmesine müteakip dosyanın davalının defterlerinin de incelenerek rapor tanzim edilmesi için ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan 30/11/2023 tarihli ek rapor ile; " Davacı şirket tarafından düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturaların, davalı şirket BA formunda görüldüğü ve ticari defterlerinde yer aldığı, Davalı şirketin 2020-2021-2022 takvim yılına ait kanuni defterlerinin;
HMK’nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davalı şirketin davacı şirkete 181.167,70.-TL borcunun olduğu" rapor edilmiştir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın yeniden ek rapora tevdine karar verilmiş, hazırlanan ek raporda tarafların itirazları değerlendirilmiş, " Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarında; davacı şirketin düzenlendiği ve ödeme emrine konu ettiği, 25.12.2020 tarih, ... sıra numaralı, 384,80.-TL bedelli, faturanın; davalı şirketin 2020 Yılı ticari defterlerinde 31.12.2020 tarih, 191 fiş numarası ile kayıtlı olduğu, 25.01.2021 tarih, ... sıra numaralı, 47.200,00.-TL bedelli, faturanın; davalı şirketin 2021 Yılı ticari defterlerinde 30.01.2021 tarih, 22 fiş numarası ile kayıtlı olduğu, 26.02.2021 tarih, ... sıra numaralı 47.200,00.-TL bedelli, faturanın yine davalı şirketin 2021 Yılı ticari defterlerinde 26.02.2021 tarih, 31 fiş numarası ile kayıtlı olduğu, bu faturalar ile ilgili herhangi bir ödeme kaydı görülmediği, özetle davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin davacı şirkete ödeme emrine konu edilen faturalardan dolayı (384,20+47.200,00+47.200,00=) 94.784,80.-TL borcunun olduğu, Davacı şirket tarafından düzenlenen ve ödeme emrine konu edilen faturaların; davalı şirket tarafından BA formuyla bildirim konusu yapıldığı, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre, ödeme emri tarihinde, ödeme emrine konu edilen faturalardan dolayı; davalı şirketin, davacı şirkete 94.784,80-TL borcunun olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihinde 181.167,70-TL borçlu olduğu sabittir.
Davacının defter kayıtlarına göre ise davacı, davalıdan 94.784,80-TL alacaklıdır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu bu kaydın davalı aleyhine delil oluşturacağı, ancak davacının da kendi defterinde görünen alacağının, davalı defterinden daha az bir tutarda olduğu ve bu hususun da davacı aleyhine delil oluşturduğu ayrıca dosya kapsamında alınan 15/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu da dikkate alınmakla bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenen tutarlar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ; somut olayda davalı kendi defter kayıtlarına göre de davacı tarafa borçlu olduğunu bildiğinden alacak likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile, ... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla DEVAMINA,
2.Asıl alacak 94.784,80-TL nin %20 sine denk gelen 18.956,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
4.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 6.474,75 TL harçtan peşin alınan 1.144,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.329,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5.Davacı tarafından yatırılan 1.144,77 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafça yapılan 161,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti 92,20 TL ilk masraf (80,70 TL başvurma harcı + 11,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 2.253,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
10.Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2024 Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)