11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2011/1668 E. , 2013/2872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılan vekilinin duruşmada beyanının alınması karşısında yurt dışında olduğu için ifadesi alınamayan katılan beyanının eksikliği sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığına "2006" olarak yanlış yazılan suç tarihinin suça konu senetlerin icraya konulduğu ''28.05.2004 ve öncesi'' olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Sanığın 2 adet sahte senedi kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle, sanığın senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını savunması ve Hukuk Mahkemesinde alınan ve sadece katılan yönünden inceleme yapan bilirkişi raporu karşısında; sanığın da imzalarını içerecek şekilde yeniden imza incelemesi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2.Belgelerde yapılan sahtecilik eyleminin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hâkime ait olup; Ankara 32. İcra Müdürlüğü dosyası ile birlikte suça konu 2 adet senedin getirtilip duruşmada incelenerek özellikleri zapta geçirilmeden, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılmadan ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde de bulundurulmadan, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
3.5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesine göre aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, sanığın suça konu sahte senetleri aynı anda verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı gözönüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı TürkCeza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 342/1, 80, 59 ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yanlış değerlendirme ile sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.