Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/123
Karar No
K. 2024/681
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/123 Esas
KARAR NO: 2024/681
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/02/2024
KARAR TARİHİ: 17/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı borçlu, ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olarak müvekkili şirketin alacaklı olduğu dosyada son derece kötü niyetli olarak borca, faize oranına itiraz ettiğini, müvekkili şirket sigortacılık faaliyetleri hakkında hizmet sunmakta olup, müşterilerine karşı saygın bir konumda olduğunu, davalı borçlu taraf ise uluslararası taşımacılık-lojistik faaliyetlerinde bulunan bir şirket olduğunu, borç tutarına ilişkin ne takip tarihlerinde, ne de sonrasında müvekkil şirkete herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, ... plakalı ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ve ... plakalı aracın 16/11/2021 tarihinde karışmış olduğu kazada sigortalı araç sürücüsü olay yeri terk nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine ... No'lu hasar dosyası üzerinden mağdurlara birtakım ödemeler yapılmış olduğunu, bu hususta açılan hasar dosyası evrakları ve yapılan ödemelere ilişkin dekontları sunduklarını, müvekkili şirketin dava konusu hasarı TMK 1472 Maddesi uyarınca sigortalısına ödemesi ile dava konusu alacağı talep etme hakkına sahip olduğunun açık olduğunu, davalı yan ile ... Arabuluculuk Numaralı dosya üzerinden arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, müzakereler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalı-borçlu taraf, dava konusu olay nedeniyle hasara bağlı zararlardan sorumlu olduğunu bildiğini, davalı-borçlu tarafça kötü niyetli olarak sırf borcun ifa edilmesini geciktirmek için icra takibine itiraz edildiğini, davalı-borçlu taraf, her ne kadar faize itiraz etmişse de, ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi oranı 4489 sayılı yasa ile değişik 3095 sayılı “Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun”un ilgili 2. Maddesi 2. Fıkrasındaki “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.” şeklindeki düzenleme ile avans faizi olarak öngörüldüğünü, her iki tarafın da tacir olması nedeniyle aralarındaki ticari işlerden doğan alacaklar için de avans faizinin uygulanması gerektiğini, haksız ve yersiz olarak itirazın iptalini ve ortada likit bir alacak olmasına rağmen davalı-borçlu kötü niyetli olarak bu itirazı yapmış olduğunu, takip konusu miktarın %20’sindan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, haklı davamızın kabulüne, davalı-borçlu tarafın haksız ve yersiz olan, yetkiye ve borca ilişkin ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptaline, icra takibinin takipteki şartlarla devamına, davalı-borçlu kötü niyetli olduğu ve alacak likit bulunduğundan takip konusu miktarın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: huzurundaki dosya ve itirazın iptali talep edilen .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibi yetkili mahkeme ve müdürlükte açılmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2010 tarihli, 2010/13182 E., 2020/15792 K. sayılı kararında; “…Dava, itirazın iptaline ilişkindir. İtirazın iptali davalarında; yargılama usulü olarak genel hükümler uygulanır. Davanın icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi zorunluluğu yoktur.” hususları belirtilmiştir. İş bu dava haksız fiile dayanmakta olup TMK'nın 16. Maddesi ve yetkiyi düzenleyen genel hüküm 6. Maddesi uyarınca inceleme yapılması gerekmektedir.

HMK'nın 6. Maddesine göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." ve HMK'nın 16. Maddesine göre; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." iş bu davada davalı müvekkili adresi Bakırköy olup kazanın gerçekleştiği yer ise Üsküdar olduğunu, ne icra takibi ne de huzurundaki dava yetkili mahkeme olabilecek Bakırköy Adliyesinde yada Anadolu adliyesinde açıldığını, mahkemenizin huzurundaki iş bu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, iş bu davanın müvekkili ikamet adresi mahali olan Bakırköy Adliyesinde açılması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, öncelikle davacı tarafından icra takibine ve mahkemeniz huzurundaki davaya konu edilen davacı tarafından yapılan ödemeler farklı husus ve konulara ilişkindir, ... plakalı ticari taksinin maddi hasarı ve araç içindeki kişinin maluliyetine ilişkin yapılan ödemeler farklı inceleme ve yargılama gerektirdiğini, görev yönünden itirazlarımız bulunmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ödemelere ilişkin belgeler ödemeye esas hususların farkı hususlarda ve konularda olduğu belirlendiğini, bir kısım ödeme ... plakalı (taksi) aracın hasarına ilişkin olup bir kısım ödeme ... plakalı araçta bulunan Nihan Şahin'e ödenen maluliyet tazminatına ilişkili olduğunu, halefiyet ilkesi gereği ödeme yapan davacı tarafından dava konusu hususa ilişkin hangi mahkemede dava açılacaksa onun yerine geçerek belirlenecek görevli mahkemede dava açmasının gerektiğini, huzurdaki iş bu dava görevli mahkemede açılmadığını, davalarına ilişkin ödeme talepleri farklı konusu ve alacaklara ilişkin olduğunu, ayrıca farklı alacak taleplerine ilişkin yargına konusu ayrı ayrı yapılabileceğinden tüm ödemelere ilişkin tek bir icra takibi açılması ve akabinde itirazın iptali talebiyle davanın açılması hukuka aykırı olduğunu, usulden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın yetkisizlik sebebiyle öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini, davacının haksız icra takibi ve haksız davası sebebiyle % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibari ile;

İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 21/02/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Zarar gören tarafa ödemede bulunan sigortacının, kendi akidi olan sigorta ettirene veya halefiyet ilkesi uyarınca üçüncü kişilere karşı açacakları rücu davalarında, yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenmemiştir.

Dava niteliği itibariyle KTK.nun 85. maddesinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin bir dava türü olmayıp, aynı Yasanın 95/2. maddesinde öngörülen ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan bir dava türüdür. Bu durum karşısında hukuki sorumluluğa ilişkin davalardaki yetki kuralını getiren KTK.nun 110. maddesinin uygulama alanı bu davada bulunmamaktadır. Poliçe genel şartlarındaki yetkili mahkemeye ilişkin maddesi yukarıda değinilen yasa hükmüne paralel olarak hukuki sorumluluğa ilişkin davalar bakımından yetki anlaşmasını getirmiş olmakla bu maddeye göre de bu davada yetkili mahkemenin belirlenmesi mümkün değildir.

Bu nedenle, bu tür davalarda yetkili mahkeme HMK'nın genel yetki kuralları çerçevesinde tespit edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.05.2004 gün ve 2005/11- 543 Esas, 2005/590 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Somut davada, davalının ikametgahının Bakırköy'de bulunduğu, kazanın Üsküdar'da gerçekleştiği, davalının da süresinde yetki itirazında bulunarak Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunduğu anlaşıldığından, yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden REDDİNE,

2.HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,

3.Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,

Dair,

HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.