Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/913
Karar No
K. 2024/663
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/913 Esas
KARAR NO: 2024/663
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 15/12/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2024

---- maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I. DAVA:Davacı vekili; müvekkili banka ile borçlu-------

Arasında Ticari Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşmelere istinaden borçluya ticari kredi kullandırıldığını, yine müvekkili kurumun sözleşmeden kaynaklı tüm hak ve alacaklarının teminatı olmak üzere ----- imzalanmış ------plakalı araca müvekkil banka lehine rehin şerhi işlendiğini, ancak borçlu tarafından sözleşmelerde belirlenen yükümlülükler yerine getirilmemiş ve bu sebeple borçluya ------ Noterliği'nce yollanan işbu dilekçemiz ekindeki ihtarnameler gönderilmiş ve yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, borçluların, vadesinde taksidini ödemediğinden hesap kat edildiğini, bu aşamada borçlular maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğünü, ihtarnameye konu gecikmiş borcu müvekkili kuruma ödemeyerek sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmeyen borçluya karşı ----- Sayılı icra dosyasından takibe geçildiğini, davalının işbu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiğini, ------ dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibe devam olunmasına, davalı borçlular aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP:Davalı vekili; müvekkili firmaca tüm borçların eksiksiz bir şekilde ifa edilmiş olup davalı kurumun muaccel bir alacağı bulunmadığını, davacı kurumun oldukça kötü niyetli olup talep edilen borcun hangi döneme ve hangi kredi hesabına ilişkin olduğu belirtilmemekte taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmelerin dava dosyasına sunulmak sureti ile borç ilişkisinin çarptırılmaya çalışıldığını, müvekkili firmanın davacı kuruma herhangi bir kredi veyahut kredi kartı borcu bulunmadığını, takibe konu alacak KMH hesabına ilişkin olup öncelikle müvekkili firmanın ek hesap talebi bulunmamakla birlikte rıza dışında açılan hesaba ilişkin dönem borcu ve yasal faizi müvekkili firmaca ifa edilir iken hesaplar usul ve kanuna aykırı bir şekilde kat edilmek sureti ile takip başlatıldığını, somut olayda bir vade olmaması sebebi ile takibe konu alacak açısından muacceliyet şartlarının oluştuğu ve temerrüdün meydana gelmesinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, haksız bir şekilde açılan davanın reddine, müvekkili firma lehine %20'den az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama masrafının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.----- sayılı dosyasının tetkikinde;

Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 18.796,58 TL asıl alacak, 928,60 TL işlemiş faiz, 44 TL masraf, 35,81 TL BSMV olmak üzere toplam 19.804,99 TL alacağın % 19.92 oranında temerrüt faizi tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.

Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davalı asıl borçlu firma ------davacı banka --- arasında; ---- tarihinde --- limitli, ---- tarihinde ---limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı,Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden, banka tarafından davalı asıl borçlu firmaya, ---- tanımlandığı, ---- taksitli ticari taşıt kredisi tahsis edildiği, Kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya---- tarihinde tebliğ edildiği, borcun 1 gün içinde ödenmesi istendiği, bu kapsamda temerrüdün --- tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı taleple bağlı kalınarak, 18.796,58 TL asıl alacak, 899,21 TL işlemiş alacak, 35,81 TL BSMV olmak üzere toplam 19.731,60 TL olduğu belirtilmiştir.Rapor yerinde görülerek hükme esas alınarak, rapor doğrultusunda 19.731,60 TL alacak yönüden takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.--------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE;

1.Davalının ------- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19,92 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, -18.796,58 TL asıl alacak, - 899,21 TL işlemiş alacak, - 35,81 TL BSMV olmak üzere toplam 19.731,60 TL üzerinden takibin devamına,

2.Fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.347,87 TL harçtan peşin alınan 338,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.009,65 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 73,39 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yatırılan 608,07 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafından yatırılan 4.157,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.141,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

9.Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

10.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

11.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%0,37 ) ve kabul (%99,63 ) oranına göre hesaplanan 1.315,11 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 4,89 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog