Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/511
Karar No
K. 2024/698
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/511 Esas
KARAR NO: 2024/698
DAVA: Alacak (... Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/10/2020
KARAR TARİHİ: 08/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (... Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... taşıma işi ile iştigal eden müvekkil şirketin bu faaliyetini hem şubeleri hem de ... aracılığı ile gerçekleştirdiğini, davalının da ... tarihinden sözleşmenin feshine kadar ... yürüttüğünü, mevcut sözleşmenin Beyoğlu Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtamamesi ile sona erdiğini. ...'nın yaptığı iş için müşterilerden tahsilatlar gerçekleştirdiğini ve yaptığı iş üzerinden de müvekkilden hak edişler aldığını, sözleşmenin fesih tarihi itibariyle davalının müvekkil firmaya ... TL borcu olduğunu, bu borcu bu güne kadar ödemediğini iddia ederek ... sözleşmesinden kaynaklanan ... TL alacağın sözleşmenin fesih tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilin ... tarihinden işten çıkarıldığı ... tarihine kadar çeşitli pozisyonlarda davacı şirkette çalıştığını, ... tarihinde ... atandığını, davacı şirketin muvazaalı işlem dayatması ile müvekkilinin ... tarihinden itibaren şubedeki diğer işçilerin işvereni konumuna getirdiğini, 4867 sayılı İş Kanununun 2/8 fıkrasında belirtilen, “daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisinin kurulamaz” hükmü gereğince müvekkilin alt işveren gösterildiğine dair sözleşmelerin mutlak butlan / hükümsüz olduğunu, müvekkilinin işçilik vasfının ortadan kalmamış olacağını, müvekkilin bu borçlardan sorumlu olmadığına ve işçilik alacaklarının kendisine ödenmesine dair dava (Antalya ... İş Mahkemesi ... esas sayılı dosya) ikame edildiğini. müvekkile yansıtılan icra takibine konu alecağın şube personellerine verilen tazminatlar sebebiyle “kayden” oluşturulan alacak olduğunu, benzer konuda açılan davaların iş mahkemesine gönderildiğini, bu nedenle davanın İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini ve Antalya ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, takibe konu alacağın, müvekkil işten çıkarılınca şubedeki diğer işçilere ödenen kıdem tazminatlarının ve esasen davacının üzerinde kalması gereken diğer külfetlerin müvekkilin cari hesabına eklenmesi sonucu oluştuğunu, müvekkiline işten çıkarılma korkusuyla muvazaalı sözleşmeler imzalatıldığını, ...'nun ticari defterlerinin tek delil olduğunun sözleşmede yer almasının da bu dayatmayı gösteren olgu olduğunu, her iki tarafın ticari defterlerinin delil olarak gösterilmesi gerektiğini, müvekkilin ticari defterlerinin de davacı şirket tarafından atanan muhasebecilerle tutulduğunu, bu defterlerin müvekkilin nezdinde bulunmadığını, dayatılan sözleşmelerle suni bir tacir yaratmak istendiğini, borç kalemlerinin taraflarına iletilmemesine rağmen davacı tarafça defterlere işlendiğini, şube işçilerinin tüm ücret ve tazminat haklarından davacı şirketin 4867 sayılı İş Kanununun 2/8 fıkrasına göre tek başına sorurulu olduğunu, iddia ederek; görevsizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkili ve görevli iş mahkemesine gönderilmesine ve müvekkile yansıtılabilecek geçerli bir ticari alacak bulunmadığından da davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir ve daha sonra ise gerekçeli karar ve istinaf ilamı uyap sisteminden yapılan araştırma neticesinde bulunarak dosya arasına alınmıştır.Söz konusu ceza dosyası incelendiğinde; katılanın ..., sanığın ..., suç tarihin ..., atılı suçun Hizmet Nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma olduğu ve yapılan yargılama neticesinde ...'in beraatine dair ... tarihinde karar verildiği ve beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Antalya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi ...Dairesi'nin ... E. ... ilamıyla esastan reddine karar verildiği , anlaşılmıştır. Beyoğlu ... Noterliği'ne yazılan müzekkereye , ihtarname ve mazbata ekli cevap dosya arasına alınmıştır. Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.

Davacının ticari defterleri üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılan inceleme neticesinde mali müşavir bilirkişinin hazırladığı ... tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Mahkemenin ... tarihli oturumunda davacı vekilinin dava konusu dönemlere ait kanuni defter kayıtlarını (... ve ... yılı E Defter) ve belgelerini (... cari hesap ekstresi) CD ortamında Mahkeme dosyasına ibraz etmiştir. dosya kapsamında tarafıma verilen CD'nin incelenmesinden yukarıda “Tespit” bölümünde ayrıntılı dökümü yapıldığı üzere;- CD içerisinde üç adet dosyanın bulunduğu, -... ve ... yılı E Defter dosyasının açılamadığı / okunamadığı, - ...'e ait cari hesap ekstresi'nde ... — ... tarih aralığına ilişkin kayıtların yapıldığı, “Cari hesap ekstresi'nde ki bu kayıtların dayanağına (fatura vb belge) ilişkin açıklamaların ve belgelerin anlaşılır şekilde bulunmadığı / ibraz edilmediği, bir başka anlatımla borcun kaynağının ne olduğunun ortaya konmadığı / belirlenemediği, -Cari hesap ekstresine göre .. tarihi itibariyle ...'in ... TI. borçlu olduğu kaydının yapılmış olduğu, ancak dava dilekçesinde atacak tutarının ... TL olarak iddia edildiği, tespit edildiği, Öte yandan, yukarıda tespit bölümünde gözüktüğü üzere davalının (...) ... — ... tarih aralığında kendi adına ticari mükellefiyetinin olduğu gözükmekte olup, dava konusu borç / alacak iddialara ilişkin olarak davalının ticari defter ve belgelerinin de incelenmesinde favda olacağı düşünüldüğü, dosyanın bu şekli ile davacı tarafından dava konusu cdilen ... TL alacak iddiası talebinin değerlendirmesi ve takdirinin Mahkemeye ait bulunduğu, Mahkemece gerek görülmesi halinde ve dosya içerisine tam olarak ibrazının sağlanması halinde davacının ve davalının kanuni defter ve belgeleri üzerinde (... — ... takvim yılı) inceleme yapılarak ek rapor tanzim edilebilir." denilmiştir.

Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ...'nun ... tarihli bilirkişi raporunda:"dava dosyası ve ekindeki belgeler ile konuya ilişkin yasal mevzuat üzerinde yapılan inceleme sonucunda; hususlara ilişkin olarak Mahkemenin ... tarihli oturumunun ... nolu ara kararında;“ie davacı vekili tarafından celse arasında sunulan e-defter kayıtları ile dilekçe ekindeki belgelerinde değerlendirilerek ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, ”kararının verilmesi üzerine dava dosyasının ek rapor tanzim edilmesi için tarafımıza verildiği, davacı vekilinin ... havale tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği taraflar arasında tüm işlemleri tek tek Österir “Cari Hesap Ekstresi” belgelerinin incelenmesinden, davacı ...'nin davalı ...'ten;-... nolu hesapta takip edilen işlemlerden / kayıtlardan dolayı: ... TL -... nolu hesapta takip edilen işlemlerden / kayıtlardan dolayı: ... TL ... TL toplam ... TI alacaklı olduğunun kayıt altına alınmış olduğu, Davacı ...'nin kanuni defter kayıtlarına göre davalı ...'ten ... tarihi itibariyle toplam ... TL alacaklı olunduğunun, bir başka anlatımla davalı ...'in ... tarihi itibariyle toplam ... Tl borçlu olduğunun kayıt altına alınmış olduğu,

Hukuki değerlendirme ve delillerin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, yukarıdaki tespitlerimizde göz önünde bulundurularak dosyanın bu şekli ile davacı tarafından dava konusu edilen ... TL alacak iddiası talebinin değerlendirmesi ve takdirinin mahkemeye ait bulunduğu, kanaat ve sonucuna varılmıştır" denilmiştir.

Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ...'nin ... tarihli bilirkişi raporunda:"davacı ... Fiziki ortamda tutulan envanter defteri ve elektronik ortamda tutulan E-Defter tasdiklerinin kanun ve tebliğlerden yapılan düzenlemelere uygun olarak ilgili defter ve berat yüklemelerinin ise belirlenen yasal süreler içinde yapıldığı tespit edildiğini, ticari defterlerinin tamamının açılış ve kapanış onayına tabi tutulduğunun görüldüğü, davacının ... ve ... yıllarına ilişkin ticari defterlerine kıdem tazminatı, masraf ödemeleri, ... borç dekontu, mahsup netleştirme açıklamalarıyla kaydedilen tutarların dayanağı olan belge ve bilgiler davacı tarafından ibraz edilememesi nedeniyle belirtilen işlemlerle ilgili kayıtlara ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmamış olmasının takdirinin mahkemeye ait olmak üzere, davacının ... ve ... yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan envanter defterleri ve elektronik ortamda tutulan ticari defterler ve dava dosyası ekinde delil olarak sunulan cari hesap bilgilerini içeren incelemelerde Davalı ... Cari hesap kayıtlarından özetle; Hak edişler ...-Tl, kıdem tazminatı ve ikramiye fonu işlemlere (bakiye) .., ... ödemeleri ...-Tl, Personel SGK ödemeleri ...-Tl açıklamalarıyla alacak olarak defterlere kaydedildiği ve toplamının ...-TL olduğu, banka ödemelerinin ...-TL, borç dekontunun ... TL, ....'nin düzenlediği faturaların ...-Tl, kasa sayım farkı'nın ...-Tl, açıklamalarıyla borç olarak defterlere kaydedildiği ve toplamının ... Tl olduğu, ticari defter kayıtlarına göre ... tarihi itibariyle davalı ...'in (...TL -...)=...-TL borçlu bulunmaktadır" denilmiştir.

Davacı tanığı ...'ın ... tarihli duruşmada beyanında; "Ben davacı şirkette ... olarak çalışırım. Davalıyı da bu sebeple tanırım. Davalı ... bizim ...di. Yani ...'nun ... olarak şube verdiği kişilerden biridir. ...nun çalışma şekli şu şekildedir: belli bölgelerde ... yapmak isteyen yani ... adına ... kabul edip dağıtmak için sözleşme yapılır. Bu kişi ...nun belirlenen bölgedeki ...dir ve yapmış olduğu işlemlerden belli oranlarda hakediş komisyon verilir. Davalı da bu şekilde çalışanlardan biridir. ... çalıştırdığı elemanların ücretini de kiralamış olduğu dükkanın kirasını da verir. ... bizim adımıza yani ... adına işlemler yaparken bir gün ben artık gelmiyorum dedi ve ... kapattı gitti. ... Bey ... Şubesini işletiyordu. Kiralanan yerlerde ... ...'nun alt kiracısı olarak bulunur. ... de gittiğinde daha sonra o bölgenin ... olarak çalışan kişi de aynı yerde iş yaptı o da bizim alt kiracımız oldu. Biz yani ben ve diğer birkaç yetkili arkadaş ... Bey gidince şubenin olduğu yere gittik orada tutanak tuttuk. Bulunan demirbaşlardan ... varıncaya kadar bütün her şeyi tutanak altına aldık tutanakta yazan kısımlar doğrudur. Bana göstermiş olduğunuz kasa sayım tutanağındaki ... altındaki imza bana aittir. Tutanak az evvel belirtmiş olduğum şekilde düzenlenmiştir. Az evvel söylemiş olduğum gibi ... ile ... arasında alt kira ilişkisi bulunmaktadır. Kira bedeli hak edişlerden kesilerek ...den ... tahsil eder ve bunu asıl mülk sahibine öder. ... Bey'in yanında çalışan işçilerin sigorta primlerini ve maaşlarını ... Bey'in kendisi öder. Yine ... kendi iş yerini açıp kapama saatlerini kendisi belirler." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ...'nın ... tarihli duruşmada beyanında; "Ben davalıyı aynı yerde çalışmamız nedeniyle tanırım. ... - ... tarihleri arasında biz davalı ile birlikte çalıştık. Ben ... nun ... Şubesinde ... olarak çalışıyordum daha sonra ... ve daha sonra ... oldum. Davalı ise aynı dönemde ... Şubesinde ... olarak çalışıyordu. ... yılında ben ... Şubesine geçtim, davalı ise ... Şubesinde kaldı. Daha sonrasında ise davalı ... ve ... Şubelerinde çalıştığını biliyorum. Biz ... de olsak şube de olsak doğrudan bağımsız olarak hareket etmemiz mümkün değildi, bütün işlemleri ...'nun ... düzenler, belirlerdi. Az evvelki anlattıklarıma göre aslında ben de bir ... Bize ödeme esasen şu şekilde yapılıyordu birinci kalemde personelin ücreti, sigorta primi ve benzeri, ikinci kalemde verilmesi gereken vergiler, son olarak da artan bir şey olacak olursa bize ücret olarak verilen paradır. Bizlerin ayrıca bir vergi kaydı levhası bulunuyordu fakat ...nun ...nın bize yönlendirmiş olduğu ... Bey isimli bir mali müşavir bizim defterlerimizi tutuyordu. ...'daki şubelerin benim tanıdıklarım hepsinin işlerini o yapıyordu. Biz kağıt üzerinde bağımsız ... gibi gözüksek hiçbir şeyi tek başımıza yapamıyor her şeyi davacının yönlendirmeleri ve taleplerine göre yapıyorduk. ... bizim mesaiye geldiğimiz saatleri telefon açmak ve denetlemek suretiyle kontrol ederlerdi yani mesaimizi onlar belirliyordu. Yine personellerin işe alınması, yani bize bağlı şubelerdeki çalışan ... dağıtan veya şubede bulunan kişilerin işe alınmasını ... belirler, çıkarma işlemleri yine onların inisiyatifinde olurdu yine bunların izin kullanmaları da ...nün inisiyatifine göre olurdu. Yani ben doğrudan kendi inisiyatifimle birini izne yollayamam" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ...'un ... tarihli duruşmada beyanında; "Ben ... - ... yılları arasında ...'nun çeşitli şubelerinde ... olarak görev yaptım, ... Beyi de bu yüzden tanırım. ... Bey önce şubede ... olarak çalışırken daha sonra o da ... olmuştur. Yani bir yerde terfi etmiştir. Şubelerin çalışması ...nün belirlediği saatlere göre ve personele göre olur. Yani şube sabah ...'de ... ile bir nöbetçi personel tarafından açılır, kapanışta da yine aynı şekilde ... ve nöbetçi personel ile yapılır. Personel alınması da ...'nun ... tarafından yapılır. Personel izin kullanmak istediği zaman önce bağlı bulunduğu şubeye verir dilekçesini, oradan da ...ne gönderilir. ... onay vermesi halinde o tarih aralığında izin kullandırılır. ... maaşlarını banka aracılığıyla alır. Maaş esasen ...nün belirlemiş olduğu net maaş + belli hedeflerin aşılması durumunda prim eklenmek suretiyle olur. Ben şirketin normal kendisinin işlettiği ... ... durumu ise biraz daha farklı olabiliyor. ... maaşları personel maaşlarını önce o ... sahibine gönderiliyor, ... de çalışanlarına götürülüyordu. Davalı ise bir ... sahibidir, ...dür. Davalının çalışma şekli ise doğrudan bir maaş şeklinde değil, hak edişe göredir. Yani kısacası ... bir doğrudan kendisinin işlettiği şubeler, bir de ... vasıtasıyla işlettiği şubeler vardır. Davalı ... usulüne göre çalışan şubelerin birinin ...dür. ... doğrudan kendilerinin yapabileceği bir şey yoktur. Bütün talimatlar ...nun ... ya da telefonla gelir. ... hiçbir yetkisi yoktur. ... tek başına bir personel almaya dahi yetkisi yoktur. Ben davacı şirketten çıkarıldım çünkü davacı şirket beni de ... yapmaya zorladı. Fakat maddi durumum buna müsaade etmediği için ben ... olarak çalışmak istemedim. Sendikalı da olmam sebebiyle tazminatımı vererek davacı şirket beni işten çıkardı. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Antalya ... İş Mahkemesine müzekkere yazılarak ...

E. Sayılı dosyasına verilen cevaplar dosya arasına alınmıştır.

Söz konusu dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının daha sonradan Antalya ...İş Mahkemesi'nin ... E.sayısını aldığı anlaşılmıştır.Söz konusu dava dosyası incelendiğinde ; davacının ..., davalının ..., dava konusunun İşçi ile İşveren İlişkisinden kaynaklanan alacak talebi olduğu, yapılan yargılama neticesinde ;davacının davalı şirket nezdinde ...-... tarihleri arasına çalışmasının olduğu belirtilmiş ve taraflar arasındaki ... sözleşmesinin muvazaalı olduğunun ve davacının davalı işçisi olduğunun tespitine ve ayrıca davacının diğer alacak taleplerinin kabulüne karar verilmiş ve söz konusu karar istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek , kesinleşmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.

Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartının mevcut olup olmadığı , mahkemece yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulur.

Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md.5'de; "(1) İş mahkemeleri;

a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,

b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,

c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." denilmiştir. Antalya ...İş Mahkemesi'nin ... E ... K.sayılı kesinleşen hükmüyle ; taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesinin muvazaalı olduğunun ve davacının davalı işçisi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; görevli mahkemenin İş Mahkemesi olması nedeniyle, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2.Davaya bakmaya Antalya İş Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,

3.6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,

Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,

4.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açık duruşmada okundu, usulen anlatıldı 08/10/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog