11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/11705
- Karar No
- 2013/10826
- Karar Tarihi
- 27.06.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- DÜŞÜRÜLMESİNE
11. Ceza Dairesi 2013/11705 E. , 2013/10826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanığın suça konu çeki 24.10.2004 tarihinde yaptığı alışveriş karşılığında müşteki ...'e vererek kullandığının anlaşılması karşısında gerekçeli karar başlığına 25.10.2006 olarak yanlış yazılan suç tarihinin 24.10.2004 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüş, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında lehe olarak kabul edilen 765 sayılı TCK hükümlerince tayin olunan cezanın aynı Yasanın 81. maddesinde gösterilen tekerrür nedeniyle artırılmaması ve lehe yasa belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek sonuç cezalar gösterilmek suretiyle lehe yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlendiği anlaşılmış, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama gerekçeleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Müdafiinin sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 24.10.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.