Esas No
E. 2020/549
Karar No
K. 2024/723
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2020/549 K. 2024/723 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2020/549, K. 2024/723, T. 18.09.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2020/549
Karar No
2024/723
Karar Tarihi
18.09.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/549 Esas
KARAR NO: 2024/723
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/11/2020
KARAR TARİHİ: 18/09/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında -------- taşıma anlaşması imzalanmış olduğu, iş bu sözleşmenin 4. maddesi uyarınca sözleşme süresi boyunca davalı şirketçe belirlenen taşıma fiyatlarının davacı şirketin zarar etmesine yol açması nedeni ile davalı şirket genel müdürü sayın ------ ile davacı şirket yetkilisinin 2020-Nisan ayı sonunda telefonda görüşerek, davacı şirketin sözleşmeyi yenilemeyeceği işi bırakmak istediği bildirilmiş, davalı şirket genel müdürü sayın ----- de bu görüşmede davalı şirketin yetkililerinden ----- görüşerek davacının işi bırakabileceğini iletildiği, davalı şirketin yetkililerinden ------ günü yapılan fesih görüşmesinde, davalı şirketin taşıma fiyatını artıracağını, bu nedenle davacının işi bırakmak için beklemesini talep etiği, davalı şirket tarafından açıklanan artış bedelinin davacı tarafından kabul görmemesi üzerine davalı şirket yetkilisine 9 Haziran 2020 gönderilen e-mail içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı şirket tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceği, davalı şirketin yeni bir nakliyeci firma ile anlaşana kadar sözleşme süresi sonuna kadar işine devam edeceği bildirildiği, davacı tarafından davalıya Sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirilmiş olduğu, bu husus davalı taraf yetkililerince de kabul edilmesi üzerine sözleşme uyarınca davalının işinde kullanılan dorseleri ve diğer malzemeleri, ekli teslim tutanaklarından da anlaşılacağı üzere sözleşme süresi sonuna kadar davalıya eksiksiz ve ayıpsız şekilde iade edildiği, taraflar arasındaki sözleşme 08.08.2020 günü son bulduğu, davalı şirket ile davacı arasında oluşan bakiye cari hesap (açık hesap) alacağının da yapılan görüşmelere rağmen ödenmemesi üzerine; davalı şirket hakkında 24.08.2020 günü itibari ile bakiye 254.836,47 TL asıl alacağın tahsili için ------- dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlu iş bu takipten 2 gün sonra 26.08.2020 günü davacı şirkete 51.922,63 TL ödeme yapmış olup takip alacağından bu tutar düşülmek sureti ile iş bu davamız ikame edildiği, ---- sayılı dosyasından düzenlenen ödeme emri borçlu şirkete 29.08.2020 günü tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket vekili aracılığıyla 02.09.2020 günlü süresinde verilen itiraz dilekçesi ile özetle, 6102 sayılı yasanın 97. maddesi uyarınca cari hesabın kat edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin henüz feshedilmediğini, sözleşme gereğince 90.000,00 TL teminat tutarının nakit tutulduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya ödemesi gereken 62.720,00 TL kira parasının bulunduğunu, takipten sonra ödeme emri tebliğinden önce 26.08.2020 günü müvekkile 51.922,63 TL ödemede bulunduklarını beyanla borca ve ferilerine itiraz etmiş, borca itiraz üzerine takibin icra müdürlüğünce durdurulduğu davalı tarafça davacı tarafından alacağının ödenmesi istendiği halde davalının buna yanaşmadığı, davalının davacı alacağını nakit teminat adı altında tutmasının da mümkün olamayacağı, davalının bu hususa yönelik itirazının yersiz olduğu, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken 62.720,00 TL kira parasının bulunduğunu, davalı borçlunun ----sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 202.913,81 TL bakiye asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın davaya konu icra dosyasındaki takip talebinde takip dayanağını "cari hesap bakiyesi" olarak bildirildiği, malum olduğu üzere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “IV–Bütünlük ilkesi” başlıklı 97.Maddesi; “... Cari hesaba geçirilen alacak ve borç kalemleri ayrılmaz bir bütün oluşturur. Cari hesabın kesilmesinden önce taraflardan hiçbiri, alacaklı veya borçlu sayılamaz...” hükmünü amir olduğu, taraflar arasındaki 08.08.2018 sözleşmesin 6. Maddesinde; İşbu anlaşma 2 yıl süre ile geçerli olduğu, bu halde anılan sözleşme hükmü gereğince davacı tarafından 3 ay önceden yapılmış bir fesih bildirimi bulunmadığı, dolayısıyla davacı her ne kadar sözleşmenin sona erdiğini beyan etmekte ise de tacir olan taraflar arasında ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri çerçevesinde bir fesih söz konusu olmadığını, sözleşmenin feshinin sonucu olan karşılıklı borç, alacak tasfiyesi işlemi yapılmadığı, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi cari hesaptan kaynaklanan bir alacağın olup olmadığı hususunda bir mutabakat da bulunmadığı, bu halde, davacının bu yöndeki itirazımızın iptali yönündeki talebi de hukuki ve fiili mesnetten yoksun olduğu, bundan başka taraflar arasındaki sözleşmenin "TEMİNAT" başlıklı 7.1. Maddesinde; nakliyeci, bu mukaveledeki taahhütlerinin garantisi olarak banka teminat mektubu vermeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu mukavele ancak teminatı verilmesi şartı ile geçerli olduğu, teminat verilmediği takdirde anlaşmanın hüküm ifade etmesi, ancak ------ teminat verilmesi talebinden feragat etmesi şartına bağlı olduğu, söz konusu teminatlar işbu sözleşmenin sona ermesi ve tarafların ibra etmesi sonrasında geri iade edileceği, şeklinde düzenleme mevcut olup davacı da işbu madde hükmü gereğince davalı şirkete, 90.000.TL miktarlı ve 08.08.2020 tarihine kadar geçerli banka teminat mektubunu davalı teslim ettiği, sözleşme hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere teminatlar, sözleşme sona erdikten sonra yapılacak ibralaşma sonrasında davacıya iade edileceği hususunda tarafların mutabık kalarak sözleşmeyi imzalandığını, davacının vermiş olduğu teminat mektubunun süresinin dolmasın az bir süre kaldığında mektup süresini uzatmak yerine, davalı şirket çalışanı ile yıllara sari ticari ilişkiden kaynaklanan güven ilişkisine sığınarak "banka ile sorun yaşadığını, bu sorunu çözünce yeni mektup getireceğini şifahen taahhüt ederek mektubun bankaya ibraz edilmemesini rica etmiş, müvekkil çalışanları da bu ricasını yerine getirmiş ve süresi gelen mektubu bankaya ibra etmemişlerdir. Mektubun ibraz süresi geçtikten sonra davacı bunu fırsat bilerek alacağı olduğundan bahisle icra takibi başlatıldığı, süresi geçen ve davacının yeni mektup sözü üzerine güven ilişkisi kapsamında bankaya ibraz edilmeyen mektup aslı dahi halen davalı şirket uhdesinde olduğu, yukarıda belirtilen sözleşme hükmünden de anlaşılacağı ve ayrıca izah edildiği üzere, sözleşme feshedilmediği, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için sözleşmenin fesih bildiriminin yapıldığı varsayılsa dahi, 7.maddede açıkça düzenlenen karşılıklı ibralaşma gerçekleşmediğinden teminatın iadesi söz konusu olamayacağı, bu halde davacının cari hesaptaki alacağının teminat mektubu tutarı kadar kısmı teminat hesabına alınarak bloke edilmiş ve bu şekilde teminat eksikliği giderildiği, bu sebeple de icra dosyasına yaptığımız itirazda davacının alacak talebinin 90.000 TL’ lik kısmının teminat olarak tutulduğu, bir diğer hususun taraflar arasındaki -----sayılı Taşıt Kira Sözleşmesi'nin 3. maddesi gereğince, ----- yıllarına ait yıllık kira bedelleri olan 63.720,00.TL.'lık kira alacağı da, davacının davalıdan kiraladığı dorseler davalı teslim edildiği halde sözleşmenin feshi ve borç alacak mutabakatı henüz yapılmadığından tasfiye ve ibralaşma sürecinde takas mahsup hakkını kullanmak üzere davacıya ödenmemiş ve davalı uhdesinde tutulduğunu, bu miktarlar dışında kalan 51.992,63TL’si de davalı şirket tarafından icra ödeme emri tebliğ edilmeden önce davacı hesabına ödendiği, böylece,davacının davalı şirket nezdinde kira borcu için tasfiye sürecinde takas mahsup edilmek üzere tutulan 63.720,00 TL ve ayrıca sözleşme gereğince davacının davalıya vermesi gereken ve vade temditi yapılmadığı için geçersiz kalan teminat mektubu tutarı olan 90.000 TL haricinde cari hesaba dayalı bir alacağı kalmadığı, davacının noterden düzenlenen dorse kira sözleşmelerinde açıkça kararlaştırılan kira bedeline ilişkin faturaya da itiraz etmiş olduğundan bu kira bedeli alacağı için başlatmış olduğu,---- dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş, bu konudaki yasal süreç de halen devam ettiği, tüm bu hususlar göz önüne alındığında, sözleşme hükümleri gereğince yapılmış bir fesih bildirimi bulunmadığı, sözleşme hükümleri gereğince karşılıklı bir alacak borç mutabakatı ve ibralaşmanın bulunmadığı, sözleşme gereğince davacı müvekkil şirkete teminat vermek zorunda olduğu ve banka teminat mektubunun süresinin davacının suiniyetli davranışı ile geçmiş olduğundan mektup tutarını kadar alacağın teminat olarak tutulması sözleşme hükmü gereği olduğu, sözleşme tasfiyesi ve ibralaşma gerçekleşmediğinden, tarafların alacak ve borçları ile ilgili bir mutabakat olmadığı, ilgili yasa hükmü gereğince "cari hesap bakiyesi" adı altında alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davacının davalıdan alacak talebinde bulunuyor olmasına rağmen sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğunu, kira bedelini ödemekten imtina ettiğini, davacının tüm bu tutum ve davranışlarının MK.Md.2.'nin açıkça ihlali olduğu ve hukuken himaye edilmesinin mümkün olamayacağı, cari hesap tasfiyesi yapılmadığından mutabık kalınmış likit bir alacak söz konusu olamayacağından icra inkar tazminatı talebinin de hukuki mesnedinin bulunmadığı, hususları açıkça ortada olup bu halde de davacı yanın, itirazın iptali ve sair talepleri ile alacak iddialarının hukuki ve fili mesnedinin bulunmadığından davacınındava ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, sözleşme, bilirkişi raporları.

DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, Dosya kapsamında uyap suret çıktısı olarak incelenen icra ilamında; davacı taraf 24.08.2020 tarihinde, cari hesaptan kaynaklı Asıl Alacak 254.836,47 TL alacağına ilişkin -----sayılıdosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, ödeme emrinin davalı borçluya 29.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 02.09.2020 tarihinde yapılan ilamsız icra takibine ilişkin esas olmak üzere; borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz etmiştir. İcra takibi durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia vesavunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın Davacı ve davalı arasında akdedilen 08.08.2020 tanzim tarihli taşıma anlaşması uyarınca sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının oluşup oluşmadığı, hesabın kat edilip edilmediği, işbu cari hesaptan kaynaklı davalı aleyhine başlatılan-------- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatına ilişkin olduğu anlaşıldı.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.

Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Tacir davalı tarafın incelenen 2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde alındığı, T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,

Davalı tarafın Talimat Mahkemesince incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde alındığı, T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacının Alacak Talebi Yönünden: Dava konusu cari hesap alacağına ilişkin ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında sunulan diğer deliller irdelendiğinde; davacının 24.08.2020 takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde 254.836,44 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defterlerinde ise 164.482,42 TL tutarında borçlu gözüktüğü, takip tarihinden sonra 26.08.2020 tarihinde 51.922,63 TL tutarından davalı tarafından ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun; (90.354,02 TL) olduğu bahse konu farkın 354,02 TL’lik kısmının 2019 yılı devir bakiyesinden kaynaklandığı (171.036,70 TL-170.682,68 TL) 90.000,00 TL tutarında davalının kendi defterlerine 10.08.2020 tarihinde ------ açıklamalı olarak BORÇ kaydettiği, aynı şekilde takip tarihinden sonra; 63.720,00 TL’ nin davalının kendi defterlerine 28.08.2020 tarihinde ----- açıklamalı BORÇ kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince 90.000,00 TL teminat tutarının davalı tarafından nakit olarak tutulduğunu, teminatı bedelinin sözleşme sona erdikten sonra taraflar arasında yapılacak ibralaşma neticesinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, 63.720,00 TL tutarlı kira alacağının davacının davalıdan kiraladığı dorselerin davalıya teslim edildiği halde sözleşmenin feshi ve borç, alacak mutabakatı henüz yapılmadığı gerekçesiyle davalı tarafından takas mahsubunda kullanılmak üzere davacıya ödenmemiş olduğu ve davalı uhdesinde tutulduğu, dosya kapsamında ve incelemede yapılan tespitler neticesinde ibralaşma, takas mahsubuna ilişkin hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir. FAİZ: davacının takip öncesi faiz talebinin bulunmadığı, bu nedenle takip öncesi için herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gereksavunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İcra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerini bildirmiştir. ----sayılı dosyasının mahkememize birleştirme kararı ile gönderildiği, mahkememizce birleştirme tensip tutanağının yapıldığı anlaşıldı. Mahkememizin 15/06/2022 tarihli celsesinin 4 nolu ara kararı uyarınca; birleşen dosyadaki HMK 281 ve 266. maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları irdelenmek suretiyle dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; Sayın Mahkemenin Ek rapor düzenlenmesi hususunda tarafıma vermiş olduğu görevle sınırlı olmak üzere; birleşen dosya yönünden dosya içeriğinde mevcut taşıma sözleşmesi çerçevesinde kira bedelinin hesaplanmasına ilişkin raporun 3.bölümünde incelendiği üzere 28.08.2020 tarih KDV DAHİL 63.720,00 TL tutarlı takip dayanağı faturanın bahse konu kiralama sözleşmesi ekinde yer alan araç listelerinde yazılı -----adet araca ilişkin olarak 03.09.2018 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde kapsamında ve raporun 3.bölümünde tablo.1’de hesaplandığı şekilde düzenlendiği tespit edilmiştir. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’ nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile;

Mahkememiz dosyası ile birleştirilen ------- dosyasının ayrı bir esasa kaydedilmek üzere tefrikine karar verilmiştir.--------Karar sayılı dosyanın makememiz dosyasından ayrılarak, mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmek üzere tefrik edilmesine karar verildiğinden; Mahkememiz esas defterinin ------ sırasına kaydı yapıldığı, Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında 08/08/2018 tanzim tarihli iki yıl süreli taşıma anlaşması imzalandığı, davacının sözleşmenin yenilenmeyeceğini davalıya bildirdiği ancak davalı tarafça cari hesap alacağının ödenmediği iddiası ile, davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, takipten sonra davalı tarafça 51.922,63 TL ödeme yapıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine ödenmeyen miktar üzerinden eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. İşbu dava davalısı tarafından açılan-------- sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, o davada işbu dava davalısının taraflar asında düzenlenen taşıt sözleşmesi gereği araçların kira bedelini tahsil edemediği iddiası ile başlattığı takibe yapılan itiraz sonucu açılan itirazın iptali davası olduğu görülmüştür. Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile;

Mahkememiz dosyası ilebirleştirilen---------- sayılı dosyasının ayrı bir esasa kaydedilmek üzere tefrikine karar verilmiş, tefrikten sonra -------dosya üzerinden o davaya bakmakta Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaati ile görevsizlik kararı verilmiştir. Bu dosya kapsamında her iki tarafın da ticari defterlerinin değerlendirilmesi sonucu alınan 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...kayıtları ve dosya kapsamında sunulan diğer deliller irdelendiğinde; davacının 24.08.2020 takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde 254.836,444 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defterlerinde ise 164.482,42 TL tutarında borçlu gözüktüğü, takip tarihinden sonra 26.08.2020 tarihinde 51.922,63 TL tutarından davalı tarafından ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun; (90.354,02 TL) olduğu bahse konu farkın 354,02 TL'lik kısmının 2019 yılı devir bakiyesinden kaynaklandığı (171.036,70 TL-170.682,68 TL) 90.000,00 TL tutarında davalının kendi defterlerine 10.08.2020 tarihinde ---------- açıklamalı olarak BORÇ kaydettiği, aynı şekilde takip tarihinden sonra; 63.720,00 TL” nin davalının kendi defterlerine 28.08.2020 tarihinde ----------- açıklamalı BORÇ kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince 90.000,00 TL teminat tutarının davalı tarafından nakit olarak tutulduğunu, teminatı bedelinin sözleşme sona erdikten sonra taraflar arasında yapılacak ibralaşma neticesinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, 63.720,00 TL tutarlı kira alacağının davacının davalıdan kiraladığı dorselerin davalıya teslim edildiği halde sözleşmenin feshi ve borç, alacak mutabakatı henüz yapılmadığı gerekçesiyle davalı tarafından takas mahsubunda kullanılmak üzere davacıya ödenmemiş olduğu ve davalı uhdesinde tutulduğu, dosya kapsamında ve incelemede yapılan tespitler neticesinde ibralaşma, takas mahsubuna ilişkin hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir..." tespiti yapılmıştır. Tüm deliller, icra dosyası ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde;-------- dosyası ile davacının davalı aleyhine 254.836,47 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, takip tarihinden sonra davalı tarafça yapılan ödeme düşüldükten sonra eldeki itirazı iptali davasının 202.913,81 TL üzerinden açıldığı, iki tarafın da incelenen ticari defter ve kayıtlarından davacının 24.08.2020 takip tarihi itibariyle kendi defterlerinde 254.836,444 TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defterlerinde ise 164.482,42 TL tutarında borçlu gözüktüğü, takip tarihinden sonra 26.08.2020 tarihinde 51.922,63 TL tutarından davalı tarafından ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun; (90.354,02 TL) olduğu bahse konu farkın 354,02 TL'lik kısmının 2019 yılı devir bakiyesinden kaynaklandığı (171.036,70 TL-170.682,68 TL) 90.000,00 TL tutarında davalının kendi defterlerine 10.08.2020 tarihinde ------açıklamalı olarak BORÇ kaydettiği, aynı şekilde takip tarihinden sonra; 63.720,00 TL” nin davalının kendi defterlerine 28.08.2020 tarihinde--------- açıklamalı BORÇ kayıt işlemlerinden kaynaklandığı tepitinin yapıldığı, buna göre, davalının takip tarihinden sonra ödeme yapması, teminat mektubunu alacak kalemi olarak kaydetmesi ve yine takipten sonra kira bedelini davacı aleyhine borç olarak kaydetmesi nedeni ile defterler arasında uyumsuzluğun olduğu görülmüştür. Öncelikle, takipten sonra davacı aleyhine borç olarak kaydedilen miktarın mahkememizin işbu dosyadan tefrik edilerek -------- dosya ile Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilen dosyada değerlendirilmesi gerektiği, yine davalının alacak olarak keydettiği 90.000,00 TL'nin sözleşme gereği teminat mektubu karşılığı olarak deftere alacak olarak kaydedilmesi nedeni ile teminat mektubunun davalının alacaklı olması durumunda gündeme geleceği ancak eldeki davada borçlu olduğunun tespit edilmesi nedeni ile teminat mektubu nedeni ile alacak kalemi olarak girilen kaydın mahkememizce dikkate alınmadığı, buna göre ticari defter ve kayıtlar dikkate alınarak iki hesap arasındaki 354,02 TL'lik fark kısım olduğu dikkate alınarak, davacının davalıdan 202.559,79 TL alacaklı olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın cari hesaba dsayalı olaması nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ----------dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 202.559,79 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2.Asıl alacak olan 202.559,79 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 13.836,86 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.191,09 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.645,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 2.191,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.245,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 1.320,00TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 1.317,70 TL'sinin davalıdan tahsili, 2,30 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

6.Davacı tarafça yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 988,00 TL tebligat gideri olmak üzere 2.988,00TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.982,79 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 32.383,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden hesaplanan 354,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10.Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/09/2024

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.333 HMK md.266 HMK md.281 İİK md.67 K6102 md.97
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog