Esas No
E. 2024/3374
Karar No
K. 2024/3881
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2024/3374 K. 2024/3881 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3374, K. 2024/3881, T. 15.04.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3374
Karar No
2024/3881
Karar Tarihi
15.04.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2024/3374 E.  ,  2024/3881 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/150 E., 2024/100 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/336 E., 2023/324 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık ve aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.05.2003-31.08.2021 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun 7434859507 Bağ-no.lu sigortalısı olduğunu, davacının 21.09.2021 tarihli müracaatına istinaden 29.09.2021 tarihinden itibaren tescil işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, davacıya 27.09.2021 tarih ve 32013686 sayılı Kurum yazısı ile davacının 01.05.2003 yılından itibaren tütün teslim edilmiş olduğunu beyan edilmesine rağmen davacının müracaat evrakında bu kesintileri gösterir belgelerin olmadığı belirtilerek dilekçesinin işleme alınmadığının belirtildiğini, davacının 15.04.2006 tarihinden itibaren Acıpayam Ziraat Odası kaydı bulunduğundan 21.09.2021 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatıldığının bildirildiğini, 2013-11 nolu genelgenin 2.1 Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi başlıklı bölümünde yer alan Örnek 5 'te "(Ek: 24.04.2019-2019/9 sayılı Genelge) Sattığı tarımsal ürün bedelinden 21.6.1996 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 25.07.2017 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden fındık üreticisi (E)’nin, 01.07.1996 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup, fındık üreticisi (E), tevkifata göre tescilinin başladığı yıl içerisinde (18.10.1996 tarihinde) Tarım Kredi Kooperatifinde başlayan üye kaydının aralıksız devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir. Bu durumda sigortalının Tarım Kredi Kooperatifindeki üyelik kaydının sattığı üründen dolayı tesis edildiğinin tespit edilmesi halinde, 1.7.1996 tarihinde başlayan sigortalılığı devam ettirilecektir." denildiğini, bu sebeble sigortalının süt satışında yapılan tevkifat kesintisine istinaden başlatılan sigortalılığı, 20.10.2006 tarihinde başlayan Denizli Tarım Kredi Kooperatif üyeliğine bağlı olarak devam ettirilemediğini, davacının 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu'ndan yaralanma talebinin de Kanun'da düzenleme altına alınan şartları taşınmaması nedeniyle yerinde olmadığını, davacıya ait tevkifat kesintileri doğrultusunda Kurum tarafından işlem yapılmış olduğunu, mevzuat hükümlerine uygun olan bu işlem gereğince davacının talebinin kabulü mümkün bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.05.2003-31.12.2007, 01.03.2009-31.12.2009, 01.02.2012-31.12.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının yukarıda tespit edilen hizmet sürelerine göre 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2002-2006 yılları arasında kesintisiz bir şekilde tütün üretimi yaptığı, bu hususa ilişkin belgelerin sunulduğu, tarımla uğraştığı, tütün ekiminde bulunduğunun ortada olduğu, tanık beyanlarıyla da desteklendiği, davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu'ndan yaralanma talebinin Kanun'da düzenleme altına alınan şartları taşınmadığı, işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı ve kamu tanıkları davacının uzun süredir çiftçilik yaptığını genelde tütün olmakla, muhtelif ürünleri kendisine ait ve kiraladığı taşınmazlarda ektiğini beyan etmekle birlikte davacının 2001/5 döneminde Socotab firmasına satıştan dolayı prim kesintisi yapıldığı; 2003/2007 arası herhangi bir prim kesintisi olmadığı, fakat ürün teslimine ilişkin belge/ tanık uyarınca, 01.05.2003 ile 31.12.2007 tarihleri arası; 2009/2'de Sunel Ticaret'e teslimat, prim kesintisi ve Kuruma intikali olduğundan 01.03.2009-31.12.2009 arası; 2012/1 ve 2013/3 'de TTL adlı firmaya teslimat, kesinti ve intikal olduğundan 01.02.2012-31.12.2013 arası yönlerinden talebin kabulü, yapılandırmadan yararlandırılmasına ilişkin tespit içeren hükmün kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.05.2003 - 31.08.2021 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu' nun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir. 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.

Anılan Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

Anılan Kanunun 10 uncu maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.

Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK'nın 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.02.2017 tarih 2015/10- 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.

3.Değerlendirme

Dava, tarım sigortalılığının tespiti davasıdır. Davacı, 01.05.2003-31.08.2021 tarihleri arasında tarım bağ-kur sigortalılığının tespiti ve yapılandırma kanunundan yararlandırılmasını talep etmektedir. Mahkemece, davacının ürün satışlarından dolayı prim kesintilerinin yapıldığı ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebi olduğundan dolayı davacının davasının kısmen kabulüne; 01.05.2003 - 31.12.2007, 01.03.2009-31.12.2009, 01.02.2012-31.12.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ve yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Davacının 31.12.2007 tarihine kadar olan dönemdeki tevkifatlar nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü isabetli ise de; en son sigortalılığından itibaren makul bir süre içinde 01.02.2009 tarihinde yeniden ürün satışı nedeniyle tevkifat yapılmış olmasından dolayı 2008 yılında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.

Ayrıca davacıya 01.02.2012- 31.12.2013 tarihleri arasında tevkifata dayalı olarak sigortalılık verilmiş ise de, bu tevkifatın aynı isimde ancak kimlik numaraları farklı olan başka bir sigortalıya ait olduğunun anlaşılması karşısında; Mahkemece iş bu tevkifatların davacıya ait olup olmadığı hususu diğer sigortalının ve ürün teslimi yapılan kişilerin de beyanlarına başvurulmak suretiyle yöntemince araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku 2926 sayılı Kanun 5510 sayılı Kanun 13686 sayılı Kurum yazısı ile davacının 01.05.2003 yılından itibaren tütün teslim edilmiş olduğunu beyan edilmesine rağmen davacının müracaat evrakında bu kesintileri gösterir belgelerin olmadığı belirtilerek dilekçesinin işleme alınmadığının belirtildiğini, davacının 15.04.2006 tarihinden itibaren Acıpayam Ziraat Odası kaydı bulunduğundan 21.09.2021 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatıldığının bildirildiğini, 2013-11 nolu genelgenin 2.1 Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi başlıklı bölümünde yer alan Örnek 5 'te "(Ek: 24.04.2019-2019/9 sayılı Genelge) Sattığı tarımsal ürün bedelinden 21.6.1996 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 25.07.2017 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden fındık üreticisi (E)’nin, 01.07.1996 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup, fındık üreticisi (E), tevkifata göre tescilinin başladığı yıl içerisinde (18.10.1996 tarihinde) Tarım Kredi Kooperatifinde başlayan üye kaydının aralıksız devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir. Bu durumda sigortalının Tarım Kredi Kooperatifindeki üyelik kaydının sattığı üründen dolayı tesis edildiğinin tespit edilmesi halinde, 1.7.1996 tarihinde başlayan sigortalılığı devam ettirilecektir." denildiğini, bu sebeble sigortalının süt satışında yapılan tevkifat kesintisine istinaden başlatılan sigortalılığı, 20.10.2006 tarihinde başlayan Denizli Tarım Kredi Kooperatif üyeliğine bağlı olarak devam ettirilemediğini, davacının 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu TCK md.526
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog