Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/500
Karar No
K. 2024/738
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/500 Esas
KARAR NO: 2024/738
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/02/2018
KARAR TARİHİ: 03/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ----- marka model av tüfeği niteliğindeki malı, -----gönderilmek üzere davalının şubesine teslim ettiğini, malın dava dışı -------teslim edilmediğini, müvekkiline de iade edilmediğini, davalının internet sitesindeki sipariş takip sayfasında malın durumu ile ilgili "19/01/2018 tarihinde eksik parçalı olarak alıcı müşterimize teslim edilmiştir. 22/01/2018 tarihinde kargonun kabul edilmemesi nedeni ile teslim edilememiştir, 01/02/2018 kargı taşıma ücretinin tahsil edilememesi nedeni ile teslim edilememiştir. 03/02/2018 tarihinde ise hasar görmesi sebebi ile teslim edilememiştir" şeklinde yazıldığı, aynı kargoya ilişkin birbiri ile çelişen açıklamalar yer aldığını, davalının müvekkilinin kendisine teslim edilen malın yok olması halinde müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle davalıya teslim edilen tüfeğin müvekkiline iadesine, malın tam ve eksiksiz teslim edilemeyecek ise davalının malın değerine ve müvekkilinin uğradığı zararlarına karşılık fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 7.000,00-TL tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimler gereği gibi yerine getirildiğini, dava konusu kargo müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak taşındığını, müvekkiline teslim edilen kargo içeriğine davaya konu edilen emtianın bulunduğu ve bu emtianın müvekkili şirketçe tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatının gerektiği, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Dava, davacı tarafından dava dışı şahsa teslim edilmek üzere davalının şubesine teslim edilen malın dava dışı şahsa teslim edilmediği ve davacıya da iade edilmediği iddiasıyla malın iadesi ve uğranılan zararın tazminine ilişkindir.Davacının gerçek kişi olması nedeniyle Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı araştırılmasına gidilmiş ve gelen yazı cevaplarından davalının esnaf kaydının bulunduğu, adına kayıtlı ticari işletme kaydının bulunmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, İş hacminin bahsedilen hadlerin altında olduğundan V.U.K. 1 Madde kapsamında 2. sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu belirtilmiştir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.

Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5.maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında --------- tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, -------belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.-------- göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;

1.Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Somut olayda, davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, işletme defteri tuttuğu ve kazancının 213 sayılı VUK'un 177/1 fıkrasında yazan limitlerin altında kaldığından esnaf sayılması gerektiği ve tacir olmadığından TTK'nın 4.maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, ancak bu konuda------- görevsizlik kararı verip kesinleştiği ve mahkememizle arasında görev uyuşmazlığı doğduğu dikkate alınarak, iş bu kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde merci tayini için dosyanın------- gönderilmesine karar vermek gerekmiş ancak sehven Tüketici Mahkemesine gönderilmesi şeklinde hüküm kurulmuş olup buna ilişkin tashih şerhi düzenlenmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,

Davaya bakmaya -------- TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,

6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 TASHİH ŞERHİ Mahkememiz kısa kararının ------ nolu bendinde sehven " " 3-) 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, " ŞEKLİNDE YAZILMIŞ İSE DE, Hükmün 3 NOLU BENDİNİN; " 3-)Daha önce-------- görevsizlik kararı verilip karar kesinleştiğinden mahkememizce verilen karşı görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın ilgili -----------------Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, " ŞEKLİNDE HÜKMÜN TASHİHİNE KARAR VERİLMİŞTİR.03/10/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog