37. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/924
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2023
NUMARASI: 2022/968 2023/1071
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) ilişkindir. İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...davacı sigorta şirketi ve haklarına halef olduğu dava dışı ...'ın üçüncü kişi olarak, sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Dolayısıyla da davacının haklarına halef olduğu dava dışı kişi ile davalı arasında sigorta ilişkisi olmadığına göre tüketici işlemi de söz konusu değildir. Başka bir ifadeyle; dava dışı ... aracında meydana gelen hasarın bedelini zarar sorumlusunun ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olan davalıdan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açacağı davayla isteyebileceğine göre, onun haklarına halef olan davacının da davasını Asliye Ticaret Mahkemesinde açması gerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Davacı sigorta şirketince ZMMS sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayalı olarak, rücuen tazminat davası açılmıştır. Sigortacının sorumlu kişi adına açacağı dava halefiyete dayandığından ticari dava sayılmaz. Halefiyete dayalı rücu davası aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Rücu davasına konu borcu doğuran olay trafik kazasına dayalı haksız fiil olup 6098 sayılı TBK 49 ve devamı maddeleri ile 2918 sayılı KTK 85 ve devamı maddeleri uyarınca genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevinin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. Dava; kasko sigortacısı tarafından sigortalısının haklarına halef olarak zarar sorumlusunun ZMM sigortacı aleyhine açılan; hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır.
TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
TTK'nın 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince: Davacı ve haklarına halef olduğu dava dışı ... üçüncü kişi olarak davalı sigorta ile yapılan sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Dolayısıyla da davacının haklarına halef olduğu dava dışı kişi ile davalı arasında sigorta ilişkisi olmadığına göre tüketici işlemi de söz konusu değildir. Başka bir ifadeyle; dava dışı sigortalının aracında meydana gelen hasarın bedelini zarar sorumlusunun ZMM sigortacısından Asliye Ticaret Mahkemelerinde açacağı davayla isteyebileceğine göre, onun haklarına halef olan davacının da davasını Asliye Ticaret Mahkemesinde açması gerektiği hususunda duraksamamak gerekir. Netice de; davacı ve dava dışı sigortalı ile davalı arasında sigorta ilişkisinin bulunmadığı, hal böyle olunca da tüketici işleminden söz edilemeyeceği, davalının ZMM sigortacısı olduğu, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortasının ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle davanın ticari dava olduğu ve görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu sonucuna varılmış olmakla, uyuşmazlığın yasa hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. (aynı yönde T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1790 -KARAR NO: 2021/1639)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/10/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere