5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalının malik ve işleteni olduğu ..... plakalı aracın sürücüsünün alkollü bir halde aracı sevk ve idare ederken sebep olduğu kazada dava dışı ...... 'in ölümüne sebebiyet verdiği Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ve ..... karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve bu mahkeme kararı ile sabit olduğu, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ve ..... karar sayılı kararı, davacının talebi ile sınırlı olmak üzere bu dosya kapsamında bilirkişi raporunda hesaplanan zarar miktarından daha az bir miktar üzerinden karara çıkmış ve bu karar Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ancak, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda vefat edenin mirasçılarının zararları daha fazla hesaplandığından, davacının bu zararlarını da Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile icraya koyduğu, işbu icra dosyasına 02.11.2010 tarihinde toplam 20.687,00TL olarak dediğini, izah edilen nedenlerle müvekkili şirketçe tazmin edilen 21.218,00.-TL zararın, tazmin tarihleri itibarıyla 20.687,00.-TL için 02.11.2010 ve 531,00.-TL için 01.10.2010 gününden itibaren işleyecek ticari avans faizi ve diğer ferileri ile birlikte davalıdan rucüen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline açılan rücuen alacak davasının reddi gerektiği, müvekkiline ait olan araç, sürücü ...... 'un sevk ve idaresinde iken kazaya karışmış ve bu kaza neticesinde de ......'in vefat ettiğini, davacının müvekkil aleyhine rücuen alacak davası açabilmesi için aracı kullanan in münhasıran alkolün etkisi ile kazaya sebebiyet vermesi gerektiği, ancak kazanın sadace alkol nedeni ile meydana geldiği hususu olayda gerçekleşmemiştir. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında sürücünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiş ve buna dayanak olarak da sürücünün alkollü olması, ehliyetsiz olması ve hızlı araç kullanması gösterildiğini, raporda kazanın sadece alkolden kaynaklandığı belirtilmediğini, izah edilen nedenlerle dikkate alınacak hususlar doğrultusunda; müvekkili aleyhine açılan rücuan alacak davasının zamanaşımı nedeni ile reddine, müvekkili aleyhine açılan rücuen alacak davasının esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacı tarafın yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsil edilip edilmeyeceği noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi.
TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davalının malik ve işleteni olduğu ..... plakalı aracın sürücüsünün alkollü bir halde aracı sevk ve idare ederken sebep olduğu kazada dava dışı ..... 'in ölümüne sebebiyet verdiği Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas ve ..... karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve bu mahkeme kararı ile sabit olduğu, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ve .... karar sayılı kararı, davacının talebi ile sınırlı olmak üzere bu dosya kapsamında bilirkişi raporunda hesaplanan zarar miktarından daha az bir miktar üzerinden karara çıkması üzerine işbu dava açılmıştır. Bakırköy ..... ATM'nin .... Esas ve ..... karar sayılı ilamında davalı ..... hakkında açılan rücuan tazminat davası aynı olaya ilişkin olduğundan bekletici mesele yapılmış olup bu dosyada davalının ehliyetsiz olduğu kesinleşmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve yargılama aşamaları bir arada değerlendirildiğinde; davanın, davacı sigortacının zarar gören üçüncü kişilere ödediği tazminat bedelini sigortalısından rücu talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) “Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller” başlıklı 95. maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğinden, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak; poliçenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın “Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu” başlıklı B.4. maddesinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği durumların sıralanmış olup, davacı vekilince söz konusu maddenin (c) bendi uyarınca, aracın gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedildiği gerekçesiyle rücu talebinde bulunulmuştur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde “Motorlu taşıt sürücüsü sertifikası”, “Teorik ve uygulamalı sınavlarda başarı gösteren sürücü adaylarına verilen belge”; “sürücü belgesi” ise; “Bu Kanunda belirtilen motorlu araçların sürülmesine yetki veren belge” olarak tanımlanmıştır. Kanun’un 42. maddesinde; sürücü sertifikalarının, sınıfına uygun sürücü belgelerine dönüştürülmedikçe sahiplerine karayolunda araç kullanma yetkisi vermeyeceği, sürücü sertifikasını sürücü belgesine dönüştürmeden karayolunda araç kullandığı tespit edilen sürücüye ise idari para cezası verileceği hususunun açıkça düzenlenmiştir. Bu durumda sürücü, sertifika sahibi olup ehliyet alma hakkına haiz olsa dahi ehliyetini almadığı süre içinde araç kullanması durumunda sürücü belgesiz araç kullanan kişi konumunda olup bu sırada oluşan kazadan dolayı sigorta şirketinin üçüncü kişilere ödenen zarar miktarı bakımından sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle davacı sigorta şirketinin rücu şartlarının oluştuğu kanaati ile açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile; 21.218,00TL'nin 20.687,00TL'lik kısmına 02/11/2010 tarihinden, 531,00TL'lik kısmına 01/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.449,40TL ilam harcından peşin alınan 315,10TL harcın mahsubu ile bakiye 1.134,30TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3.Davacı tarafından sarf edilen 113,50TL posta masrafı, 18,40TL başvuru harcı, 315,10TL peşin harç olmak toplam 447,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair tarafların yokluğunda kesin olmak üzere karar verildi. 02/07/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)