Aramaya Dön

8. Asliye Ceza mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

BURSA "Türk Milleti Adına"

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

Esas No: 2016
Karar No: 2018

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'in müvekkil ... ve ...'in babası ...'nin kayınbabası olduğunu, 02/05/2015 tarihide sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı aracıyla fatih caddesi üzerinden Turgut Özal caddesi yönüne seyri esnasında cadde üzerindeki taksi durağının önüne geldiğinde gidiş istikameti yönünde yoldaki kanalizasyon alt yapı çalışması nedeniyle trafiğe kapalı olan bölüme girdiğini daha sonra yolun kapalı olduğunu fark ederek geri geri bu alandan çıkmak istediğini, bu sırada bu alanı terk ederken sağ arkasındaki taksi durağının önünde kaldırımdan yola inen müteveffa ...'e aracının arka kısmıyla yol üzerinde çarptığını, kaza sonrası ...'e 112 ekiplerinin ilk müdahaleyi yaptığını, yapılan müdahalelere rağmen ...'in yaşamını yitirdiğini, bu kazanın oluşmasında sürücü ... K.Y.T'nin 137/b-1-b trafiği yoğun olan yollarda geri dönüşleri, diğer araçların ve yolu kullananların tehlike yaratmayacak şekilde en az manevra ile dönmek kuralını ihlal ettiği, müteveffa ...'in ise bu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesinde "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denildiğini, kaza ile ilgili ceza davasının sonuçlanarak ...'un ceza aldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihi olan 02/05/2015 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte dava sigorta şirketi sigorta poliçesindeki limitler dahilinde maddi tazminattan sorumlu olmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacıların destekten yoksunluk zararı bulunmadığını, aleyhe açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın sigortalının kusurunun ispat etmesi gerektiğini, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalı tarafın zararını usulen ispatlaması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluğu 290.000 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle aleyhe açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmasına, aksi halde asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinde başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 8. Asliye Ceza mahkemesinin ...

E. Sayılı dava dosyası, ...

Sigorta A.ş'den hasar dosyası celp edilmiş, Bursa Sgk İl Müdürlüğünden müteveffa yakınlarına peşin sermaye değerli herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu sorulmuş, tarafların sosyal ekonomik durum araştırmalarının yapılabilmesi için ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılmıştır. Dosyamız İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilerek temin edilen raporda;

1.Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ...’un %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,

2.Davacının yakını müteveffa yaya ...’in %25(yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir.

15/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve müteveffanın damadı ...'nin tekstil işinde çalıştığı, aylık 3.000 TL gelir elde ettiği, evin kendisine ait olduğu, bir arabası bulunduğu, müteveffanın ...'in ayrı bir yerde oturduğu, emekli olduğunun belirtildiği, öncelikle, müteveffanın oğul ... ve damat ...'ye olan destekliliğinin davacılar tarafından ortaya konulmadığının düşünüldüğü, Esasen 22 yaşını tamamlamış, evli ve çocukları olan ...'nin yerleşik Yargıtay görüşleri doğrultusunda, babasının desteğini kaybetmiş olmasını ileri sürerek, destek zararı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, ancak müteveffanın kızı ile birlikteki yaşantısında herhangi bir geliri olmayan kızına emekli maaşının bir kısını ya da tamamını vererek aile bütçesine katkıda bulunmuş olduğunun da anlaşılmadığını, sgk kayıtlarına göre müteveffanın emekli maaşı çocuklarına intikal etmediğini, esasen Türk aile yapısına uygun olarak oluşan bu durumda, çocuğu ve çocuğunun ailesi ile birlikte yaşayan ebeveynin sınırlı miktarda olsa, kızına desteğinin mevcut olduğunun düşünüldüğü, bu açıdan davacı kız çocuğunun babasının desteğini kaybetmiş olgusunun mahkeme takdirinde hesaplama yapıldığı, davacı kız çocuğunun babasından 1 pay alacağı kabulüne göre, destek zararının 13.926,19 TL olacağı, daha sonra ise, müteveffanın %25 oranındaki mütefarik kusur indirimi yapıldığında davacının net zararının 10.444,64 TL olabileceğinin hesaplandığı, davacıların Cenaze ve defin gideri zararının ise, 1.183,95 TL olabileceğinin hesaplandığını bildirmiştir.

Davacı vekili 11/06/2018 tarihli dilekçesi ile davasını 10.628,59 TL arttırarak ıslah etmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu edilen trafik kazası sebebi ile Bursa 8.Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ... esas sayılı ceza dosyasında aldırılan raporda kusur durumunun asli-tali olarak belirlendiği anlaşılmakla kusur durumlarının yüzdelik olarak tespiti konusunda İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli rapora göre, ... plakalı araç sürücüsü ...'un %75 oranında, yaya ...'in %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla ... plakalı aracın ZMM sigortacısı davalı sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında sigorta poliçesi gereği meydana gelen zarardan sorumlu tutmak gerekmiştir.Talep edilen tazminat konusunda bir değerlendirme yapılmak üzere dosya aktüerya alanında uzman bir bilirkişiye tevdii edilmiş, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli rapora göre,davacı kız çocuğunun babasından 1 pay alacağı kabulüne göre davacı ...'nin net destek zararının 10.444,64 T.L olduğu, davacıların cenaze ve defin gideri zararının ise 1.183,95 T.L olarak hesaplandığı anlaşılmakla bu miktarlar üzerinden ıslah dilekçesi doğrultusunda davacı ... yönünden talep edilen maddi tazminat kalemi için davanın kabulüne, cenaze masrafları için davacılar ... ve ... için kabulüne karar vermek gerekmiş, davacılar vefat edenin damadı ... ve oğlu ...'in müteveffanın desteklediğinin ispatlanamadığı dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminat istemlerinde haksız oldukları anlaşıldığından diğer davacıların destekten yoksun kalma isteminin reddine, cenaze ve defin masrafları yönünden davacı ... müteveffanın mirasçılarından biri olmadığı gibi müteveffanın cenaze masraflarının kendisi tarafından karşılandığına dair bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla masraf talep etme hakkı da olmadığından bu davalı yönünden istemin reddine dair karar vermek gerekmiş, her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de dava tarihinden önce sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir bilgi ve belge sunulmadığından dava tarihi itibari ile yasal faize hükmedilmiş, tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,

10.444,64 TL maddi tazminat miktarının dava tarihi olan 31/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, diğer davacılar yönünden istemin reddine,

2.1.183,95 TL cenaze ve defin masrafının dava tarihi olan 31/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine, diğer davacı ... yönünden istemin reddine,

3.Alınması gerekli 794,34 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL'nin ve ıslah harcı olarak alınan 182,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 583,14 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 712,40 TL yargılama gideri ve 62,70 TL harcın (dava açılış aşamasında alınmış olan peşin, başvuru, vekalet harcı toplamı) ve 182 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacı İkbal Dede ve ...'e verilmesine,

5.Davacı ........... ve ........... vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

6.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2. 180 TL vekalet ücretinin davacı ... ve ...'den alınarak davalıya verilmesine,

7.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine,

8.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2018

Hakim :

Katip :

Davacılar : 1-

2-

3-

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

e-imzlıdır

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu K6098 md.49 TBK md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog