2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, davalı şirkete polyester iplik satım edimini gerçekleştirdiğini, davalının müvekkili şirketten satın ve teslim aldığı mallardan kaynaklanan cari hesap bakiye borcunu ödememesi üzerine Bursa 12. İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyası ile alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın borcunu bugüne kadar ödemediğini, yargılama esnasında celp ve tetkik olunacak delillerle, taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davalının itirazının reddine, takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafından süre uzatım içerir dilekçe sunulmuş ve cevap dilekçesinin sunulması için ek süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 12. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, talimat bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak 29/06/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 03/07/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 10/07/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 10/09/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı şirketin, 29/06/2017 başvuru harç tarihli ilamsız takipli ödeme emri ile davalı şirketten 2.146 $ asıl alacak talebinde bulunduğu, davalı şirketin 10/07/2017 tarihinde davacıya böyle bir borcunun olmadığı hakkında Bursa 12. İcra Dairesine itirazda bulunduğu, takibin durduğu, davacı firmanın itirazın iptali davası açtığı, davacı firmanın defter kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesinde davacı firmanın davalı firmadan 500,49 $ alacaklı olduğunun yapılan incelemede tespit edildiğini, davalı firmanın defter kayıtları incelendiğinde ise, 29/06/2017 - 10/07/2017 ve 05/10/2017 tarihleri itibariyle davacı firmanın TL bazında 1.950,20 TL borçlu olduğu, buna karşın $ bazında ise 500,49 $ alacaklı olduğunun yapılan incelemede tespit edildiği, davacı- davalı tarafların $ bazında 500,49 $ lık alacak bakiyesinde mutabık oldukları, sonuç ve kanaatine varıldığı" mütalaa edilmiştir. Mahkememiz ara karar gereği davalı tarafın ticari defterleri incelenmek üzere dosya Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş olup, dosya talimat mahkemesince seçilen mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 11/07/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yapılmış olduğu ancak muhasebe kayıtlarında kur farkı değerlendirmelerinin yapılmamış olması sebebiyle defterlerdeki muhasebe kayıtlarında eksiklikler olduğu, eksikliklerin hesap edilerek tamamlanması neticesinde ise davalının davacıya olan borcunun 500,49 $ olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında kereste ütünü olan malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m.
89.madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği ve HMK' nın 222. Maddesi gereğince davalı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafından tutulan cari hesap ekstresinde de davacının 500,49 USD alacaklı olduğu anlaşılmakla ve davalı tarafından ödenmediği sabit olduğundan ,sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın kabulü ile davalının Bursa 12. İcra dairesinin ...
E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 500,49 USD alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeye uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olarak devamına,
2.İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın takip tarihindeki kurun TL cinsi üzerinden hesaplanan % 20 si olan 353,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 122,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 91,00 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 800,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 223,00 TL olmak üzere toplam 1.023,00 TL yargılama gideri ve 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.054,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddeye göre belirlenen 1.786,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak HMK'nun 341 maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)