Esas No
E. 2022/2269
Karar No
K. 2024/21742
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2022/2269 E.  ,  2024/21742 K.

"İçtihat Metni"T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Kırklareli 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/281 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.

Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Suçun sübutuna ve vasfına,

2.Yeterli delil bulunmadığına,

3.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

4.Arama kararının ve yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna,

5.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

6.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

7.Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE

A. Bölge Adliye Mahkemesi kararında suç tarihinin "08.03.2018" yerine, "09.03.2018" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

B. Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, belirtilen yasal düzenleme uyarınca sanığın hukuki durumu yeniden belirlenmek suretiyle sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

C. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiriler ve aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararında sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda "Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2020/16654 karar numaralı,Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/7043 karar numaralı, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2020/12113 karar numaralı kararları da dikkate alınarak; sanık adli para cezasını ödemediği takdirde kalan cezanın 18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince uyarınca hapse çevrilebileceğinin veya Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarının hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceğinin, 5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca sanığa ihtarına," şeklinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin 6 numaralı fıkrasından sonra gelen 7 nci ve 8 inci fıkralarının tamamının hükümden çıkarılarak yerine "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog