Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/735
Karar No
K. 2024/735
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/735 Esas - 2024/761

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/735 Esas
KARAR NO: 2024/761
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ....

Av. ...

DAVALI: ....
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 20/10/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 11/11/2024

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya 26.09.2022 tarihinde 248.700 TL hands on surgery course yurt için eğitim avans ödemesi yaptığını, davalının eğitimleri vermediği gibi avans ödemelerini de müvekkiline iade etmediğini, davalı aleyhine 04.03.2024'te .... Esas ile toplam 275.550 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı tarafından ilamsız icra takibine 05.03.2024'te haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının .... Esas dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava; davacı alacaklı yan tarafından davalı aleyhine girişilen ilamsız icrada borçlunun itirazı üzerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,

TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.

Yapılan sorgulamada davacı derneğinin ...'da kaydının bulunmadığı, ...'nin tüzüğünün incelenmesinde de; dernek amacının, ...'de sağlık alanında elde edilen bilgi birikimi ile sağlık hizmetleri ve sağlık sisteminin ortaya çıkardığı yumuşak güç potansiyelini, dış politika ve yeni kamu diplomasisi çerçevesinde kullanarak, küresel kamu yararına hizmet edecek sağlık stratejilerinin oluşturulmasına, sağlık politikalarının biçimlendirilmesine ve yönlendirilmesine, uluslararası barışın tesisine, ...'nin politik ve ekonomik çıkarlarının korunması ve geliştirilmesine, sağlık alanında uluslararası işbirliklerinin özendirilmesine, sağlık diplomasisinde nitelikli bilgi üretilmesine ve bu alanda uzmanlaşmış insan gücü kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamak amacı ile kurulmuş olduğu görülmüştür.

Somut olayda; davacının kamu yararı amacı güden dernek olması hasebiyle tacir olmadığı, 6102 sayılı TTK. 16/2 maddesinde “Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar” hükmünün düzenlendiği, davanın niteliği ve davacının vasfı nazara alınarak, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olmadığı gibi davanın mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Gerekçesi daha sonra yazılacak gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;

1.Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,

2.Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

3.Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11/11/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog