Esas No
E. 2024/7891
Karar No
K. 2024/8898
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/7891 E.  ,  2024/8898 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/729 E., 2024/643 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/521 E., 2023/370 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1999 yılında 18 yaşını ikmal ettiğini, babasına ait olan tarım arazisinde çiftçilik yaptığını, davalı ...'ne ürün satışı yaptığını ancak primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmediğini, SGK'ya ve TMO'ya yaptığı başvurulara olumlu cevap alamadığını beyanla, 08.07.1999-10.07.1999 tarihleri arasında davalı TMO'ya ürün satışı yapıldığının ve Bağ-Kur prim sürelerinin tespitini talep ve dava etmiştir. .

II. CEVAP

Davalı TMO vekili, katıldığı 04.12.2023 tarihli celsede, husumeti kabul etmediklerini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının ürün satımından kaynaklanan herhangi bir evrakı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davalarında husumetin sadece Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilebileceği gerekçesiyle, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin 1999 yılında 18 yaşını ikmal ettiğini, babasına ait tarım arazilerini ekip biçtiğini, yine 1999 yılında tarım arazisinden aldığı ürünleri davalı Kuruma sattığını, ürün muayene fişlerinin bulunduğunu, TMO'ya yapılan başvuruya olumlu cevap alamadığını, prim kesintisini yapan ve ödemeyi alan Kurumun TMO olduğunu, buna rağmen husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verilmesinin de hatalı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davanın Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkin olduğu, ...'ne 1999 yılında tarım ürünü satışı yapıldığı ancak primlerin SGK'ya kaydedilmediğinin iddia olunduğu ve tespitinin talep edildiği, bu amaçla TMO aleyhine husumet yöneltildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun feri müdahil olarak gösterilmesi ile birlikte dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 04.12.2023 tarihli celsede Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davalı olarak Uyapa kaydedilmesine, ... aleyhine açılan davanın tefrikine karar verildiği, tefrik sonrası eldeki dosyada, husumetin sadece Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine yöneltilebileceği gerekçesiyle TMO yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, açılan davanın niteliği gereği Sosyal Güvenlik Kurumunun yasal hasım olması nedeniyle (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2023/2271 Esas 2023/9251 Karar sayılı ilamı bu yönüyle emsal niteliktedir.), İlk Derece Mahkemesi kararının usule ve mevzuata uygun olduğu, kamu düzenine aykırılığın bulunmadığı değerlendirilmiş ve İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog