11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12568
- Karar No
- 2012/11194
- Karar Tarihi
- 08.06.2012
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Ceza Dairesi 2012/12568 E. , 2012/11194 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ve müdafiinin; Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2011 tarih ve 2011/870 değişik iş sayılı “Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin hakimin reddi talebinin reddi kararına karşı yapılan itirazın reddi” kararına yönelik asıl hükümle birlikte yapmış olduğu yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avukat olan sanığın suç tarihinde Kadıköy 4. Noterliğinin 09.10.1996 gün ve 63240 yevmiye sayılı vekaletname ile katılan ...'ın ortağı olduğu Moda Kültür Hizmetleri Ltd.nin vekilliğini üstlendiği halde görevini gereği gibi yapmadığı, anılan şirketin borcu olmadığı halde alacaklısı ... ve Suat Başar olan iki ayrı senedi tanzim edip şirketi borçlandırdığı, söz konusu şirket tarafından Kadıköy 4. Noterliği'nin 20.04.1999 gün ve 25018 yevmiye sayılı azilname ile azledildikten sonra dava konusu çekleri tanzim edip lehtarlara vererek; yine 05.03.1999 keşide tarihli çekte sahte olarak düzenlediği Özel Moda Eğitim Kurumları kaşesini kullanarak resmi evrakta sahtecilik, dolandırıcılık ve emniyeti suistimal suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle açılan davada; sanığın aşamalardaki yazılı ve sözlü savunmalarına göre dava konusu bir kısım çeklerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu, bunları yetkili olduğu dönemde şirketin bilgisi dahilinde keşide ettiğini, ancak çekleri şirketin ekonomik durumunun müsait olup olmamasına göre keşide tarihini yazmadan ciro ettiğini, cirantaların daha sonra keşide tarihini doldurup çeki tahsil ettiklerini belirterek atılı suçu kabul etmemesi, katılanın beyanlarında şirketin dava konusu çek ve senetlerde alacaklı olarak yer alan kişilere herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı görünen kişilerle sanığın birbirleriyle anlaşmalı olduğunu söylemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla öncelikle dava konusu belgeler üzerinde imza-yazı ve rakamların sanığa, katılana ve belgelerde alacaklı olarak görünen kişilere aidiyetiyle ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılması, özellikle keşide tarihlerinin sonradan atılmadığı iddiasına ilişkin olarak iddianın doğru olması halinde suç vasfının değişerek özel belgede sahtecilik suçuna dönüşebileceği de dikkate alınarak bu hususun bilirkişi incelemesi ile araştırılması, çeklerde ciranta zincirinde adı geçen kişilerin duruşmaya celbedilerek; avukatlık mesleğini icra eden sanığın azilnamenin düzenlendiğidöneminden yaklaşık olarak bir yıl sonrasına takabül edecek şekilde (30.05.2000 tanzim tarihli) vadeli çek vermesi şeklinde hayatın olağan akışına uymayan savunması da dikkate alınarak savunmasında geçen iddialar doğrultusunda tanıklara söz konusu çekleri hangi tarihte kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıklarının ve varsa bu ilişkiyi kanıtlayacak belgelerin sorulması, katılanın yazılı beyanlarında geçen çeklerde ciranta olarak yer olan ...'in sanığın babasının yanında çalışan kişinin ablası olduğunu, şirketin bu kişiye borcu bulunmadığı gibi bu kişinin çeklerde geçen yüksek meblağda para sahibi olmasının mümkün olmadığı, dava konusu belgelerde alacaklı olarak yer alan kişilerin sanıkla birlikte hareket ettikleri iddialarının da araştırılması, resmi belgede sahtecilik suçlarında suç tarihinin belgenin düzenlenmesi veya kullanılması tarihi, belgenin sahte olduğunu bilerek kullanma şeklindeki iştirak halinde işlenmesi durumunda bu tarihin şerikin kullanma tarihine kadar ilerleyebileceği, belgelerin kullanım tarihlerinin ve dolayısıyla suç tarihinin belirlenmesi ile anılan şirkette suç tarihi itibariyle çalışan kişilerin tespiti ve tanık olarak çağrılıp tarafların iddialarının sorulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi; Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.