1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği 12/06/2018 tarihli dava dilekçesinde; davalının 05/04/2015 tanzim tarihli 120.000,00 TL bedelli vadeleri 05/07/2015 tarihinde başlayan toplam 600.000,00 TL bedelli 5 adet senet ile ilgili senet borçlusu ... hakkında, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla takip başlattığını, takibin takipsiz bırakılması nedeniyle ... Esas numarası ile yenilendiğini, takip borçlusu ... vefat ettiğinden mirasçısı sıfatıyla davacılara muhtıra tebliğ edilerek takibe borçlu olarak kaydedildiklerini, davacılar ile miras bırakanın davalıyı hiç tanımadığı, aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, senetlerin üzerinde nakden yazılmış olmasına rağmen taraflar arasında herhangi bir para alışverişi olmadığını, davacılardan... ile miras bırakan ... arasındaki ilişkinin davalı ...'ın yakını olan... isimli kişinin tanışması ile başladığı ve...'ün ailenin oğlunun alacaklıları tarafından rahatsız edilmeye başlanması nedeniyle kendilerinden muvaazalı takip hazırlayıp icra tehdidinden kurtulmak amacıyla dava konusu senetleri ve dava dışında olan ve sadece ...'nın imzaladığı yine 5 adet toplam 600.000,00 TL bedelli senetleri aldığı ve bu senetlerle ilgili herhangi bir zarar gelmeyeceğini söylediğini, senetleri muvazaalı olarak ve gerçek niyetini gizleyerek hile ile borçlu olarak gösterilen kişilerin gerçek iradeleri borçlanmak olmadan alan...'ün yakını olduğunu söylediği davalı ... aracılığıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyaları ile takibe koyduğu ve hile ile takipleri kesinleştirdiğini, senet lehdarının senetleri nasıl ve ne karşılığında aldığını ve senet üzerindeki bedeli nakden verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davacılardan...'nın senetlerin düzenlenmesinden sonra...'den senetlerin durumunu sorduklarını,...'ün devamlı olarak senetlerden herhangi bir zarar gelmeyeceğini, icra takiplerinin davacıyı ve ailesini korumak amacıyla usulen açıldığını söyleyerek oyalama yoluna gittiğini, icra dosyalarından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile haczedilen taşınmazın satışına hazırlık olmak üzere kıymet takdiri için gelindiğinde durumun ciddiyetinin anlaşıldığını, ... ile... aleyhine İzmir C. Başsavcılığı'nın senetlerin muvaazalı olarak senet borçlularını hile ile dolandırarak alıp icra takiplerine koydukları için nitelikli dolandırıcılık ve emniyeti suistimal iddiası ile şikayette bulunulduğunu,...sayılı evrak ile soruşturmanın devam ettiğini, dava konusu olan ve dava dışında olan senetlerin alınmasında herhangi bir borç ilişkisi olmadan hile ile gerçek niyetlerini gizleyerek ve senet borçlularını kandırarak senetleri imzalatmasının yanı sıra dava konusu senetleri imzalayan miras bırakanın senetlerin imzalandığı 05/04/2014 tarihinde yaşı, akli ve fiziki durumu nedeniyle fiil ehliyeti, borçlanma ehliyeti, hukuki muamele yapma ehliyeti de bulunmadığından senetlerin iptali gerektiğini belirtmiş, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takibe konulan toplam 600.000,00 TL bedelli 5 adet senedin hile ve borçlu murisin borçlanma ehliyeti de olmaması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, takip konusu senetlerin iptaline, borçlanma ehliyetsizliği dikkate alınarak teminatsız icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 09/07/2018 tarihli cevap dilekçesinde; senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının iddiasını belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının senetle ispatın istisnalarına girecek bir iddiası bulunmadığından diğer iddiaların incelenmesine gerek olmadan davasının reddinin gerektiğini, davacının hile, irade bozukluğu ve fiili ehliyetsizlik iddialarının soyut iddialar olduğunu, hile iddiası konusunda kanun koyucunun bir istisna getirmediğini, senede karşı hile iddiası diye bir şeyin söz konusu olamayacağını, hata, hile vs gibi iradeyi sakatlayan durumların varlığını iddia etmenin ancak sözleşmeye dayalı davalarda mümkün olduğunu, senede karşı sözleşmeyi yani iradeyi sakatlayan bir durumu ileri sürme halinde o zaman o senedin illetten mücerret olduğunu söyleyebilmenin imkansızlaşacağını, zira artık temel ilişkiye girilmiş olacağını, kambiyo senetlerinde böyle bir durumun mümkün olamayacağını, davacının genel hükümlere göre açabileceği hile nedeni ile iptal davası açısından 1 yıllık dava açma süresinin geçtiğini zaman aşımı definin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, irade bozukluğu ile ilgili iddiaların genel olarak sözleşmeler hukukunda uygulanacağını, yazılı ve imzalı bir borç ikrarını havi belgenin olmadığı veya ödendiği iddia ediliyorsa bunun karşılığında da yazılı ve imzalı belgenin aranması gerektiğini, davaya konu senetlerin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, kambiyo senedine karşı hile nedeni ile iptalin talep edilemeyeceğini, fiili ehliyetsizlik iddiası açısından zaman aşımı ve senede karşı ispat hükümleri ile ilgili hile iddiasındaki cevapların geçerli olduğunu, davacıların icra takibi borçlusu annelerinin yaşı, akli ve fiziki durumu nedeni ile borçlanma ehliyeti ve hukuki muamele yapma ehliyeti bulunmadığını iddia ettiklerini, dava dilekçesindeki iddialar göz önüne alındığında, davacıların annesinin başka kişilere de borçlu olduğunu, bu borcu ödememek amacı ile davrandığı belirlendiğinden davacıların iddialarına katılınmadığını, muvazaa iddiası açısından, davacının davalının değil kendilerinin muvazaa yaptığını iddia ettiği yani dava dışı üçüncü kişilere karşı borç ödememek amacıyla olmayan bir borcu var gibi göstererek alacaklıdan mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini iddia ederek bu durumdan davalı tarafı zararlı çıkarmaya çalıştığını, davacının muvazaa iddiasını da ispat etmesi gerektiğini ancak ispatlansa da ispatlanmasa da hile, fiili ehliyetsizlik ve irade bozukluğu nedeni ile senedin iptalinin istenmesinin kendi arasında çeliştiğini, aynı kişinin hem başka şahıslara borçlanabildiği ve bu borcunu kabul ettiği ama aynı davacıların davalıya karşı borçlarının birden çok nedenle iptalini istedikleri bu durumun iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirtmiş, öncelikle zaman aşımı defi değerlendirilerek davanın usülden reddine, davanın kötü niyetle açılmış olması sebebiyle % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına, bu talep kabul edilmediği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/09/2019 tarihli celsesinde mirasçıların mecburi dava arkadaş konumunda olduklarından bahisle ... mirasçıları ... ve ...'nun davaya davacı taraf olarak eklenmesine karar verilmiş, Mahkememizin 01/04/2021 tarihli celsesinde ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Karar sayılı ilamı doğrultusunda menfi tespit davalarında mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı belirlendiğinden mirasçılar ... ve ...'nun taleplerinin asli müdahale talebi olarak kabul edilerek asli müdahillere gerekli harçları yatırmak üzere süre verilmiş, asli müdahil tarafça gerekli harçlar yatırılmamış, Mahkememizin 28/12/2023 tarihli celsesinde mirasçı ...'nun dosyaya fer'i müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir.
İzmir C. Başsavcılığı'nın... sayılı evrakının incelenmesinde, şikayetçinin..., şüphelilerin ... ve..., suçun nitelikli dolandırıcılık ve emniyeti suistimal suç tarihinin 2018 olduğu, 02/10/2019 tarihinde soruşturma evrakı kapsamına göre müşteki ile şüpheli arasındaki eylemin hukuki ihtilaftan ibaret olduğu, kovuşturmaya açılmasını gerektirecek yeterli ve inandırıcı delillerin bulunmadığı anlaşılmakla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, İzmir ... Sulh Ceza Hakimliği 7 nin 09/04/2021 tarih,...D.İş sayılı kararı ile 5271 Sayılı CMK'nın 173/3 maddesi uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının incelemesinde, alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 600.000,00 TL, takip dayanaklarının 05/05/2015 vade tarihli 120.000,00 TL, 05/06/2015 vade tarihli 120.000,00 TL, 05/07/2015 vadet tarihli 120.000,00 TL, 05/08/2018 vade tarihli 120.000,00 TL, 05/09/2015 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli, borçlusu ..., lehtarı ... olan 5 adet senet, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olduğu, takibin öncelikle İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı dosyası 19/01/2016 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ... ' ya 22/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra takibin takipsiz bırakıldığı, 08/01/2018 tarihinde yenilendiği ve mevcut esas numarasını aldığı, takibin halen derdest olduğu belirlenmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 600.000,00 TL, takip dayanaklarının 05/05/2015 vade tarihli 120.000,00 TL, 05/06/2015 vade tarihli 120.000,00 TL, 05/07/2015 vadet tarihli 120.000,00 TL, 05/08/2018 vade tarihli 120.000,00 TL, 05/09/2015 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli, borçlusu ..., lehtarı ... olan 5 adet senet, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olduğu, takibin 19/01/2016 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ... ' ya 20/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği, takibin halen derdest olduğu belirlenmiştir.
Miras bırakan ...'ya ait tüm tıbbi belgeler celp edilerek senetlerin düzenleme tarihi itibariyle miras bırakan ...'nun fiil ehliyetine haiz olup olmadığı konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istenilmiş, alınan Adli Tıp... İhtisas Kurulu'nun 24/07/2023 tarih, ... karar sayılı raporunda; açılan menfi tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası nedeniyle; “senetlerin düzenlenme tarihleri (05.04.2015) itibariyle fiil ehliyetine haiz olup olmadığı” sorulan ... kızı,... doğumlu 02.08.2017 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden; işlemden yaklaşık 7,5 ay sonra düzenlenen Şifa Üniversitesi Hastanesi’nin 19.11.2015 tarihli ... rapor defter nolu sağlık kurulu raporunda: Alzheimer hastalığı, kkm de kayıtlama yok şekil kopyası, saat çizme yok şeklinde belirtildiği ancak öncesi ve sonrasında bu tanı ile takiplerinin mevcut olmadığı, sorulan işlem tarihinde zihinsel durumunu gösterir herhangi bir tıbbi belge ve bulguya da rastlanmadığından hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Kurulun tıbbi bir kanaat belirtemeyeceği, bu duruma göre; ...'nun 05.04.2015 tarihinde hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığının bilinemeyeceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davacı tarafça tanık deliline dayanıldığından Mahkememizin 28/12/2023 tarihli celsesinde davacı vekiline tanık listesi sunmak ve tanıkların hangi hususta dinletileceğini bildirmek üzere iki haftalık süre verilmiş, davacı tarafça yasal süresi içerisinde tanık listesi ibraz edilmiştir.
Dinlenen davacı tanığı ...: "ağabeyi ... n işyeri ile ilgili sıkıntıları bulunduğunu, ağabeyinin sıkıntılarını ... ile paylaştığını, onun da kendisine bu sorunları eşi...'ün çözebileceğini söylediğini,...'ün annesi...ya ağabeyinin borçlarından dolayı ağabeyinin ve kendilerinin zarar görmemesi ve icra takiplerinden kurtulmaları ve davacı annesinin evinin icradan satışının önlenmesi için alacak olmadığı halde annesi ...'dan toplam bedeli 600.0000,00 TL olan 5 adet ve anneannesi ...'dan dan toplam bedeli 600.000,00 TL olan 5 adet senet aldığını, senetlerin toplam bedelinin 1.200.000,00 TL olduğunu, senetlerin kendisi tarafından tanzim edildiğini, senetlerde alacaklı isminin yazılı olmadığını, daha sonra senedin alacaklı hanesine ...'ın isminin yazılmış olduğunu,...'ün bu senetleri tanzim ettirirken kendilerine ertesi günü ağabeyinin borcu olmadığına dair yazı getireceğini beyan ettiğini ancak söz konusu böyle bir belgenin ibraz edilmediği gibi icra takibi başlatıldığını, söz konusu senetlerin 2015 veya 2016 yılında düzenlendiğini, icra takibinin ise 2018 yılı içerisinde başlatıldığını, ben bu hususlar ile ilgili ayrıca C.Savcılığında da ifade verdiğini, o ifadesinin de doğru olduğunu beyan etmiş, davacı tanığı ...'de: "dava dilekçesinde adı geçen...'ün eski eşi olduğunu, dava konusu edilen senetlerin de davacı ... hanımın evinde iken kendisinin de bulunduğu bir ortamda düzenlendiğini, senetleri...hanımın yazdığını, senetlerin ... hanım dışında... hanım'ın annesi... hanım için de düzenlendiğini, kendisinin Kemeraltında esnaflık yaptığını, ... hanımın da kendisinin dükkanıma gelip gittiğini, kendisiyle bu sebeple arkadaş olduklarını, ...hanımın daha sonra eşi... ile de tanıştığını, ... hanımın ağabeyi ...'in borçları dolayısıyla sorunları bulunduğunu, tefecilere borcu olduğunu belirttiğini,... hanımın bu hususta kendilerinden yardım talep ettiğini, kendisinin eşi ve çocukları ile birlikte ...ın Alsancak'daki evine gittiklerini, burada eşi ... hanım ve annesine "siz bana senet verin, ben malların üzerine haciz koyayım, bu malları sizden kimse alamasın" diyerek yukarıda bahsettiği senetleri düzenlettiğini, söz konusu senetlerin 2015 veya 2016 yılı içerisinde bir pazar günü düzenlendiğini, senetlerin pazar günü düzenlendiğini eski eşi...'ün senetleri düzenletirken borcu yoktur yazısını Pazartesi günü verebileceğini söylediği için hatırladığını, bildiği kadarıyla eşi...'ün böyle bir belge de vermediğini, davalı ...'ı tanıdığını, ...'ın eski eşi...'ün teyzesinin oğlu olduğunu, eski eşi...'ün alacaklar ile ilgili işlemleri ... ismi üzerinden yaptığını ancak kendisinin takip ettiğini hatta bildiği kadarıyla... alacaklı olduğu bir senedi de ...'den almasına rağmen ...'a ciro ettiğini, ... arasında böyle ilişkiler bulunduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize verdiği 06/06/2024 tarihli dilekçesinde; mahkemede açmış oldukları menfi tespit davasında dava dilekçesinde davalı tarafından icra takiplerine konu edilmiş olan toplam 1.200.000.TL bedelli 10 adet senedin, herhangi borç ilişkisinden kaynaklanmadığı, takip alacaklısının yakın akrabası olan... tarafından senet borçlusunun yakınlarının dolandırılarak alındığı ve alacaklıya takibe konması için lehdar kısmına isminin yazılarak İzmir ...İc.Müd....) ve 11.İc.Müd... sayılı icra dosyaları ile takibe konulduğu ve dolayısıyla senetlerden dolayı alacaklı tarafa herhangi bir borcun olmadığının ileri sürüldüğünü, dava aşamasında açıklamaya çalıştıkları gibi davacılar ve senette imzası olan murisleri ...'nun alacaklıyı hiç tanımadıklarını ve aralarında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, alacaklı tarafın İzmir ...İc.Müd. ... e.sayılı icra dosyası ile açtıkları takipte, senet borçlusunun mirasçısı olan davacının taşınmazı üzerine haciz koyduğunu ve kıymet takdiri aşamasında da kendilerini oyalayarak satış aşamasına kadar götürmek istediklerini, diğer dosya olan ...İc.Müd....) nolu dosyada ise herhangi bir işlem yapmaya gerek görmediklerini, dava aşamasında toplanan delillerden, davalı ile dava dışındaki...'ün birlikte hareket ettiklerini müvekkillerinin dışında da başka kişileri dolandırdıklarının açıkça anlaşıldığını, dosyadaki C.Savcılığının evraklarında birbirini tanımadıklarını belirtmişlerse de, İstanbul.. İc.Müd....6e.say.dosyada takip müstenidatı olan çekin... tarafından ciro edilip, ...'ın alacaklı olduğunun görüldüğünü, davada dinlenen tanıklardan ...'in olayların en yakını olarak tüm gerçeği anlattığı ve anlatımları ile beyanlarının doğru olduğunun ortaya çıktığını, dosyada mevcut olan adli tıp raporunda işlem tarihi olan 5.4.2015 tarihinden yaklaşık 7 ay sonra senet borçlusu ...'da Alzheimer hastalığı olduğuna dair kayıt olduğuna göre ve dosyaya sunmuş oldukları 11.9.2023 tarihli beyan dilekçelerinde belirttikleri gibi senedin düzenleme tarihinde de bu hastalığın etkisi altında olması kuvvetle muhtemel olacağından ve yaklaşık 85 yaşında olması nedeniyle de fiili ehliyetinin olumsuz etkilenebileceği nedeniyle diğer sebeplerin yanı sıra senetlerin sırf bu sebeple de iptali gerektiğini belirtmiş, dava aşamasında toplanan delillerden alacaklı ile borçlular arasında borç doğuran herhangi bir işlem olmadığı açıkça ortaya çıkmış olduğundan, borçluların alacaklıya herhangi bir borcu olmadığının kabulü gerektiği, dava dilekçesinde sehven İzmir ...İc.Müd... icra dosyasıyla takibe konmuş olan senetlerle ilgili borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmişse de bunun maddi hatadan kaynaklandığını, dava dilekçesi içinde...Esas sayılı icra dosyası ile taşınmaza haciz konulduğu ve satışı istenmiş olduğunun belirtilmiş olduğunu, aslında her iki dosyayla ilgili borçlu olmadıklarına karşın dava aşamasında sadece ... Esas sayılı dosyayla ilgili talepte bulunmayı düşünmelerine karşın sehven dosya numarasının yanlış olarak ... olarak yazılmış olduğundan bu durumun düzeltilerek... Esas sayılı icra dosyasıyla ilgili borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş, davanın kabulü ile İzmir...İcra Müd.... Esas sayılı icra dosyasıyla ilgili borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça sunulan son dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafça söz konusu dilekçeye karşı herhangi bir beyan dilekçesi ibraz edilmemiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davacıların miras bırakanı ... aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip konusu edilen senetler dolayısıyla davacıların miras bırakanının borçlu olmadığı , senetlerin hile ve borçlu murisin borçlanma ehliyeti olmaması sebebiyle geçersiz olduğundan bahisle , dava ve takip konusu edilen senetler dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine ve takip konusu edilen senetlerin iptaline yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı,
Davacı tarafça dava dilekçesinde bahsedilen ve dava konusu edilen dolandırılıcılık ve güveni kötüye kullanma iddiaları yönünden İzmir C. Başsavcılığı ' nın ... esas sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğu, İzmir C. Başsavcılığı ' nca eylemin hukuki ihtilaftan ibaret olduğu, kovuşturma açılmasını gerektirecek yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle şüpheliler... ve ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliği ' nce itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
Davacı tarafça dava dilekçesinde öncelikle dava konusu edilen senetlerin davacı ...'nın oğlu ...'in borçlarının olması ve söz konusu şahsın alacaklıları tarafından rahatsız edilmeye başlanması nedeniyle muvazaalı takip hazırlanıp icra tehdidinden kurtulmak amacıyla düzenlendiği, senetlerin muvazaalı olarak ve gerçek niyet gizlenerek hile ile borçlu olarak gösterilen kişilerin gerçek iradeleri borçlanmak olmadan düzenlendiği ve bu sebeple söz konusu senetlerin geçersiz olduğunun iddia edildiği,
Davacıların söz konusu iddiaları göz önüne alındığında iddianın bir bölümünün TBK ' nun 19. Maddesinde düzenlenen muvazaalı işlemlere dayandığı ve davacı tarafça dava ve takip konusu edilen senetlerin muvazaalı olduğu ve senetlerin bu sebeble geçersiz olduklarının iddia edildiği, iddianın niteliği göz önüne alındığında da var olduğu iddia edilen muvazaanın taraf muvazaası olduğu ve muvazaanın taraflarının davacılardan ..., davacıların miras bırakanı ... ile dava dışı... olduğu, davalı ...'ın... ile akrabalık bağının bulunduğu, taraf muvazaasında muvazaanın ispatının ancak yazılı deliller ile kanıtlanabileceği, muvazaa iddiasının ispatı yönünden tanık dinlenemeyeceği, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmamış olduğu, bu husus göz önüne alındığında davacının muvazaa iddiasının usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığı,
Davacıların iddialarının bir bölümünün TBK ' nun 36. Maddesinde düzenlenen aldatma irade bozukluğu sebebine dayandığı ve davacı tarafça aldatma sonucu iradenin bozulması sebebiyle senetlerin geçersiz olduğunun iddia edildiği, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı iddialarının aldatma kapsamında olmadığı bilakis işlemin tarafların üçüncü kişileri aldatmasına yönelik bir işlem niteliğinde olduğu bunun yanında TBK ' nun 39. Maddesindeki "MADDE 39- Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz" düzenlemesi doğrultusunda davanın maddede düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde de açılmadığı, davacıların aldatma olayını en geç icra takibinde ödeme emrinin kendilerine tebliğ tarihi olan ... ve 22/01/2016 tarihi itibariyle öğrendikleri, söz konusu tarih ile dava tarihi olan 18/06/2018 tarihi arasında 1 yıldan fazla süre geçtiği ve aldatma iddiasının da hem esastan hemde hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması dolayısıyla yerinde olmadığı,
Davacı tarafça dava dilekçesinde senet borçlusu ...'nun senedin imzalandığı tarih itibariyle fiili ehliyeti, borçlanma ehliyeti ve hukuki muamele yapma ehliyetine sahip olmadığının iddia edildiği, alınan ATK raporunda da belirtildiği üzere ...'nun sorulan işlem tarihinde zihinsel durumunu gösterir herhangi bir tıbbi belge ve bulguya da rastlanmadığından hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda tıbbi bir kanaat belirtilemeyeceğinin, bu duruma göre ...'nun 05/04/2015 tarihinde hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığının bilinemeyeceği, bu husus göz önüne alındığında davacı tarafça miras bırakanın dava konusu edilen senetlerin düzenlendiği tarih itibariyle fiil ehliyetine sahip olmadığı iddiasının ispat edilemediği, bu hususlar değerlendirildiğinde davacıların dava ve takip konusu edilen senetler dolayısıyla davalı tarafa borçlu olmadıklarını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadıkları, davacı tarafça ayrıca iddiaların tümü yönünden dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmamış olduğu ve davacıların iddialarını ispatlayamadıkları ,
Davacı tarafça 06/06/2024 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde sehven maddi hata yapıldığı ve icra dosya numarası... olarak yazılmış ise de asıl borçlu olunmadığı ile ilgili dava açılması gereken icra dosyasının ... sayılı dosyası olduğu ve davanın söz konusu dosya yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, dava konusu edilen icra takibinde miras bırakan...nun borçlu olarak imzaladığı senetlerin takibe dayanak yapıldığı, İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı dosyasında ise borçlu olarak ...'nın imzaladığı senetlerin takip konusu yapıldığı, dava dilekçesindeki "dava dışında olan sadece ...'nın imzaladığı yine 5 adet toplam 600.000,00 TL senetleri almış..." ibaresi göz önüne alındığında dava dilekçesinde açıkça İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı dosyası dolayısıyla borçlu olunmadığı belirtilerek dava açıldığı, davacının son dilekçesindeki maddi hata iddiasının da yerinde olmadığı ve başlangıçta dava konusu edilmeyen İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ...sayılı dosyası ile ilgili Mahkememizce herhangi bir karar verilemeyeceği,
Mahkememizce dava konusu edilen icra takibi yönünden İİK’nun 72/3 maddesine göre icra veznesine girecek paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği ancak teminat yatırılmadığından söz konusu ihtiyati tedbir kararının uygulanmadığı, tedbir kararı uygulanmadığından alacaklının alacağının geç alınmasına sebebiyet verilmediği ve İİK 72/4 maddesinde düzenlenen kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullarının oluşmadığı incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın ve yasal koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
Yasal koşulu oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2.Peşin alınan harç fazla olduğundan 9.8818,90 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacılar vekili Av. ...'nın yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)