Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/273
Karar No
K. 2024/894
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/273 Esas
KARAR NO: 2024/894
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/03/2023
KARAR TARİHİ: 23/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 30/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin teknoloji ve mühendislik konularında ARGE faaliyetlerinde bulunmak, yeni ürünler geliştirmek, prototipler yapmak, teknik danışmanlık yapmak, yazılım geliştirmek için 05.04.2021 tarihinde .....

San. A.Ş.’den bölünme suretiyle kurulduğunu, şirket hisselerinin tamamının .... Motor’a ait olduğunu; davalı ile .... Motor arasında iş sözleşmesi ve ilgili eklerinin imzalandığını, işyeri devri suretiyle iş akdinin aynen müvekkili şirkete geçtiğini; müvekkili ile davalı arasında 12.11.2018 tarihli iş sözleşmesinin imzalandığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren Elektrik Elektronik Sistemler Müdürlüğünde Yazılım Tasarım Mühendisi olarak görev aldığını; davalının istifa ettiğini; davalının müvekkili şirket uhdesinde yazılım tasarım mühendisi olarak görev alırken görevinin tanımı ve kapsamında donanım, yazılım, bilişim alanlarında sorumluluğunun ve görevlerinin bulunduğunu; davalının görevi ve pozisyonu itibariyle şirket uhdesinde önemli bir konumda olduğunu ve şirketin önemli bilgilerine erişiminin kolay olduğunu; davalının kendi isteği ile işten ayrıldığını ve ardından müvekkili ile benzer nitelikte işler yapan merkezi Ankara’da olan ve yine İstanbul, İzmir, Ankara ve Sakarya’da tesis ve fabrikaları olan ... Traktör isimli firmada çalışmaya başladığını; davalının taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine ve kanuna aykırı olarak müvekkili ile aynı işleri yapan iş yerinde işe başladığını ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmünün kanun hükümlerine uygun olduğunu; taraflar arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesi ile kanun hükmüne uygun olarak davalının 2 yıl süre ile Marmara Bölgesi ve Ankara, İzmir, Sakarya ve Adana illerinde iş tanımına uyan işlerde müvekkili ile rekabet halinde olacağı işlerde çalışmayacağının hüküm altına alınmış olduğunu; davalının işten ayrıldıktan sonra merkezi Ankara’da olan yine İstanbul, İzmir, Ankara ve Sakarya’da tesis, fabrikaları olan ... Traktör isimli firmada çalışmaya başlayarak anılan sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini; davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak Marmara bölgesinde aynı sektörde başka bir işte başlaması nedeniyle 12 aylık tutarında tazminat talebinin muaccel hale geldiğini; ayrıca taraflar arasında akdedilen Rekabet Yasağı Sır Saklama sözleşmesinin 2.2. maddesinin, davalı işçinin rekabet yasağı hükümlerinin ihlali halinde işverenin doğan tüm zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunun hüküm altına alınmış olduğunu, ilgili hüküm gereğince müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL cezai şart bedelinin davalının rekabet yasağı ve sözleşmesini ihlal ettiği tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili şirketin uğradığı zararın tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, usule ilişkin olarak, davada iş mahkemelerinin görevli olduğunu; davanın SMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını; esasa ilişkin olarak, müvekkilinin davacı şirkette 2 yıl, 8 ay hidrolik sistemler tasarım mühendisi olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca 2 projede görev aldığını, 2 yıl kadar askeri araçlar için otomatik şanzıman projesinde çalıştığını; müvekkilinin sonradan girdiği ... Traktör Şirketinin askeri alanda çalışma yapmadığını; müvekkilinin davacı şirkette geri kalan sürede de ... sistemi üzerine traktör geliştirme projesinde görev yaptığını; davacının kullandığı teknoloji sistemi ile müvekkilin sonradan çalıştığı şirketin kullandığı teknoloji sistemi arasında bağlantı bulunmadığını; kaldı ki, .... Traktör’ün, .... sistemini 90'lı yılların sonundan beri kullandığını; bu nedenle rekabet yasağına aykırı bir durumun söz konusu olmadığını; müvekkilinin ... Traktör bünyesindeki görevinin mevcut seri üretimi olan traktörlerle ilgili hattaki hatalar, eksik parçaların takibi, yerine uymayan parçaların düzeltilmesi işleriyle sınırlı olduğunu; dolayısıyla, müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı görev tanımıyla, sonradan çalıştığı iş yerindeki görev tanımlarının farklı olduğunu; müvekkilinin görev tanımı dikkate alındığında,

TBK 444/2 kapsamında rekabet yasağının geçerli olması için gereken unsurların gerçekleşmediğini; zira müvekkilinin, müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayan bir görev tanımı içinde yer almadığını; sözleşmedeki cezai şart kaydının geçersiz olduğunu; zira tek taraflı olduğunu ve sözleşmede işverene herhangi bir yükümlülük yüklenmediğini;

TBK'nın 420/1. maddesine göre, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğunu; işverenin, Anayasa tarafından teminat altına alınan çalışma özgürlüğünü kısıtlayan rekabet yasağı karşılığında, işçiye belirli bir miktar ödeme yapmayı veya yoksun kalacağı çalışma hakkı karşılığında aylık ücretinin belli bir kısmını yasak süresi boyunca ödemeyi üstlenmesi gerektiğini; oysa işverenin, sözleşmede tek taraflı olarak tüm yükü işçiye yüklemiş olduğunu; kabul anlamına gelmemek kaydıyla cezai şartın fahiş olduğunu, zira 2 yıl 8 aylık bir çalışamaya karşılık 12 aylık bir cezai şartın yüksek olduğunu; müvekkilinin davacı şirketten ayrılma nedeninin, zor çalışma koşullarına rağmen ücretine zam yapılmaması ve kendisine ve diğer çalışanlara mobbing uygulanması olduğunu; ancak, müvekkilinin, istifa dilekçesi imzalatılarak ve hakları ödenmeyerek istifaya zorlandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

işe giriş çıkış bildirgeleri ve istifa dilekçesi, ticaret sicil gazetesi, özlük dosyası, davalıya ait SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranıldığından bahisle cezai şartın tahsili talebine ilişkindir.

Mahkememizin 11/12/2023 tarihli 2 nolu celsesinde davalı tanığı ....: "Ben davacı şirkette 2019 Kasım ayından 2021 yılı Kasım ayına kadar şanzıman transmisyon tasarım mühendisliği işini yaptım, davacının bana karşı açmış olduğu dava da vardır, davalıyı davacı şirkette beraber çalışmamız nedeni ile tanırım, davalı hidrolik (otomotiv) mühendisi olarak davacı şirkette çalışmıştı, bildiğim kadarıyla davalı maaş konusunda zam alamayarak davacı tarafça mobinge uğradı, bu nedenle işten kendisi ayrıldı, sonrasında ... Traktör isimli firmada çalışmaya başladı, ... ile ... Traktör aynı sektörde faaliyet gösteren şirketler olmasına rağmen .... askeri alana yönelik çalışmaları olan bir şirkettir davalı da askeri alana yönelik çalışmalarda bulunmuştur, davalının yaptığı iş sipariş edilmiş tasarlanmış hazır parçaların montajlanmasına yönelik bir işti, bildiğim kadarıyla davalı davacı şirkette 2 tane projede yer almıştı, bir tanesi askeri alanda otomatik şanzıman projesi idi, iki yıl kadar bu projede çalıştı, ... Traktörün askeri alanda bir projesi yoktur, diğer proje 7-8 ay kadar süren power shuttle isimli bir proje idi bu traktörlerde kullanılan bir sistemdir, ... Traktör bu sistemi 1990 lı yıllarda hayata geçirmişti, davalı ... Traktör de doğrudan tasarım faaliyetinde bulunmamıştır, tasarımlar ... Traktörün de ortağı olduğu .... isimli şirketin tasarımlarıdır, ... Traktör tasarımları .... isimli şirketten almaktadır, ... Traktör .... sektörde teknoloji ve pazar payı olarak çok çok önünde olan bir firmadır, davalı ... Traktör de bildiğim kadarıyla toplam 1 yıl çalışmıştır, bunun yaklaşık 6 ayı eğitimle geçmiştir, kalan zamanda da sipariş edilen parçaları montaj çalışmalarında bulunmuştur." yönünde beyanda bulunmuştur.

Davacı vekilinin talebi üzerine sorulduğu, tanığın: "Ben davalı ile ... traktörde de beraber çalıştığım için davalının ... traktörde ki çalışmasına ilişkin bilgi sahibiyim, davalı her iki şirkette hidrolik alanında çalışmıştır, fakat kapsamı farklıdır, davacı şirkette çalıştığı sürenin çoğunluğunu askeri alanda olan projelerde çalışmıştır daha az çalışma süresini ise traktör alanında çalışarak geçirmiştir." yönünde beyanda bulunduğu; davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğu, tanığın: "Davalı ....da .... isimli projede montaj faaliyetlerinde çalıştı, ... Traktörde de seri üretimi olan parçaların sipariş takibi ve montaj üzerinde çalıştı, davalı her iki şirkette şirket sırlarına vakıf olabilecek üst düzey müdürlük gibi bir işte çalışmadı, üst yönetimin belirlediği pazarlamadan gelen talepler doğrultusunda çalışmıştır" yönünde beyanda bulunduğu görüldü.

Bilirkişiler ...., ... ve ....'tan oluşan bilirkişi heyetinin 30/04/2024 tarihli raporunda;"Davalı ....’nun ilk önce .... Motor ve Traktör Sanayi A.Ş.’de 12.11.2018 tarihinde çalışmaya başladığı, 04.04.2021 tarihinde çıkışı yapılarak davacı .... Teknoloji Mühendisliği San. Tic. A.Ş’de 05.04.2021 tarihinde işe başlamış olduğu; Davaya konu ihlal edildiği ileri sürülen 12.11.2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi davalı ile dava dışı .... Sanayi A.Ş. arasında akdedilmiş olup, davacı taraf anılan dava dışı şirketin bölünmesi suretiyle kurulmuş olduğu; Davalının davacı şirketten 26.08.2021 tarihinde ayrılmış olduğu, dava dışı ... Traktör’de işe başlama tarihinin ise 01.09.2021 tarihi olduğu; Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerektiği; ancak dosya içeriğindeki bilgiler ışığında davalının davacı şirkette bulunduğu pozisyon itibariyle davacı şirketin müşteri bilgilerine ve ticari sırlarına erişebilir bir pozisyonda çalışıp çalışmadığının net olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı; davalının çalıştığı alanda kaç kişinin görev yaptığı, bu bilgilerin kaç kişi ile paylaşıldığı, çalıştığı projelerde ticari sır olarak değerlendirilebilecek bilgilerin neler olduğunun net olarak belirli olmadığı; davalının daha önce davacı şirkette çalışma konularına, yer aldığı projelere ait net bir verinin dosya içeriğinde yer almadığı; yine dosya içeriğinden davalının davacı şirkette çalıştığı sırada elde ettiği bilgi birikiminin yeni şirketinde ne ölçüde kullanıldığı ve bunun davacı şirkete ne şekilde, ne ölçüde bir zararının olduğunun da tespitinin mümkün olmadığı;

Davacı tarafından rekabet yasağının ihlal edildiğinden bahisle sözleşmede öngörülen cezai şartı talep edilmekte olup Sayın Mahkeme davacının davalıdan cezai şartı talep edebileceği kanaatinde ise cezai şart tutarının 135.325,11.-TL olarak hesaplandığı; Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkeme’ye aittir." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Taraflar arasında 12/11/2018 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı 16/07/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere istifa etmek suretiyle iş akdini feshetmiştir. ... Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği düzenlenmiştir. 25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesindeki düzenleme ile, (...) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı ... Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere iş mahkemelerinin bakacağı hüküm altına alınmıştır. ... Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümü hizmet sözleşmelerine ilişkin olarak 393 ve 469. maddeler arasındaki düzenlemelerden oluşmaktadır. İşçinin rekabet yasağına ilişkin 444. Madde de bu bölümde düzenlenmiştir.

İşçinin hizmet akdinin sonlanmasından sonra oluşan rekabet yasağının, haksız rekabet ve gizlilik yükümlülüklerine aykırılık nedeni ile açılan tazminat davalarına Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre ticaret mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu kabul edilmekteydi. Ayrıca, ... Ticaret Kanunu(TTK)'nun 4/1-c maddesinde ... Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447 maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olarak kabul edilmiş ve TTK'nın 5/1. Maddesinde de aksine hüküm bulunmadıkça, tüm ticari davaların asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiş vaziyettedir. Ancak Mahkemelerin görevi davanın açıldığı durum ve koşullara göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre işçinin rekabet yasağının da yer aldığı TBK'nın Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine ilişkin işçi ve işveren arasındaki ilişkiden kaynaklanan davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. 7036 sayılı yasanın 5. Maddesinin gerekçesinde yapılan değişiklikle, iş mahkemelerinin görev alanının genişletildiği ve böylece iş mahkemelerinin işçi ve işveren arasındaki tüm ihtilafları çözmekle görevlendirilerek tam bir ihtisas mahkemesi olarak kabul edildiği, bu yaklaşımla işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda istikrarlı kararların verilmesinin sağlanacağı ve uzmanlık sebebiyle kısa sürede daha güvenilir sonuçlar elde edileceği ve yargı yoluna başvuranların haklarının daha iyi korunacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi her ne kadar iş sözleşmesinden sonraki döneme ilişkin ise de TBK'nın 444/2. Maddesinde açıkça rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağının konusunu işçinin iş ilişkisi içinde öğrendiği işverene ilişkin bilgiler oluşturmaktadır.

TBK'nın 446. maddesinde de, rekabet yasağına aykırı davranan işçinin, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğu ve işçinin kararlaştırılmışsa cezai şarttan da sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2008 tarih ve 2008/9-517 E. - 2008/566 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere Borçlar Kanununun 348. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer’i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. İş ilişkilerinden doğan rekabet yasağının düzenlenmesinin dayanağı iş ilişkisidir. Bu açıklamalar ve yukarıda anılan düzenlemeler karşısında rekabet yasağının işçi ile iş veren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklandığı açıktır.

Dolayısıyla, davacı vekilinin dayanak teşkil ettirdiği iş akdi kapsamında işçinin rekabet yasağına aykırılık iddiasına dayalı davada, uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan, yürürlük tarihi ... Ticaret Kanunundan daha sonra olan ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan özel nitelikteki 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5. maddesi uyarınca iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde İş mahkemeleri görevli olup Mahkememizce görevsizlik karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 9 HD.'nin 01/06/2021 tarih ve 2021/3076 Esas - 20219789 Karar sayılı kararı,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2023/1425 E. 2024/97 K. numaralı emsal nitelikteki ilamlar)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Görevli Mahkemenin Bakırköy İş Mahkemesi OLDUĞUNA,

3.HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.