7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında tesisat No:.... sözleşme hesap no:..... ile ".... Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme kapsamında elektrik aboneliğinin "... Mah. .... sk. No:19 Esenyurt/İstanbul" adresinde kullanılması amacıyla gerçekleştirildiğini, davalı borçlunun kullandığı enerji bedelini ödememesi üzerine aleyjine merkezi takip sistemi üzerinden .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflarınca 04/11/2022 tarihinde arabuluculuk bürosuna .... dosya numarası ve ... arabuluculuk numarası ile görüşme yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; davanın kabulü ile davalı borçlunun merkezi takip sistemi üzerinden başlatılan ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, icra takibinin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu iddiası ile davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, ... tesisat nolu aboneliğin müvekkilinin talebiyle borçsuz olarak iptal edildiğini, bu tesisattan dolayı güvence bedelinin bile halen müvekkili şirkete iade edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer müvekkili şirketin davacıya borcu varsa bile davacıda bulunan güvence bedelinin dava konusu borçtan takas ve mahsup edilmesini talep ettiklerini, müvekkili ...'in ise .... tesisat nolu abonelikle hiçbir ilgisinin olmadığını, şirket borcundan dolayı şahsi sorumluluğunun olmadığını, tebliğ edilen ödeme emrinde 05/11/2019 düzenleme ve 21/11/2019 ödeme tarihli fatura borcunun takibe dayanak yapıldığını, icra takibinin de 21/11/2019 tarihinde yani faturanın son ödeme tarihi geçmeden ve borç muaccel hale gelmeden açıldığını, borcun muaccel olmaması nedeniyle itirazın iptali talebinin de yersiz olduğunu, davacı alacaklının itirazın iptali davasında takip talebinde gösterdiği borcun sebebi ile bağlı olduğunu, takip talebindeki borç sebebi ile itirazın iptali davasında gösterilen borcun sebebinin birbirinden farklı olduğunu beyan ederek; davanın reddini, davacının takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılan .... E. Sayılı icra dosyası, faturalar, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında elektrik aboneliğinden kaynaklı faturalara ilişkin bakiye alacığın tahsiline yönelik başlatılan Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Merkezi Takip Sistemi esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 5.967,76-TL asıl alacak ile asıl alacağa işlemiş faizi ile birlikte 6.044,05-TL tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi .... 16/12/2023 tarihli raporunda; "28.10.2019 tarihinde borçsuz olarak olarak sözleşmenin feshedildiğine dair evrak var ise 30.09.2019’dan 28.10.2019’a kadar olan borçlar ödenmiş olacağından 29.10.2019 tarihinde okunan tüketimden davalı sorumlu olmayacaktır. Aksi takdirde; 2 – Eğer sözleşme feshedilmemiş ise bile 21.11.2019 tarihli MTS Ödeme Emri’nde son ödeme tarihi 21.11.2019 tarih olarak görülen borç için icra takibi başlatılması noktasında Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Perakende Satış Sözleşmesi ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği yerine yasal mevzuata göre değerlendirilmelidir. 3 – Davacı tarafından alacaktan mahsup edilmek üzere “Güncellenmiş güvence bedeli” ile ilgili herhangi bir evrak, bilgi görülememiştir. Güncellenmiş güvence bedelinin borçtan düşük olması halinde; EPTH Yönetmeliğinin 35. Maddesinin 5-a- 1 ve 2’sinde belirtildiği üzere;
1.Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarına eşit veya yüksek ise güncellenmiş güvence tutarı fatura tutarına mahsup edilir. Mahsup edilen güvence bedeli tutarı ile bu tutarı ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği tarihten itibaren kullanım yerinin elektriğinin bağlanacağına ilişkin bildirim kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak ya da yazılı olarak tüketiciye aynı gün içerisinde yapılır.
2.Güncellenmiş güvence bedeli, son ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammını içeren toplam fatura tutarından düşük ise güncellenmiş güvence bedeli toplam fatura tutarına mahsup edilir ve tüketiciye aynı gün içerisinde yazılı ve kalıcı veri saklayıcılarından en az birini kullanarak bildirimde bulunulur. Bildirimde güncellenmiş güvence bedelinin toplam fatura tutarını karşılamadığı, fark tutarın bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi, borcun ödenmemesi durumunda sözleşmenin fesih edilebileceği ve muaccel hale gelmiş borcun yasal yollarla tahsiline gidileceğine ilişkin hususlar belirtilir. Takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere tarafımca düzenlenen işbu bilirkişi raporu takdirlerinize saygı ile arz olunur" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi .... 12/03/2024 tarihli ek raporunda; "Bilirkişi Raporuna İtirazlara Cevaplar: "Oysa ki belirttiğimiz üzere dosya da gerek sözleşmenin feshedildiğine dair evrak gerekse de güvence bedeline ilişkin bir evrak olmamasına karşın" Davacı vekili dosyaya sunulmayan evraklar dolayısıyla, var-yok durumlarına karşın dosyanın süresi uzamaması adına var ise ve yok ise durumlarını ayrı ayrı izah etmiş olduğumuz raporu anlamamış olduğu görülmektedir, tekraren aksi takdirde yani yok ise; Aksi takdirde; Eğer sözleşme feshedilmemiş ise bile 21.11.2019 tarihli MTS Ödeme Emri’nde son ödeme tarihi 21.11.2019 tarih olarak görülen borç için icra takibi başlatılması noktasında Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Perakende Satış Sözleşmesi ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği yerine yasal mevzuata göre değerlendirilmelidir. "Yanı sıra raporda müvekkil kurumun takip konusu yapmış olduğu faturanın doğruluğu ve ilgili yönetmelik çerçevesinde hesaplamalara dahi raporda yer verilmemiştir.
Bilirkişi tarafından faturada gösterilen tüketim bedelleri, endeks dökümleri, puant vs. hiçbir değer irdelenmemiştir." ifadesine cevaben: Henüz hukuki olarak yönetmelikler nezdinde durumu belirlenemeyen, dosyada bulunan evraklarla herhangi bir hesap ihtiyacının olup olmadığı belli olmayan bir fatura için tüketim, endeks, puan vs. üzerinden hesaplamalar yapmak teknik olarak doğru olmayacaktır. Bu sebeplerle daha önce yapmış olduğum değerlendirmeleri tekrar takdirlerinize sunar, Sayın Mahkemenizin huzurdaki dosyasında Bilirkişi Raporu tanzimi hususunda verilen görev çerçevesinde ve dosya kapsamındaki değerlendirmeler ve gerekçeler ışığında, düzenlenen bilirkişi raporunu e-imzalı olarak; Nihai takdir ve hukuki değerlendirme tamamen delillerle doğrudan temas eden Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, saygı ile takdir ve tensiplerinize arz ederim." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, banka kayıtları, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın temelini oluşturan icra takibinde alacağın dayanağı olarak 05/11/2019 düzenleme ve 21/11/2019 ödeme tarihli fatura gösterilmiştir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan uyuşmazlığın takibe dayanak yapılan fatura çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülemez. İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz.Davacı takip talebinde 05/11/2019 düzenleme ve 21/11/2019 ödeme tarihli faturaya dayanmış olup davalı da icra dosyasındaki borca itirazını bu fatura çerçevesinde yapmıştır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-2076 Esas - 2020/117 Karar sayılı 11/02/2020 tarihli ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi 2014/9802 Esas - 2014/13921 Karar sayılı 22/09/2014 tarihli ilamı) Davacı tarafından icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığı hususu davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının bu talebinin reddi gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle davanın dava ön şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde davanın usulden reddine dair hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın icra takibine konu faturadan kaynaklı olarak açılmadığı anlaşılmakla usulden reddine,
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartların oluşmamış olması nedeniyle reddine,
3.Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 103,24-TL harcın mahsubuyla bakiye 324,36-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00- TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)