Esas No
E. 2024/8126
Karar No
K. 2024/9001
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/8126 E.  ,  2024/9001 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/370 E., 2024/261 K.
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin 03.11.1992 tarihinde vefatı nedeniyle dul aylığı aldığını ve babasının 17.10.1975 tarihinde vefatı nedeniyle, babasından 01.02.2008 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığını, daha sonra davacının eşinden bağlanan aylığın brüt asgari ücreti geçtiğinden bahisle babasında aldığı yetim aylığının iptal edildiğini ve ödenen aylıkların Kuruma iade edilmesinin istendiğini, müvekkilinin ödenen aylıkları Kuruma ödemeyince, eşinden dolayı almakta olduğu dul aylığınından kesinti yapılmaya başlandığını, bu sebeple müvekkilinin hiçbir geliri kalmadığını, ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, bu nedenlerle Kurumun davacının babasından dolayı aylığını iptal eden ve ödenmiş olan aylıkların istirdadını talep eden işleminin iptaline ve babasından yetim aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden itiraz ettiklerini, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının eşinin ve babasının ölümü nedeniyle maaş aldığını, eşinden dolayı almakta olduğu maaşın brüt asgari ücret üzerinde olduğunun tespit edildiğini ve davacının babasından dolayı aldığı maaşın 1479 sayılı Kanun gereği iptal edildiğini ve aynı yasa uyarınca çift aylık bağlanamayacağı, eşi üzerinden bağlanan aylığın daha fazla olduğunun anlaşıldığını, 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile hem eşinden hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihe göre eşinden veya ana ve/veya babasından ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alındığını, davacının hem babasından hem de eşi üzerinden bağ-kur sigortalısı olarak ölüm aylığı alma şartlarının gerçekleşmediği sabit olduğundan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 17.04.2015 tarihli ve 2015/1 E. 2015/284 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 07.04.2016 tarihli, 2015/13720 Esas, 2016/5217 Karar sayılı ilamında; Mahkemece eksik inceleme sonucu, davacı hakkında Kurumca 96 ncı maddenin 1 inci fıkrasının hangi bendinin uygulandığı açıklıkla belirlenip böylelikle Kurum işleminin borç tahakkuku yönünden yerinde olup olmadığı ortaya konulmaksızın davanın tümüyle reddine karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 03.01.2017 tarihli ve 2016/432 E. 2016/777 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.

2.Dairenin 05.06.2018 tarihli ve 2017/435 E., 2018/5612 K. sayılı kararında; her ne kadar mahkemece, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendine göre işlem yapılması gerektiği belirtildikten sonra talebe göre davanın reddine karar verilmiş ise de davacının talepleri içerisinde, bozma ilamımızda da ayrıca belirtildiği üzere menfi tespit istemi olduğundan, mahkemece bu husus yönünden de karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına değinilmiştir.

C. Üçüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 18.06.2019 tarihli ve 2018/216 E. 2019/391 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı Kurumun, davacının babasından dolayı aldığı aylığını iptal eden ve ödenmiş olan aylıkların istirdadını talep eden 23.09.2014 tarih ve 38312417/203259610 sayılı işleminin kısmen iptaline, davacının davalı Kuruma karşı 19.172,28 TL borcunun bulunduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.

2.Dairenin 11.11.2020 tarihli ve 2019/4824 E., 2020/6393 K. sayılı kararında; dosya kapsamına göre hatalı işlemin tespit tarihinin 11.09.2014 tarihli denetmen raporu olduğu, bu tarihten geriye doğru beş yıllık sürede yapılan ödemelerin istirdadının istenebileceği (2009/9-2014/9 dönemleri arası) ve davalı Kurumun da bu süreye ilişkin yersiz tahakkuk yaptığı ile bu borcun ilgiliye tebliğ edildiği tarihten (25.11.2014) sonra yapılacak ödemelerde yirmi dört aylık sürenin sonundan faiz hesaplaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesinin, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu hususlarına işaret edilmiştir.

D. Dördüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 07.04.2022 tarihli ve 2020/544 E. 2022/219 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı Kurumun, davacının babasından dolayı aldığı aylığını iptal eden ve ödenmiş olan aylıkların istirdadını talep eden 23.09.2014 tarih ve 38312417/203259610 sayılı işleminin kısmen iptaline, davacının davalı Kuruma karşı 19.914,15 TL borcunun bulunduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.

2.Dairenin 25.01.2023 tarihli ve 2022/5960 E., 2023/623 K. sayılı kararında; "Davalı Kurumun 2014 yılı Aralık ayında 580,16 TL lik kesinti yaptığı yine 26.09.2017 tarihi itibari ile 6645, 52 TL kesinti yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2014 Aralık ayı döneminde yapılan kesintinin ilgili borçtan mahsubu sonrası kalan borcun 25.11.2016 tarihinden toplu kesinti yapılan 26.09.2017 tarihine kadar olan faizi hesaplanıp borca eklendikten sonra 26.09.2017 tarihinde yapılan 6654,52 TL lik kesintinin mahsubu sonrası borç miktarının belirlenmesi yoluna gidildiği ne var ki bunun yukarıda belirtilen mevzuata aykırı olduğu belirgindir. Mahkemece, mahsuplaşma konusunda yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." hususlarına işaret edilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalı Kurumun, davacının babasından dolayı aldığı aylığını iptal eden ve ödenmiş olan aylıkların istirdadını talep eden 23.09.2014 tarih ve 38312417/203259610 sayılı işleminin kısmen iptaline, davacının davalı Kuruma karşı 18.186,39 TL borcunun bulunduğunun, 25.11.2016 tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog