12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... Bankasında "..." IBAN numaralı hesabının mevcut olduğunu, müvekkili ile davalı banka arasındaki mevduat sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 386. Maddesindeki ödünç sözleşmesi hükümlerine tabii olduğunu, müvekkilin 18.02.2022 tarihinde bu hesabı üzerinden... isimli şahsa müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan 24.500,00 TL tutarında para transferi gerçekleşmesi üzerine müvekkili 21.01.2022 tarihinde bankaya yazılı bildirimde bulunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereği dava şartı olan Arabuluculuğa başvurulmuş olup taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, 15/09/2022 tarihli arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, 18.02.2022 tarihinde müvekkili şirketin yetkilisi olan ...'e para transferine ilişkin bankanın müşteri hizmetleri (...) tarafından 2.000,00 TL'lik para transferine onay verip vermediğine ilişkin yapılan aramada müvekkili şirket yetkilisi onay vermediğini beyan ettiğini, davalı ... Bankasının ... Şubesine gittiğinde davacı müvekkilinin hesabından ard arda 12 kere 2.000,00 TL ve 1 adet 500,00 TL olmak üzere toplam 24.500,00 TL "..." isimli şahsa müvekkili şirketin rızası ve onayı olmadan para transferi gerçekleştiğini gördüğünü, ...'ün aynı gün kolluk kuvvetlerine gidip ifade verdiğini, bu kapsamda tüm haklarını saklı tuttuklarını, 21.02.2022 tarihinde müvekkili, davalı ... ... Bankasının ... Şubesi'ne hukuka aykırı bir şekilde banka tarafından hiçbir sms vs. tarzı onay bilgilendirme mesajı almadan üstelik müşteri hizmetlerinin yaptığı aramaya onay vermediğini beyan etmesine rağmen kendi insiyatifleri doğrultusunda hesabından para transferi gerçekleştirildiğini yazılı olarak bildirdiğini, ilgili banka müvekkilin taleplerini reddettiğini, bankanın kusursuz sorumlu olduğunu, objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 76.maddesine göre bankalar hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilerek 24.500,00 TL'lik tutarın, 18.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte munzam zarar hesaplanarak, davalıdan tahsil edilip müvekkile verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise 24.500,00 TL'lik tutarın bankaya yazılı bildirim tarihi olan 21.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte munzam zarar hesaplanarak davalıdan tahsil edilip müvekkile verilmesini, bu da mümkün değilse dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte munzam zarar miktarı gözetilerek tahsil edilip müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı, kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından arandığını, eş zamanlı olarak davaya konu işlemleri gerçekleştiren dolandırıcılar tarafından mobil uygulama kurularak para transferleri gerçekleştiğini, davacı tüm işlemlerin meydana gelmesinde tamamen kendi kusuru ile sebebiyet vermiş olup, ağır kusurlu olduğunu, müvekkili banka Mobil Şube Login raporlarından da görüleceği üzere davacıya ait ... ve dolandırıcılık işleminin gerçekleştiği ... model cihazdan yapılan işlemler saat ve dakika olarak peş peşe olup, müvekkili banka tarafından SMS gönderildiği halde davacı taraf, müvekkili bankayı arayıp işlemin kendisine ait olmadığına dair bankaya bilgi vermediğini, davaya konu işlemlerin gerçekleştiği tarihte davacıyı arayan ''...'' nolu GSM numarası, herhangi bir bankaya ait olamayacak özel/şahsi nitelikte bir numara olduğunu, ortalama bir vatandaşın hatta bir ticaret şirketi yetkilisinin banka gibi kurumsal bir yerden arandığında sabit hat örn:''......'' ile başlayan bir sabit numaradan aranması gerekeceğini, bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerektiğini, bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacı davaya konu işlemlerin gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğunu, banka tarafından davacının telefonuna mobil şube doğrulama kodu gönderildiğini, Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 34.Maddesinde Bankaların sms gönderme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı basiretli bir tacir olmanın yükümlülüklerine yerine getirmediğini, kendisini arayan telefon numarasının bankaya ait olamayacağını dahi nazara almadığını, davanın... isimli şahsa ilişkin TC vs. bilgilerin tespiti sonucunda davanın kendisine ihbar edilmesini, huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının, davalı bankada bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında dava dışı 3.kişiye para gönderilmesinde davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının olayda rızasının bulunup bulunmadığı, davacının zararının oluşup oluşmadığına ilişkin alacak davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 21/11/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişi Sevim Şahin tarafından hazırlanan 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda: davalı bankanın “Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ’de bahsedilen iki bileşenli kimlik doğrulamasını sağladığı, bu hususta davalı bankanın, Tebliğ’in ilgili maddesi gereği üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, davacının ilgili Sözleşme hükümleri gereği koruması gereken kişisel bilgileri, şifreleri üzerine düşen dikkat ve özeni göstermeyerek korumadığı kanaatine varıldığı, davalı bankanın şüpheli işlem olarak son para transferinde arama yaptığı yalnızca 2.000,00 TL zararı önleyebildiği dolayısıyla güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı, zararın oluşma nedeninin, mobil şubede kullanılan cihaz değişikliği olduğu bununla ilgili davalı bankanın SMS ile bilgilendirme yapması nedeniyle sorumluluğunu yerine getirdiği, söz konusu şikayete konu işlemlerin davacının sorumluluğunda olduğu kanaatine varılmış olup; aksi hüküm kurulursa dava dilekçesinde talep edilen zararın 24.500,00 TL olduğu fakat, 18.02.2022 tarihinde, 11x2.000,00 TL, 1x500,00 TL para transferi ve 1x2.000,00 TL iade olmak üzere 20.500,00 TL... hesabına para transferi yapılması nedeniyle zararın 20.500,00 TL talep edilebileceğine ilişkin rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan raporda: davalı banka tarafından sunulan tablo kayıtlarında davaya konu işlemlerin yapıldığı belirtilen 18.02.2022 saat 16:07 de davacının davalı bankasına tanımlı olmayan "..." marka ve modelli yeni bir mobil cihazın davacının banka hesabıyla ilişkilendirilmiş olunduğu ve banka tarafından da ilgili cihaz tanımlama işlem bilgisinin davacının bankada kayıtlı bulunan "..." telefon numarasına SMS olarak iletildiği tablo detaylarından anlaşılmaktadır, ancak bu SMS mesajının ve tablodaki aynı gün içerisindeki 2 adet farklı SMS mesajlarının gerçekten davacının bankada kayıtlı bulunan "..." telefon numarasına gidip gitmediği ve ulaşıp ulaşmadığı ancak "..." telefon numarasının hizmet sağlayıcısı GSM Operatörü tarafından teyit edilmesi neticesinde netlik kazanacağı, banka sistemlerinde genel olarak yeni bir cihaz tanımlanabilmesi için öncelikle güvenlik aşamalarından geçmesi gerekmektedir, genel işleyiş olarak yeni tanımlanmak istenen Mobil Cihaz için öncelikle ilgili hesapla ilişkilendirilmesinin yapılması için bankada daha önce tanımlı eski mobil cihazından onay aşamasının gerçekleşmesinin gerektiğini, davacının tanımlı olduğu ve daha önce kullanıldığı belirtilen cihaz olan "..." marka ve model telefon üzerinden davacı tarafından bahsi geçen "..." yeni cihazın "ONAYLANMASI" gerekirdi, fakat davaya konu işlemlerin yapıldığı 18.02.2022 saat 16:07 de davacının bankaya tanımlı olmayan "..." marka ve modelli yeni bir mobil cihazın davacının banka hesabıyla nasıl ilişkilendirildiği ve davacının onayından nasıl geçmiş olduğu davalı banka tarafından detaylandırılmamış ve davacı tarafından onaylandığına dair bir bilgi ve belgeye de dosyada rastlanılmadığı, davalı banka tarafından CD içeriğinde sunulan raporlarda da çelişki bulunmakta olduğu, nedeni ise "Mobil Şube Onay - İptal Raporu" isimli sunulan Excel raporunda davacının tanımlı olduğu belirtilen cihaz olan "..." marka ve model telefon "Doğrulama tarihi : 05.02.2022" olarak gözükmekte iken (Bknz. Resim-2b görseli), "Dijital Bankacılık Müşteri Login Detay Raporu" isimli sunulan Excel raporunda ise davacının tanımlı olduğu belirtilen cihaz olan "..." marka ve model telefon üzerinden Doğrulama tarihi olan "05 Şubat 2022" tarihinden çok daha önceki tarihlerde Ocak 2022 de dahi Mobil Şube işlemleri için tanımlı olduğu gözükmektedir (Bknz. Resim-2a görseli). Bu veriler ışığında da davalı bankanın verilerinde uyuşmazlık söz konusu olup raporlar üzerinden değişiklik / oynamalar yapmış olduğu kanaati oluşturduğu, davaya konu banka işlemleri ardı ardına tanımlı olmayan "..." marka ve modelli yeni bir mobil cihazın davacının banka hesabıyla ilişkilendirilmesinin hemen akabinde yapılmasında davalı bankanın güvenlik önlemleri tam anlamıyla yerine getiremediği kanaati oluşmuş olup nedenleri ise; Davalı banka davacının hesabında tanımlı olduğu ve daha önce kullanıldığı belirtilen cihazın "..." marka ve modelli telefon iken, davacının bankaya tanımlı olmayan "..." marka ve modelli yeni bir mobil cihazın davacının banka hesabıyla ilişkilendirilmesinin hemen akabinde işlemlerin yapılmaya başlanılmasını "Kritik / Şüpheli" işlemler olarak değerlendirmek suretiyle sistemsel olarak takip etmesi ve hemen güvenlik önlemlerini almak adına bizzat davacı ile iletişim kurması veya güvenliği sistemsel olarak artırması gerekirdi, ancak davalı tarafından sunulan "Mobil Şube Onay - İptal Raporu" tablosundan da anlaşılacağı üzere davacı hesabında daha önce tanımlı olmayan Mobil Cihaz tanımlama işlemi yapılır yapılmaz başlayan ve 47 dakika aralığında birbirinden bağımsız 12 adet farklı işlem yapmasının davalı bankanın internet bankacılık güvenliğinde zafiyet bulunduğu anlaşıldığı, Yani bilgisayar korsanları (Hacker'lar) tarafından sürekli olarak bu tür saldırıların davalı banka tarafından yapılabileceği ön görülmesi gerektiğinden, ancak davalı bankanın sistemsel olarak bu tür yapılacak veya yapılabilinecek saldırıları ön görülecek güvenlik önlemlerini tam olarak sağlayamadığı, internet bankacılığıyla yapılan işlemlerde, şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat yine bankanın kontrolünde ve sorumluluğundadır, Müşteri / Kişi kimlik doğrulamasını yaptığı anda banka işlemi yaptığını, burada bankaların kullanmış olduğu sistemler standart şifre vb. doğrulamaların yanında hassas bir şekilde gelebilecek tüm tehlikeleri ve tehditleri öngörmeli ve buna göre güvenlik tedbirlerini geliştirerek önlem alması gerektiği, dosyadaki mevcut belgeler üzerinden yapılan tespit ve incelemeler neticesinde davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini tam olarak alamadığını, dosyadaki mevcut belgeler üzerinden yapılan tespit ve incelemeler neticesinde davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini tam olarak alamadığı anlaşıldığı şeklinde rapor sunmuşlardır. Taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş, mahkeme ara kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 02/08/2024 tarihli raporda: Taraflarınca sayın mahkemeye sunulan 16.04.2024 tarihli kök bilirkişi raporumuzda yer alan sonuç ve kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmamakla birlikte, davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde "... Bir cihazdan uygulama kaldırılıp tekrar yüklendiğinde yeni bir aktivasyon olarak raporda yer almakta olduğunu, 05/02/2022 tarihi ilgili cihazdan yapılan son aktivasyon tarihi olduğunu, Aynı raporda ...+ marka/model cihazlara da kurulum yapıldığı görülmekte olduğunu, ...'dan basit bir araştırma yaptığımızda bu isimlerin her ikisinin de aynı cihaz olduğu anlaşılmakta olduğunu, bu durum da her iki farklı model isimli cihazın aynı cihaz olduğunu ..." şeklinde beyan edilmesi üzerine; Davalı bankada davacının hesabında tanımlı olduğu ve daha önce kullanıldığı belirtilen cihazın "..." marka ve modelli telefon ile, davacının bankaya tanımlı olmayan "..." marka ve modelli telefon hakkında davalı vekilinin beyan etmiş olduğu gibi ... de araştırılmış ve değerlendir kısmında detayları eklenmiş ve davalı bankada davacının hesabında tanımlı olduğu ve daha önce kullanıldığı belirtilen cihazın "..." marka ve modelli telefon ile davacının bankaya tanımlı olmayan "..." marka ve modelli telefon ile aynı cihaz olmadığı şeklinde raporlarını sunmuştur.
Somut olayda, davalı banka davacının hesabında tanımlı olduğu ve daha önce kullanıldığı belirtilen cihazın "..." marka ve modelli telefon iken, davacının bankaya tanımlı olmayan "..." marka ve modelli yeni bir mobil cihazın davacının banka hesabıyla ilişkilendirilmesinin hemen akabinde işlemlerin yapılmaya başlanılmasını "Kritik / Şüpheli" işlemler olarak değerlendirmek suretiyle sistemsel olarak takip etmesi ve hemen güvenlik önlemlerini almak adına bizzat davacı ile iletişim kurması veya güvenliği sistemsel olarak artırması gerekirken, davalı tarafından sunulan "Mobil Şube Onay - İptal Raporu" tablosundan da anlaşılacağı üzere davacı hesabında daha önce tanımlı olmayan Mobil Cihaz tanımlama işlemi yapılır yapılmaz başlayan ve 47 dakika aralığında birbirinden bağımsız 12 adet farklı işlem yapmasının davalı bankanın internet bankacılık güvenliğinde zafiyet bulunduğu anlaşıldığı, bilgisayar korsanları (Hacker'lar) tarafından sürekli olarak bu tür saldırıların davalı banka tarafından yapılabileceği ön görülmesi gerekirken davalı bankanın sistemsel olarak bu tür yapılacak veya yapılabilinecek saldırıları ön görülecek güvenlik önlemlerini tam olarak sağlayamadığı, internet bankacılığıyla yapılan işlemlerde, şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat yine bankanın kontrolünde ve sorumluluğunda olduğu, Müşteri / Kişi kimlik doğrulamasını yaptığı anda banka işlemi yaptığını, burada bankaların kullanmış olduğu sistemler standart şifre vb. doğrulamaların yanında hassas bir şekilde gelebilecek tüm tehlikeleri ve tehditleri öngörmesi ve buna göre güvenlik tedbirlerini geliştirerek önlem alması gerektiği, dosyadaki mevcut belgeler üzerinden yapılan tespit ve incelemeler neticesinde davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini tam olarak almadığı anlaşılmış olup, 20.500,00 TL... hesabına para transferi yapılması nedeniyle davacının zararından davalı bankanın sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın kısmen kabulü ile 20.500,00 TL'nin 18/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Karar harcı 1.400,36 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 418,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 981,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 418,40 TL peşin nispi harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 510,60 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 445,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.945,25 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 5.811,33 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 390,25 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve kabul edilen miktarı geçmemek üzere 20.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 254,69 TL'sinin davacı taraftan, 1.305,31 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.22/10/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)