11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/3580 E. , 2012/18588 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2.Başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçundan;
TCK.nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/1, 53/1. maddeleri uyarınca 4 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak kullanımından yoksun bırakılmasına dair. Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından sanığın vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE oybirliği ile karar verilerek yapılan incelemede: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK.nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir ancak Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Yasa metinlerdeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile “ resmi belgede sahtecilik” suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
2.Sanığın Taşliman Mahallesi Muhtarlığına müracaat edip ... kimlik bilgilerini kullanarak aldığı 11/04/2007 tarihli “ Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi" ile aynı gün Çınarcık Nüfus Müdürlüğü'ne müracat ederek suça konu sahte nüfus cüzdanı düzenlettirdiğinin ve suç tarihinde kolluk görevlilerine ibraz ederek kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eyleminin zincirleme olarak gerçekleştiği ve sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden TCK.nun 43. maddesine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.) Olay tarihinde hakkında yakalama kararı bulunan sanığın yapılan kimlik kontrolünde kardeşi ...'in kimlik bilgilerine göre sahte düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanını ibraz edip, kendisini bu isimle tanıtması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin ... ismiyle yapıldığı, isminin ... olduğunu beyan ettiğine dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığı gibi, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
4.5237 sayılı TCK'nun 63. maddesi uyarınca sanığın 12.04.2007 ve 13.04.2007 tarihleri arasında gözaltında kaldığı sürenin mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.) Kabule göre de;
a)“İftira” suçundan hükmolunan hapis cezasından TCK.nun 269/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası sonucu eksik cezaya hükmedilmesi,
b)5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.